Erişilebilirlik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırında 30 bin kişilik askeri güç oluşturulması kararına tepki göstererek, PYD-YPG için “Biz bunların nasıl kalleş, nasıl ikiyüzlü olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu ordunun adı kalleşler ordusudur, bu böyle bilinsin” dedi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün bir fabrika açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve kalkınmasına karşı “komplo” girişimlerinde bulunulduğu yönündeki görüşünü tekrarladı. Darbe girişimini de bu komplolara örnek olarak gösterdi. Dış politikadaki gelişmeleri de yorumladığı gözlemlenen Erdoğan, ABD’nin askeri destek verdiği PYD-YPG’nin sınırda askeri birlik oluşturduğu yolundaki haberleri de değerlendirdi. Erdoğan, PYD-YPG’nin askeri oluşumu için “terör ordusu” ve “kalleşler ordusu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yanı sıra bugün Rusya’nın da ABD’nin yeni askeri güç oluşturma planına tepkili olduğu görüldü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne aykırı bir karar aldığını ifade etti. Lavrov, Türkiye ve İran ile birlikte konuyu değerlendireceklerini vurguladı.

Erdoğan: ‘Bu Ordunun Adı Kalleşler Ordusudur’
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:01:31 0:00

Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye’de Afrin bölgesi başta olmak üzere karadan ateşlenen havan toplarıyla PYD-YPG ve DEAŞ’a karşı müdahalelerini hatırlattı. Erdoğan, “Bazıları Suriye'de kalkıp bize sınırda tehdit sallıyor. Oradan bize tehdit sallamak suretiyle Türkiye'yi kendi kabuğuna çekmek istiyor. Kusura bakmasınlar, PYD imiş, öbür tarafta YPG imiş, öbür tarafta DEAŞ'mış, topunuz gelin, ne olursanız olun tepenize ineceğiz. Bunun başka çaresi yok. Şu anda zaten obüslerle vuruyoruz, vurmaya da devam edeceğiz. Kabuğumuza çekilip de sizin vurmanızı mı bekleyeceğiz?” dedi.

Türkiye’nin Suriye’deki tüm terör örgütlerine yönelik kendi askeri operasyonlarını sürdüreceğini belirten Erdoğan, terör örgütü DEAŞ’ın, Türkiye’nin uzun süredir belirttiği üzere terör örgütü PKK bağlantılı PYD-YPG aracılığıyla yok edilmeye çalışılmasına karşı olduklarını hatırlattı. Erdoğan, ABD’ye özetle şu mesajları verdi:

“Müttefikimiz dediğimiz bir ülke tüm itirazlarımıza, tüm ikazlarımıza, tüm iyi niyetli telkinlerimize rağmen sınırlarımız boyunca bir terör ordusu kurmakta ısrar ediyor. Amerika’nın artık kelime oyunlarından vazgeçerek niyetini açıkça ifade etmesinden memnuniyet duyarız. Eğer bir ülkenin başındaki kişi, yetkilileri, sorumluları, bize terör örgütleriyle beraber mücadele edeceğimizi söylüyorsa, hassasiyetlerimizin gözetileceğini ifade ediyorsa bu bizim için anlamlı bir sözdür. Aksi ortaya çıkana kadar da biz bu söze değer verir, bağlı kalırız. Şimdi artık Amerika, ülkemiz sınırları boyunca bir terör ordusunu kurduğunu ikrar etmiştir. Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır. Nedir? Orada 30 bin kişilik bir terör örgütü kurmuş. Onlara şu an itibarıyla 4 bin 800 TIR dolusu silah göndermiş. O ordu, orada seni (ABD) tam anlamıyla temsil edemeyecek ve stratejik ortağının (Türkiye) karşısında da kusura bakma rezil rüsva olacaksın.”

Sadece ABD’ye de değil ilgili tüm ülkelere seslendiğini kaydeden Erdoğan, “Teröristlerle aramızda durmayın, katil sürüleriyle aramıza girmeyin. Aksi takdirde ortaya çıkabilecek istenmeyen hadiselerden biz sorumlu olmayız. Terör örgütünün üslerindeki bayraklarınızı kendiniz indirin ki o bayrakları biz size teslim etmek zorunda kalmayalım. Teröristlerin üniformalarındaki işaretlerinizi söküp alın ki teröristlerle birlikte olanları da toprağa gömmek mecburiyetinde biz kalmayalım” diye konuştu.

Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere ABD’li yetkililerle yaptığı temasları da işaret ederek, ABD’li askeri yetkililerce siyasetçilere yanlış bilgi verildiğini savundu ve şunları söyledi: “Amerikalılar’ın sırtını sıvazladıkları teröristleri tanımadıkları anlaşılıyor. Kendilerine, 'Bak yanlış yapıyorsunuz, bu adamların biz cinsini cibilliyetini iyi biliriz. Eğer biz stratejik ortağınız isek bize güvenin. Eğer Münbiç'e, Rakka'ya ordu gönderilecekse biz bir tugay da göndeririz iki tugay da göndeririz. Siz bizimle hareket edin, yanlış yapıyorsunuz' dedim. 'Bizim generallerimiz bize böyle söyledi' dediler. Ben de kendilerine dedim ki, 'Sizin generalleriniz yanlış anlatıyor, benim generallerim doğru anlatıyor. Burada yanlış yapıyorsunuz, yanlış yola gidiyorsunuz, bizi anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacaktır.' Ve nitekim öyle oldu. Biz onları çok iyi tanıyoruz. Biz bunların nasıl kalleş, nasıl ikiyüzlü olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu ordunun adı kalleşler ordusudur, bu böyle bilinsin.”

Teröristlerce ABD’li askerlere de silah doğrultulacağını da söyleyen Erdoğan, “Bunlar kendi yaşadıkları coğrafyadaki insanlara acımayan, varlıklarını kan dökücülüklerine borçlu olan gözü dönmüş bir katiller güruhundan ibarettir. Eğer Amerika bu vahşi canilerle kendisine bir gelecek kurmak istiyorsa ne diyelim? Keyfi bilir. Ama biz buna izin vermeyeceğiz” dedi.

TSK, Afrin ve Münbiç’e ilerleyecek mi?

Erdoğan’ın açıklamalarında dikkat çekici unsurlardan birisi de TSK’nın şu anda Suriye’de PYD-YPG’nin kontrolündeki Afrin ve Münbiç yerleşim yerlerine doğru ilerleyeceği mesajını vermesi oldu.

Sadece ABD’ye de değil ilgili tüm ülkelere seslendiğini kaydeden Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz en kısa sürede Afrin ve Münbiç meselesini Allah’ın izniyle halledecektir. Hazırlıklar tamamlanmıştır. Harekat her an başlayabilir. Sınırlarımız boyunca değil 30 bin, tek bir terörist bırakmayana kadar bu operasyonlar sürecektir” dedi.

Bu arada Erdoğan’ın açıklaması sonrasında Anadolu Ajansı tarafından Mardin’den Suriye sınır bölgesine Şanlıurfa-Viranşehir’e, tanklar ve karadan ateşlenen havan topları olan obüs sevkiyatı yapıldığı haberi geçildi.

Yıldırım: “Terör örgütü arkasından Türkiye’ye düşmanlık”

Başbakan Binali Yıldırım da, TESK’in düzenlediği toplantıda dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’ye “komplo kurulduğu” görüşünü yeniden dile getiren Yıldırım, terör örgütlerine emperyalist ülkelerce destek verildiğini söyledi. Başbakan, konuşmasında ABD’yş de hedef aldı. Yıldırım, konuşmasında, “Terör örgütlerine, bölgede emperyalist emelleri olan ülkeler aleni destek veriyorlar. Kime karşı? Türkiye'ye karşı. Amaç Türkiye'nin istikrarı, büyümesi geciktirilsin, Türkiye'nin bölgedeki sorunları çözmede ortaya koyduğu kabiliyet ortadan kaldırılsın” ifadelerini kullandı.

ABD’nin desteğiyle PYD-YPG’nin Suriye sınır bölgesinde askeri silahlı güç oluşturduğu konusunu da değerlendiren Yıldırım, “NATO içindeki bir üye, Türkiye'nin sınırlarını koruyacağı yerde, bunun için tedbir alacağı yerde, öbür tarafta terör örgütüyle bir oluyor, oraya askeri bir örgüt kuruyor, bir güvenlik kuvveti oluşturuyor. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, terör örgütünün arkasından nişan alarak Türkiye'ye düşmanlık etmektir. Bunun başka bir adı yoktur” dedi.

