Erişilebilirlik

Erdoğan ile Ruhani'nin Gündemi Suriye ve Ekonomi


Cenevre’de dün Suriye konusunda Türkiye, İran ve Rusya dışişleri bakanlarıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Staffan de Mistura bir araya gelmişti. Türkiye ile İran arasındaki yakın diplomatik çalışma trafiği çerçevesinde yarın da Ankara’da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşecek. İki lider, İran-Türkiye 5. Stratejik İlişkiler Konseyi toplantısını yönetecek.

VOA Türkçe’nin görüş aldığı uzmanlar, İran ve Türkiye’nin yarınki görüşmesinde öncelikli başlığı ekonomi olarak işaret ediyor. Ticari ilişkilerin yanı sıra Türkiye’nin, yakın gelecekte gerçekleştirmek istediğini duyurduğu Suriye’de Fırat Nehri’nin doğusunda PYD-YPG’yi hedef alacağı askeri operasyon konusunda da İran’la görüş alışverişinde bulunacağı belirtiliyor.

İran Araştırmaları Merkezi İRAM uzmanlarından Mehmet Koç, Ruhani’nin öncesinde kararlaştırıldığı üzere yılda bir kez liderler düzeyinde görüşülmesi ve stratejik konseyde değerlendirme yapılması amacıyla yarın Ankara’da olacağını kaydetti. Koç’a göre; yarın ABD’nin Tahran yönetimine yönelik ekonomik ambargosunu aşmak için ticari ilişkilerde para akışını sağlayacak yöntem görüşülecek. Fırat’ın doğusuna askeri operasyon da ele alınacak.

“İran ilkesel olarak reddetse de Türkiye’nin operasyonundan memnun olacak”

Mehmet Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son haftalarda Suriye konusunda ABD’nin destek verdiği PYD-YPG’ye yönelik askeri operasyon düzenleneceği yönündeki açıklamaları düşünülürse bunun yarınki Ruhani ile görüşmede gündeme geleceğini söyledi.

İran’ın Suriye konusunda “Beşar Esat rejimini tek meşru güç olarak görmek” ilkesiyle hareket ettiğini belirten Koç, dolayısıyla İran’ın Esat’ın izni olmaksızın Suriye topraklarında yabancı güç varlığını uygun görmediğini ve ister Türkiye olsun ister devlet dışı aktörler olsun Suriye’ye girilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

İran’ın Suriye topraklarında Esad dışı veya Esad’dan izinsiz askeri varlığa ilkesel olarak karşı çıktığını kaydeden Koç, İran ve Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “Bu açıdan Türkiye’nin milli güvenliği noktasında da hemfikir olduklarını söyleyebiliriz. İran, Suriye’de Esad’ı tek meşru güç olarak görse de fiilen Suriye’de öyle bir durum söz konusu değil. Çeşitli bölgelerde ABD’yle birlikte PYD terör örgütü tarafından kontrol edilen bölgeler var. Yine devlet dışı aktörler üzerinden İdlib’de benzer bir durum var. Dolayısıyla Suriye, fiilen bölünmüşlük içerisinde ve tek otorite tarafından yönetilmiyor. Türkiye’nin daha öncesi El Bab’a yönelik operasyonuna da (Fırat Kalkanı Operasyonu) İran karşı çıkmıştı. Ama bu defa durum biraz daha farklılık arz ediyor. Türkiye’nin, bu defa ABD’yle karşı karşıya gelmesi ve kriz yaşaması ihtimali de söz konusu. Bundan İran memnuniyet duyuyor açıkçası. İran, Amerikan karşıtı bir operasyon yani Türkiye – ABD ilişkilerini yıpratacak bir askeri operasyon olmasını isteyecektir. Her ne kadar Türk – Amerikalı yetkililer arasında yapılan görüşmeler bu tür fiili çatışmaya yapılacak operasyon söz konusu değil. İkili bir işbirliği ve bilgilendirme dahili yapılacak bir operasyon olacaktır” diye konuştu.

Türkiye-İran İş İlişkileri Konseyi Eski Başkanı Bilgin Aygül de, yarınki toplantıda yerli para birimleriyle ticareti sağlama üzerinde durulacağını belirterek, mevcut durumda Ankara ile Tahran hattında ABD’nin yaptırımları nedeniyle ekonomik ilişkilerde gerileme olduğuna da işaret ediyor.

