Erişilebilirlik

Erdoğan AKP Genel Başkanı oldu


Türkiye’nin 12.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 yıl 9 aylık “tarafsızlık” dönemi ardından bugün yeniden AKP Genel Başkanı oldu.

Erdoğan’ın, 2 Mayıs'ta yeniden üye olduğu partide genel başkan olması amacıyla AKP 3. Olağanüstü Kongresi, Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlendi. Kongre için “Yeni Atılım Dönemi” ana sloganı yanı sıra “Demokrasi Değişim Reform” ifadesi kullanıldı. Kongre sonucunda Erdoğan, kendi sözleriyle 979 gün sonra yeniden üyesi olduğu partiye bugün genel başkan olarak bin 414 delege oyu ile seçildi. Erdoğan, kurucu lideri olduğu AKP’nin 4’ncü genel başkanı sıfatıyla Türkiye’de sadece “Partili Cumhurbaşkanı” modelini değil parti lideri olarak yeni bir dönemi resmen başlattı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Forsu takılı makam aracıyla geldiği kongre salonu girişinde, dışarıdaki partililere seslendikten sonra salondaki kalabalığı kırmızı karanfiller atarak selamladı.

Genel Başkan adayı olarak Erdoğan’ın açış konuşmasında, 16 Nisan’da az farkla “evet” sonucu alınmasını ilk kez partide hatalar yapılmasına bağlaması da dikkat çekti. Erdoğan, “Şimdi hedefimiz bu yıl sonuna kadar teşkilatlarımızda ciddi bir yenileşmeye gitmektir. Kongre ile beraber il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilemeye gideceğiz. Ardından 6 aylık yol haritasını da halkımızla paylaşacağız” açıklaması yaptı.

Ve “OHAL kalkmayacak” mesajı

Erdoğan, Türkiye’nin geçen 21 Temmuz’dan bugüne yaşadığı ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere demokrasi açısından eleştirilen olağanüstü hal (OHAL) ve kamudan ihraçlar konusunda ise özetle şunları ifade etti:

“OHAL ne zaman kalkacak’ diyorlar? Benim ülkemde devlet yıkılmaya çalışılıyor, siz bize hangi yüzle soruyorsunuz. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Durum huzura kavuştuğumuz ana kadar. Neyiniz eksik? Fabrikalarınız mı çalışmıyor, okullar mı kapalı. Neden OHAL kalksın? Göreve geldiğimizde OHAL’i biz kaldırdık. Şimdi milletimizin huzuru için OHAL’i uzatıyoruz. Daha dün bir, bugün iki…

Kamudan yapılan ihraçlar, soruşturmalar bir mecburiyettir. Türkiye’nin bir ihanet teşebbüsüne daha tahammülü yoktur. Güçlü şekilde yürütülmezse ülkemiz çok daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. Herkesi bu mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Kirli pazarlıklarla, itirafçılık oyunları ile mücadelenin sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. FETÖ ile mücadelenin maşeri vicdana halel getirmeyecek yöntemlerle sürdürülmesi şarttır. Bu konuda önümüzdeki günlerde çok daha kararlı mücadele yürütülmesini temin edeceğiz.”

ABD’ye de terör örgütüyle işbirliği mesajı

Erdoğan, konuşması sırasında dış politika açısından isim vermeksizin ABD’nin bölgede PYD-YPG yapılanmasıyla işbirliğine göndermede bulundu. Erdoğan, “Bölgede kiminle yol yürüyecekleri konusunda kafası karışık olanlar şu gerçeği bilsinler. 1000 yıllık geçmişi ile Türkiye, diğer yanda terör örgütleri var. Tercih işte bunlar arasında yapılacaktır. Terör örgütlerinin hiçbiri ile meselem şahsi değildir. Buradaki mesele ülkemizin istiklali, istikbali meselesidir. Her ne yapıyorsak ülkemiz için yapıyoruz. Ne kadar ihanet içinde olursa olsunlar tüm terör örgütleri ile mücadelemizi hukuk içinde yürüttük, yürütüyoruz. Dünyada Türkiye’nin yaşadıklarını yaşayıp da hukuk devleti ilkesi içinde bu denli bağlı olabileceklerini sanmıyorum” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Avrupa Birliği’ne mesaj vererek, “Ya fasılların açılmasının önündeki engelleri kaldırır ya da herkes kendi yoluna bakar. Her şeye rağmen bizim için tercih edeceğimiz AB ile yola devam etmektir” diye konuştu.

Binali Yıldırım ise, son kez genel başkan sıfatıyla hitap ettiği partililere, bugünü “vuslat” olarak tanımladı. Yıldırım, geçmişte partideki birlikteliği bozacak nifak ve fitne girişimleri olduğunu ancak bunun başarısız olduğunu anlattı.

Bu arada kongre nedeniyle Ankara’nın pek çok yolu gün boyunca trafiğe kapalı kaldı. Kongre salonu çevresinde TOMA ve zırhlı araçlar ile olağanüstü boyutlarda güvenlik önlemi alınması da dikkat çekti. En az 3 ayrı arama noktasından geçilerek salona ulaşılması mümkündü. Caddelerdeki arama noktalarına çok sayıda x-ray cihazları yerleştirilmiş olması ve yüzlerce kişiyle böylesi bir altyapı oluşturulmuş olması da göze çarptı. Polis, arama noktalarında adeta uçuş güvenliği protokolünü uyguladı ve mesela parfümler gibi çantalardaki sıvılara da el konuldu. Salon dışında ve içerisinde tepe noktalara keskin nişancılar yerleştirilmiş olduğu da görüldü.

