Erişilebilirlik

Erdoğan’dan Yeni Zelandalı Bakana Güvence


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yeni Zelanda’da 50 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı sonrası Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. Yıldönümü’nde yaptığı konuşmada sarf ettiği sert sözler, her yıl 25 Nisan’da Gelibolu yarımadasındaki Anzak Koyu’nda “şafak ayini” yapan Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar’da endişe yaratmıştı.

Dört gün önce, “Çanakkale’ye dedeleriniz geldiler, burada olduğumuzu gördüler. Sonra da kimi ayaklarının üzerinde kimi tabutla geri döndü. Aynı niyetle gelecekseniz, sizi bekleriz. Sizi de dedeleriniz gibi uğurlayacağımızdan hiç şüpheniz olmasın” diyen Cumhurbaşkanı, bugün Türkiye’de bulunan Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Winston Peters’a Anzak Günü kapsamında Nisan ayının son haftası Türkiye’ye gelecek Yeni Zelandalılar için güvence verdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı Acil İcra Komitesi Toplantısı sonrası beraberindeki heyetle birlikte Erdoğan’la görüşen Peters, “Yeni Zelanda'ya artık çok ikna olmuş biçimde dönüyoruz. Anzakları anmak amacıyla buraya gelen halkımız, geçmişte de olduğu gibi her zaman çok olumlu bir biçimde karşılanacak. Bazı yanlış anlamalar olmuş olabilir, ancak bütün bunlar artık ortadan kaldırıldı ve içimiz rahat bir şekilde geri dönüyoruz. Buraya geldiğimizden itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı, Türkiye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanının bize gösterdiği teveccüh bunu aşmamızı sağladı. Cumhurbaşkanı, ‘Buraya gelen kişiler 2019'da, geçmişte gördükleri konukseverliği tekrar göreceklerdir’ dediler. Bu da bizim içimizi rahatlattı” dedi.

Avustralya basınında yer alan Anzak törenlerinin iptal edileceği yönündeki haberleri de değerlendiren Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı, törenlerin tek taraflı olarak iptal edilemeyeceğini, kararın ancak ortak bir şekilde alınabileceğini hatırlattı.

Peters, “Bizim yapabileceğimiz tek şey, buradaki temsilciliklerimize gelen herkesin güvende olmasını sağlamak, bu konuda garanti vermektir. Ancak bunun garantisi yok, Christchurch'te olan buydu. Elimizden gelen her şeyi yaptık. Din özgürlüğü, vicdan özgürlüğü bizim gördüğümüz türde nefretten arındırılmış bir toplumda yaşama özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü sağlasak da neticede Yeni Zelanda'yı koruyamadık. Bizim başımıza böyle bir şey geldi. Ancak herkes el ele vererek bir daha böyle bir şey olmamasını sağlayabiliriz” dedi.

Yeni Zelanda ve Avustralya vatandaşlarının bireysel kararlarıyla Türkiye’ye geldiğinin altını çizen Dışişleri Bakanı, kendilerine teminat verildiğini söyledikten sonra Türkiye’den henüz ekstra bir güvenlik önlemi talep etmediklerini de açıkladı.

Peters, saldırı görüntülerinin neden seçim mitinglerinde yayınlandığını sormadı

Türkiye’ye gelmeden önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerel seçimler kapsamında düzenlediği mitinglerde Yeni Zelanda’daki saldırının saldırgan tarafından canlı yayınlanan görüntülerini önce olduğu gibi ardından da bulanıklaştırarak göndermesini ‘ülke dışında yaşayan Yeni Zelanda vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye atacağı’ gerekçesiyle eleştiren Peters, gazetecilerin “Cumhurbaşkanından görüntüleri yayımlamayı durdurmasını istediniz mi?” şeklindeki sorusuna “Hayır, Erdoğan'a böyle bir şey sormadım. Sormama gerek olmadığını hissettim çünkü görüntüleri artık yayımlamıyorlar" diye yanıt verdi.

Ancak Cumhurbaşkanı, görüşme sonrası Konya’da düzenlediği mitingde de söz konusu görüntülerini bulanıklaştırarak yayınladı.

“Atatürk’ün ne kadar affedici olduğunu biliyoruz, dengeli dostluğumuzu sürdürmek istiyoruz”

Dini inanç hürriyetine çok önem veren bir ülke olduklarını ve Müslümanlara yapılan saldırının tüm Yeni Zelanda vatandaşlarına yapılmış kabul ettiklerini söyleyen Yeni Zelanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, Türkiye ile dostluklarını sürdürmek istediklerini vurguladı:

“Yeni Zelanda'da hiç görülmemiş bir olaydı, şoka girdik. ‘Bize olmaz’ diye düşünüyorduk ama ‘bu uluslararası bir sorun ve bizim kapımıza da bir gün gelecekti, geldi’ diye düşünmeye başladık. Böylesine şiddetli bir olay olduğunda bazı tepkiler biraz erken verilebiliyor, vakitsiz olabiliyor. Şu anda daha istikrarlı bir şekilde ilerlemek istiyoruz. On yıllardır süregelen dengeli dostluğumuzu sürdürmek istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Yeni Zelandalı askerler için ne kadar affedici olduğunu biliyoruz, Avustralya askerlerine de aynı şekilde yaklaştı, Türkiye'yi bu şekilde düşünüp hatırlamak istiyoruz.”

Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı, ülkesinde idamın 1959 yılında kaldırıldığını ancak Avustralyalı caninin müebbet hapis cezasıyla yargılanacağını dile getirdi.

XS
SM
MD
LG