“Yerli para birimleriyle finansal mekanizma kurulması güç”

Bilgin Aygül, bölgesel olarak önemli iki aktör olarak iki ülke tarafından sıklıkla diplomatik temaslar yürütülmesi gerektiğini ve yarın da bu çerçevede toplantı yapılacağını söyledi.

Ticari ilişkileri geliştirmek konusunda da Ankara ve Tahran’ın bir formül üzerinde çalıştığını kaydeden Aygül, yerli para birimleriyle dış ticaret yapılabilmesi için finansal mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu ama bunun oldukça zor olduğunu dile getirdi. Kendisinin de daha önce Tahran’da iş görüşmeleri yaptığını açıklayan Aygül, şimdilik geleneksel mekanizmalarla ticarete devam edilebildiğini ifade ederek, finansal mekanizmadaki zorluğu ise kur farklılıkları olarak işaret etti.

Aygül, yerli para birimleriyle ticarette risk olduğunu vurgulayarak, “Son olarak İran’da 1 ABD Doları 4 bin 500 tümenden 18 bin 500 tümene kadar yükseldi. Şimdi 12 bin tümen civarında. Ama birkaç farklı kur söz konusu. Türkiye’de de dolar kuru artışı durumu bayağı etkiledi. Dolayısıyla Türk Lirası ve İran Riyali ile nasıl bir finansal mekanizma kurulabileceği ciddi şekilde tartışılmalı” diye konuştu.

Türkiye’ye kısmi muafiyet sağlansa bile Tahran’la ekonomik ilişkilerin ABD’nin yaptırım paketinden etkilendiğini de belirten Aygül, ABD’yle çalışması olan bir Türk firması tarafından aynı zamanda İran’la ticaret yapılamadığını hatırlattı. Aygül, iki ülke yetkililerince konu üzerinde çalışıldığını ancak çözüm bulunabilecek mi bilmediklerini ifade etti.

“Hedef 30 milyar dolarlık ticaret hacmi için ekonomik ilişkileri geliştirmek”

Mehmet Koç, yarın Erdoğan ve Ruhani’nin ABD’nin yaptırımları konusunda retorik açıklamalar yapabileceğini de dile getirdi. Buna rağmen Türkiye’nin yaptırım paketine uyduğunu ve İran’dan petrol alımı azaltıldığı için zaten Ankara’ya doğalgaz muafiyeti verildiğini söyleyen Koç, dolayısıyla Türk tarafınca yine de olağanüstü açıklamalar yapılmayacağını da belirtti. Koç, “Liderlerce iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri korumak ve geliştirmek istedikleri açıklaması gelecektir” tespitini aktardı.

Avrupa Birliği’nin de ABD’nin yaptırımlarına rağmen İran ile ticari ilişkilerini sürdürmek için SWAP denilen bir model üzerinde çalıştığını kaydeden Koç, AB’nin yakın gelecekte para ticaretini sağlayacak modeli pratiğe geçirme aşamasına geldiğini vurguladı. Koç, Avrupa’daki küçük ülkeler bunun sorumluluğunu almak istemezken Fransa ve Almanya’nın öncülüğünde bunun hayata geçirilmesi için çalışıldığını belirterek, Türkiye ve İran’ın da benzer ticari mekanizman geliştirmeye çalıştığını anımsattı.

“Yarınki İran-Türkiye 5. Stratejik İlişkiler Konseyi’nin ana gündem maddesi zaten iki ülke arasındaki ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarmak. Bugüne değin İran’a yönelik ambargolar bu hedefe ulaşılmasında hep engel oldu” diyen Koç, şimdi de ABD’nin yaptırım paketiyle sıkıntı yaşandığını ifade etti. Koç, “ABD’nin dayattığı ve Türkiye’nin kısmen muaf tutulmasına rağmen büyük oranda riayet yaptığı yaptırım söz konusu. İki ülke cumhurbaşkanı katılımıyla muhakkak bu yeni ödeme şekli üzerinde daha fazla durulacağını bekliyoruz. Minimum etkiyle bu yaptırım süreci atlatılmaya çalışılacaktır” dedi.

XS
SM
MD
LG