Erişilebilirlik

Erdoğan Malazgirt Zaferi Kutlamaları İçin Muş'taydı


“Bu muzafferiyetle Anadolu’nun kapıları denizlere kadar açılmış oluyordu. Vakıa 1071’den sonra on senede Selçuk orduları Anadolu içlerinden Karadeniz sahillerine, Akdeniz sahillerine, Marmara sahillerine kadar her taraftan boşandılar. Bugünkü vatanın yaratılışında, Karadeniz kıyılarından Akdeniz kıyılarına kadar bu yürüyüş, tarihte çok defa görülmüş olan Türk iradesinin en harikalı olanlarından biridir.” Karar gazetesindeki köşesinde Beşir Ayvazoğlu, Malazgirt Zaferi’nin Türkler için ne anlam ifade ettiğiniTürkçe’nin en büyük yazarlarından Yahya Kemal Bayatlı’nın kaleminden böyle aktardı.

Şüphesiz Türk tarih yazımında Malazgirt’in anlamı çok büyük. Ancak Muş Malazgirt ilçesinde yapılan Malazgirt Zaferi Törenleri’ne tarihte yalnız iki Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı katıldı. İlki 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’dı. 12 Mart Muhtırası’nın ardından 26 Ağustos 1971’de düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 900. yıldönümü törenlerine katıldı.

Tam 46 yıl sonra Türkler’in Anadolu’ya girişi olarak kabul edilen Malazgirt Zaferi’nin 946. yıldönümünde bu kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muş’un Malazgirt Meydanı’ndaydı.

Erdoğan: ‘Malazgirt’i devleti yönetenler unutsa da millet unutmadı’

Yerli yapım İnsansız Hava Araçları’nın havadan güvenlik önlemi aldığı Malazgirt Zafer Anıtı’nın bulunduğu meydanda düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Türklerle Hititler başta olmak üzere İslamiyet öncesi medeniyetlerle ilişki kurulmasını kast ederek Malazgirt’in yıllar boyu unutulduğunu söyledi.

Erdoğan, “Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar. Maalesef ülkemizde, Malazgirt Zaferi uzun zaman ihmal edildi. Anadolu'daki varlığımızı bin yıl önceki Malazgirt'i atlayıp, Anadolu'daki zayıf bağlantılarla daha eskilere götürme çabası belki iyi niyetliydi ama beyhudeydi. Malazgirt'i, devleti yönetenler unutsa da bu millet unutmadı. İşte çağrımızı yaptık ve bugün millet Malazgirt'te. Malazgirt'i anlamayanlar, bugün bizim niçin her fırsatta tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dediğimizi anlayamazlar” dedi.

Doç. Alkan: ‘İslamcılar açısından Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun Müslümanlaşması anlamına geliyor’

27 Mayıs 1960’tan sonra Malazgirt’in daha fazla gündeme getirildiğini ve burada milliyetçi ve İslamcı grupların başı çektiğini vurgulayan Tarih Vakfı Başkanı Mehmet Ö. Alkan, Bianet’ten Haluk Kalafat’a verdiği röportajda bunu şöyle izah ediyor:

“İslamcılar açısından Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun Müslümanlaşması anlamına geliyor. Kafirlere karşı kazanılmış bir zafer, Hıristiyan Ermeni ve Rumların büyük mağlubiyeti, İslam'ın zaferi anlamına geliyor. Türk milliyetçileri için Malazgirt Zaferi Orta Asya’dan gelen Türklere Anadolu’nun kapılarını açan, Türklüğün Anadolu’yu vatan tutması ve anavatan kılması olarak anlamlandırılıyor.”

Alkan: ‘1071’den beri buralar bizim, İslam’ın demek özgüven tazelemek anlamına gelebilir ‘

Doçent Alkan, bu yıl birden bire Malazgirt Savaşı’nın öne çıkarılmasında iktidar partisinin “ana ideolojik referansında hem İslam hem de Türk”ün olmasının rol oynadığı kanısında.