Türkiye’nin sınırında terör oluşumuna izin vermeyeceğini kaydeden Yıldırım “Bu topraklar şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış topraklardır. Onun için karşımızdaki tehdit, adı ne olursa olsun, kimden gelirse gelsin kanımızın son damlasına kadar ülkemizi savunacağız. Bağımsızlığımıza, istiklalimize kasteden hiçbir oluşuma asla ve asla fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu.

CHP: “ABD bölgede yıkıcı rol oynuyor, bölünme adımı atıyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ise, TBMM’deki açıklamasında, ABD’nin Suriye’deki girişimlerine tepki gösterdi. Fırat Nehri’nin doğusundaki askeri yapılanmaya gidilmesini “manidar” bulduklarını belirten Yılmaz, ABD’nin PYD-YPG’ye sınır bölgesinde askeri güç oluşturmak ile Türkiye, Suriye ve Irak’ı baskı altına almayı hedeflediğini söyledi.

ABD’nin “Suriye’nin bölünmesine yönelik faaliyetlerini” üzüntü verici bulduklarını belirten Yılmaz, “Biz ABD'nin bölgede oynamaya başladığı rolü yapıcı değil yıkıcı görüyoruz, güya IŞİD karşıtı bir adım olarak gösteriliyor ama IŞİD'in artık temizlenmekte olduğunu biliyoruz. Bu adımın ciddi kuşkular ve kaygıları içerdiğini belirtmek isteriz” dedi.

“Otuz bin kişilik askeri güç oluşturma girişimini Suriye’deki en kritik adım” olarak gördüklerini ve terör örgütü PKK’nın adeta himaye altına alındığını söyleyen Yılmaz, “ABD’nin Suriye’de neyle uğraştığının açıkça ifşasıdır. ABD bölgede kendine taşeronlar arıyor. Her milleti taşeron görüyor ve onlarla bölgeyi dizayn etmek istiyor. Bunu Irak'a, Türkiye'ye ve Suriye'ye karşı kullanmak istiyor. Trump yönetiminin dış politikadaki bu adımlarını doğru bulmuyoruz. Bunu bölgeyi bölme, parçalama yönünde adımları olarak görüyoruz ve ABD’nin bu tür adımlardan vazgeçmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

CHP’den AKP’ye çağrı: “İdlib’i Şam’a teslim et ve siyasi çözüme odaklan”

Yılmaz, Suriye’deki gelişmelerde AKP hükümetinin payı bulunduğunu ve oradaki cihatçı örgütlere destek verilmesine karşı olduklarını anlattı. Yılmaz, “Suriye'de 2018 yılında birleşme değil bölünmeye doğru bir yol alındığını da üzülerek görüyoruz. Hükümetin 'Bir gece ansızın gelebiliriz' söylemlerini bir yıldan fazladır duyuyoruz. Bu söylem içeride özellikle milliyetçi kesimden oy alabilmek için kullanılıyor” dedi.

CHP olarak hükümete her zaman Suriye politikasını gözden geçirme çağrısı yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, "İdlib merkezi hükümete devredilmelidir. Suriye'nin toprak bütünlüğünü hızlı bir şekilde sağlaması konusunda yardımcı olunmalı” görüşünü dile getirdi.

Türkiye’nin, Suriye başta olmak üzere askeri çatışmalara girmesini çok tehlikeli bulduğunu da belirten Yılmaz, “Suriye'nin geneliyle ilgili bu mezhepçi yaklaşıma derhal son verilmeli, Suriye'de siyasi birlik konusunda uluslararası atağa kalkılmalı ve Suriye'de biran önce siyasi süreci başlatıp, başlatmaya yardımcı olup bütün aktörleri devreye sokup önce siyasi süreç ve Suriye'nin toprak bütünlüğü konusuna odaklanılmalı. İdlib konusuna yoğunlaşmak demek İdlib’te sizi El Nusra, El Kaide, IŞİD ve diğer terör örgütleriyle aynı kefeye koymak anlamına gelir. Bu, Türkiye’ye zarar verir ve zarar veriyor. Bizi, sonuç alamayacağımız, asla kazanamayacağımız bir alana hapsettiler. Onu yırtıp atmalıyız ve siyasetin manevra alanını genişletmeliyiz” çağrısı yaptı.

XS
SM
MD
LG