Erişilebilirlik

Erdoğan Medyanın “Yerli ve Milli” Davranmasını İstiyor


Dünyanın önde gelen gazetecilik örgütleri Türkiye’yi dünyanın en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülke olarak gösteriyor.

Türkiye'de bugün Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre halen tutuklu gazeteci sayısı 160.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun zamandır hem yurt içinden hem yurt dışından gazetecilerin yayınladığı açıklama ve raporların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.

Dün medya patronları ve yöneticileriyle Huber Köşkü’nde yaptığı iftardaki konuşmasında da bu rahatsızlığını dile getirdi.

Erdoğan: 177 gazeteciden ikisinin sarı basın kartı var, dezenformasyon yapılıyor

Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün verdiği bilgilere göre cezaevinde tutuklu olan gazetecilerin yalnızca ikisinde sarı basın kartı olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’deki tutuklu gazeteciler üzerinden AKP iktidarı aleyhine manipülasyon yapıldığını savundu.

Cumhurbaşkanı, “Batı’daki kuruluşlar geliyor, ‘sizin cezaevinizdeki tutuklu gazeteciler’ teranesi tutturmuş gidiyorlar. Biz yurtdışına çıktığımızda aynı şeyi söylüyorlar. ‘Sizin cezaevlerinde çok tutuklu gazeteci var’. Bugün ülkemizde bakanlığımızın rakamlarını söylüyorum. Bugün mesleğini gazeteci olarak ifade ederek cezaevinde bulunan 177 kişiden sadece ikisi sarı basın kartı sahibidir. Bu 177 kişiden bir tanesi cinayet suçundan diğerleri de terör örgütleriyle olan ilişkileri nedeniyle cezaevindeler. Bunu öyle bir dezenformasyonla bildiriyorlar. Onlar da alıp bizim önümüze getiriyorlar. Döndürüyor, döndürüyor karşımıza getiriyorlar” dedi.

Erdoğan: Milli güvenliği tehdit eden eylemlere girişmenin müeyyidesi olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet gazetesinin yayınlamış olduğu MİT Tırları haberini “ihanet” olarak nitelerken bu tarz gazeteciliği de terörizmle eş tuttu.

“Haber peşinde koşmakla ihanete aracılık etmek tamamen faklı şeylerdir. Manşetini, kalemini, gazete sayfalarını terör örgütünün emrine verenle bana göre eline silah alıp dağa çıkan arasında hiçbir fark yok. Terör örgütü mensuplarıyla işbirliği içinde hukuku çiğnemenin, milli güvenliği tehdit eden eylemlere girişmenin bir müeyyidesi olacak. Dünyanın hiçbir yerinde devlet sırlarını yasadışı yollarla ele geçirip tahrif ederek, eğip bükerek sözüm ona haberleştirmek, gazetecilik faaliyeti olarak görülemez, gerçekçi olalım. Milletin tüm sırlarını, menfaatini bu şekilde yerle yeksan etmek kimsenin haddine değildir. Uluslararası karalama kampanyalarına kalemşörlük yapmak gazetecilik değildir. Hele hele Fetocuların servis ettiği çarpıtmalar üzerinden devleti, ülkenin güvenliğini zedelemek gazetecilikle bağdaşmaz.”

Erdoğan medyadan “halkın moralini güçlü tutmasını” bekliyor

Hangi haberlerin terör faaliyeti kapsamına girdiğinin tanımlamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde medyadan beklediği desteği de tarif etti.

“Ben ne konuşuyorsam aynı şeyi konuşmak zorunda değilsiniz. Ama yerli ve milli olarak milletimizin menfaati olduğu yerde diğerleri teferruat. Ekonomide ciddi sıçrama işaretlerinin çıktığı dönemde bunun bize kazandıracağı bir şey yok. 2023 hedeflerimiz çok büyük, burada moral denilen bir olay var. Halkımızın moralinin güçlü tutulması sizlerle beraber olacak. Halkımız bu enformasyon kanallarını kendilerini teşvik edici gördüğünde işine daha fazla sarılacaktır. Bunu psikolojik olarak vermek halkımızı çok daha farklı bir yöne götürecektir. Yatırımcılarımızı teşvik edecektir.”

Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı: Tutuklamalara konu olan iddiaların tümü gazetecilik faaliyeti

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdikleriyle örtüşmüyor.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan TGS Başkanı Gökhan Durmuş, “Bizim tespitlerimize göre, Cumhurbaşkanı’nın söylediği gibi cezaevinde 177 değil 160 gazeteci var. Ve bu kişilerden en az 100 tanesinin bir yıl önce sarı basın kartı vardı. Ancak kiminin kartına el kondu, kiminin kurumu kapatıldı basın kartı iade edildi. Burada bir haksızlık var. Zaten Türkiye’de hukuk bir süredir maalesef yok. Türkiye’de hukuk olmadığı için gazeteciler terör örgütleriyle ilişkilendirilip tutuklandılar. Açın bakın tutuklama konuları ne? Tümü, yazdığı köşe yazısı, yaptığı haber veya bir televizyon kanalındaki yorum. Bunlar gazetecilik faaliyeti değilse gazetecilik faaliyeti nedir?” dedi.

Durmuş: Cumhurbaşkanı medya patronlarından Türkiye’yi güllük gülistanlık göstermelerini istedi

TGS Başkanı’na göre, gazete veya televizyon haberleriyle terörizmin hizmetindeki silahı bir tutmak dışarıdaki gazetecilere yeni gözdağı vermekten başka bir şey değil.

“Gazete haberiyle elinde silahıyla dağa çıkanı aynı kefeye koymak Cumhurbaşkanımızın demokrasi anlayışını gösteriyor. Dışarıdakiler için tehdide devam ediyor. Açıkça ‘siz de yazarsanız sonunuz da bunlar gibi olacak’ diyor. Ana muhalefet liderini gözaltına aldırmakla tehdit eden bir cumhurbaşkanımız var. Böyle bir ortamda cumhurbaşkanı basın ve ifade özgürlüğünden ne anlıyor biz de merak ediyoruz. Dünkü iftarın amacı da ortaya çıktı. Medya patronlarına ‘Türkiye güllük gülistanlık olsun gösterin’ mesajı verildi. Evet 160 gazeteci arkadaşımız tutuklu, 9000 gazeteci işsiz kaldı. Ama hala dışarıda ısrarla gazetecilik yapan ve bu tehditlere boyun eğmeyecek gazeteciler var.”

XS
SM
MD
LG