AKP’de de “Başkanlık” yönetimi ağır bastı

Türkiye’de 16 Nisan’daki halk oylamasıyla anayasa değişikliği paketi kabul edildikten sonra ülke yönetiminde Başkanlık Sistemi’ne geçiş süreci başlarken; AKP’de de parti yönetimi, tüzükteki yetkileri arttırılarak Başkan’ın daha fazla kontrolü altına alındı.

Erdoğan, birlikte çalışacağı AKP Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) üyelerini de belirledi. Kongredeki oylama öncesi MKYK listesi basına yansıdı. Buna göre; 50 seçilmiş üyeden 19’u listeye giremedi. Genel başkan yardımcılarından Yasin Aktay ve Şaban Dişli ve Nükhet Hotar, yönetim dışı kaldı. Erdoğan’ın kendisi yanı sıra 18 yeni isim yönetim kadrosuna alındı.

AKP’de sadece yönetimdeki isimler değil parti tüzüğünde de önemli değişiklikler bugünkü kongrede kabul edildi. AKP Parti Tüzüğü’nde 11 madde yapılan kapsamlı değişiklikler ile parti yönetimi modeli yeniden şekillendirildi. Tüzükte, 14 Mayıs 2011’deki kuruluşundaki haline kıyasla parti teşkilatları üzerinde MKYK’nın dolayısıyla Başkan’ın yetkileri arttırıldı.

Tüzükte yapılan değişiklikler itibariyle artık AKP yönetiminde “Genel Başkan Vekili” görevi oluşturuldu. Binali Yıldırım’ın 2019 yılına değin Başbakanlık görevini sürdüreceği gerekçesiyle “şahsa özel” olarak MKYK’da bu “Genel Başkan Vekili” kadrosu açıldı. Bu nedenle “Genel Başkan’ın yokluğunda” MKYK’nın nasıl toplanacağına ilişkin hükme “Genel Başkan Vekili” ifadesi de eklendi. Yeni tüzükte, “Genel başkan vekili, MKYK üyeleri arasından genel başkan tarafından belirlenir. Genel Başkan Vekili, Genel Başkan’ın verdiği görevleri ifa eder, yetkileri kullanır. Genel Başkan’ın yokluğunda genel başkan vekili, MKYK ve MYK toplantılarına başkanlık eder” denildi.

MKYK’ya gerekli görülecek yerlerde teşkilat kurma yanı sıra şimdi “kaldırma” yetkisi de verildi. Parti teşkilatlarında yürütme ve yönetim organlarıyla ilgili üye sayılarını belirleme yetkisi de MKYK’ya aktarıldı. Dolayısıyla yerel düzeydeki tüm teşkilatlar partide MKYK’ya sıkıca bağlı hale getirildi.

Sadece 5 delege imzalı öneri olması halinde kongrede MKYK, Disiplin Kurulu gibi parti organları seçimleri tek seferde Genel Başkan seçimi ile birlikte yapılabilecek. Dolayısıyla parti delegeleri örneğin Genel Başkan’a oy verirken, aynı anda parti organları için de oy tercihini ortaya koymak zorunda kalacak. MKYK isterse “istisnai” diyerek istediği isimler için 3 dönem kuralını uygulamayabilecek.

AKP’nin 2001 yılındaki kuruluşundan itibaren partide sürekli gençleşme ve yeni isimlere yer açılacağı gerekçesiyle savunduğu “3 dönem kuralı” ise kısmen kadük hale geldi. Tüzükte yapılan değişiklikle partide eskiden en fazla 3 dönem yönetici veya milletvekili olunabileceğine ilişkin hükmün uygulanması artık MKYK’nın kararına bağlı olacak.

Tüzüğe, ayrıca “AK Parti, 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' anlayışını sarsılmaz bir ilke olarak kabul eder” ifadesi eklendi.

AKP yönetimi, bugüne nasıl geldi?

Anımsanacağı üzere; Erdoğan, 14 Ağustos 2001’de Abdullah Gül, Bülent Arınç gibi pek çok isim ile birlikte AKP Kurucular Kurulu olarak partiyi kurmuştu. Erdoğan, kurucu genel başkan olduğu partideki görevinden 10 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi nedeniyle 27 Ağustos 2014’te ayrılmıştı. Erdoğan, seçildiğinde hemen partisindeki görevinden ayrılmamış, Cumhurbaşkanı olarak TBMM'de yemin edeceği 28 Ağustos’tan 1 gün öncesinde görevini Ahmet Davutoğlu'na devretmişti. Bunun için AKP, 1. Olağanüstü Kongresi yapılmıştı.

Davutoğlu ise, Avrupa Birliği ile vizesiz seyahat müzakeresi yürüttüğü günlerde önce "Penguen Dosyası" adlı blog yazısı ile "Erdoğan aleyhine" siyasi çizgi izlemekle suçlanmıştı. Ardından AKP Merkez Yönetim Kurulu'nda genel başkanlık yetkileri elinden alınan Davutoğlu, 5 Mayıs 2016’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi sonrasında görevinden istifa etti. Bunun üzerine 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri ile iktidar ve Başbakan olan Davutoğlu yerine Binali Yıldırım’ın getirilmesi amacıyla AKP 2. Olağanüstü Kongresi, 21 Mayıs 2016’da yapıldı. Yıldırım’ın tek aday olarak seçildiği AKP Genel Başkanlığı dolayısıyla Başbakanlık görevini doğrudan devralması ise, muhalefet cephesinde "halkın seçimi ile yapılan bir değişiklik olmaması" nedeniyle eleştirildi.

Yıldırım, bugün 1 yıllık görev süresi sonunda Erdoğan’a görevini devretti.

XS
SM
MD
LG