“Bu II. Abdülhamid’in icat ettiği bir sentezdi. AKP daha çok II. Abdülhamid’in İslam-Türk İdeolojisine/Sentezine yakın duruyor. Yani öncelikli kimlik, kapsayıcı ve şemsiye kimlik olarak İslam kabul ediliyor. Türklük, İslam kimliğinin şemsiyesi altında anlam taşıyor. Malazgirt Zaferi’nde İslam unsurunun öne çıkarılması bu açıdan önemli zira aynı zamanda Türkiye’nin Kürt Meselesi açısından da önem taşıyor. Malazgirt bu açıdan Müslüman kimlik nedeniyle öncelikle Türklerin değil, Müslümanların bir zaferi olarak, dolayısıyla Türklerle ve Kürtlerin ortak zaferi olarak benimsenmeye, anlatılmaya öne çıkarılmaya çalışılıyor. Muş’a gidip böyle bir anma-kutlama yapmak “1071’den beri buralar bizim, İslamın” demek; bir özgüven tazelemek anlamına gelebilir.”

Erdoğan: ‘Bir elinde al bayrağı, diğer elinde yeşil sancağıyla Avrupa ortalarına yürüyen ecdadımızla iftihar ediyoruz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törendeki sözleri Tarih Vakfı Başkanı’nı teyit eder nitelikteydi.

“Malazgirt'te Sultan Alpaslan'ın karşısına çıkan iki kat fazla sayıdaki Doğu Roma Ordusu'nun amacı başlarındaki kumandanın ifadesiyle İsfahan'da kışlayıp, Hamedan'da atlarını sulamaktı. Bu tüm Müslüman Türk coğrafyasını ezip, geçmek için harekete geçmiş bir orduydu. Kaderin üstündeki kader tecelli etti ve işte bu niyetle yola çıkanlar, Anadolu'nun anahtarlarını kendi elleriyle Sultan Alpaslan'a teslim ettiler. Malazgirt'te Bizans Ordusu'nun sonu böyle olmuştur. “Bir elinde al bayrağı, diğer elinde yeşil sancağıyla Anadolu'ya Malazgirt'ten girip Avrupa'nın ortalarına kadar şanla şerefle zaferle yürüyen ecdadımızla iftihar ediyoruz.”

“Alparslan, Fatih Gazi Mustafa Kemal kimle mücadele etmişse biz de onlarla mücadele ediyoruz”

Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne atıfta bulunarak Türk tarihinin büyük liderleri ile kendisi arasında da bağ kurdu.

“Sultan Alparslan, Sultan Kılıçarslan kimlerle mücadele etmişse biz de 15 Temmuz'da onlarla mücadele ettik. 15 Temmuz'da, Osmangazi, Fatih Sultan Mehmet Han, Abdülhamid -i Sani Han kimlerle mücadele etmişse, Gazi Mustafa Kemal kimlerle mücadele etmişse biz de onlarla mücadele ettik. Oyun aynı, hedef aynı sadece senaryo, figüranlar farklı. Bu oyunda FETO bir piyondur. PKK, YPG, PYD, DEAŞ, diğer terör örgütleri bir piyondur. Hepsi de gözünü vatanımıza dikmiş olan güçlerin kullandıkları birer araçtır.”

Genelkurmay Başkanı: Malazgirt Anadolu'daki bin yıllık varlığımızın anahtarı Büyük Taarruz da milletimizin bekaasının sembolü oldu

Törende Malazgirt’in sembolik anahtarını teslim alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir yanında Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ diğer yanında ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar oturdu.

Törende bir de konuşma yapan Genelkurmay Başkanı, Malazgirt Savaşı’nın Türklere Anadolu’nun kapılarını açtığını teyit ederken bu zaferde Alparslan kadar beyler, gaziler, alpler ve Horasan Erenleri’nin de rol oynadığına vurgu yaptı.

Orgeneral Akar, Malazgirt’in anarken İstiklal Savaşı’nın zaferle bitmesini sağlayan Büyük Taarruz’u da unutmadı.

“Nasıl ki Malazgirt Anadolu'daki bin yıllık varlığımızın anahtarı olduysa, 30 Ağustos'ta şanlı bir zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz da en zor şartlarda milletimizin yeniden dirilişinin, bekasına sahip çıkmasının sembolü olmuştur. Malazgirt ve Büyük Taarruz zaferleri, aziz milletimizin istiklali ve geleceği için mücadele ederken hiçbir fedakarlıktan kaçılmayacağının, her türlü zorluğun üstesinden gelecek güce ve cesarete sahip olduğunun tarihi ispatları olmuştur.”

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal da törenlerde yer aldı.

Malazgirt’teki törenlerin organizasyonunu Malazgirt Kaymakamlığı ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da mütevelli heyeti üyesi olduğu Okçular Vakfı üstlendi.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG