Erişilebilirlik

‘Erdoğan Brunson Kozunu Kaybetmemek için Türk Ekonomisini Feda Ediyor’


Haber sitesi Bloomberg.com, Türk Lirası’nın değerindeki büyük düşüşe ve bu düşüşle ilgili değerlendirmelere geniş yer veriyor. Başkan Donald Trump’ın Türkiye’nin rahip Andrew Craig Brunson’u serbest bırakmaması üzerine yaptırımların dozunu arttırma yoluna gittiğini bildiren site, Başkan’ın Türk alüminyum ve çeliğine uygulanan gümrük tarifelerini iki katına çıkarma talimatı verdiğini, bundan böyle çeliğe uygulanan gümrük tarifesinin yüzde 50, alüminyumun ise yüzde 20 oranında olacağını Twitter paylaşımıyla duyurduğunu bildiriyor. Habere göre Trump’ın Twitter mesajı üzerine Kardemir Karabük Demir Çelik şirketinin hisselerinin değeri yüzde 8, Ereğli Demir Çelik’in ise yüzde 9,9 oranında düştü. Bloomberg’e göre Erdoğan hükümetini hedef alan yaptırımlar, Türkiye-Amerika ilişkilerinde yaşanan kopukluğun önde gelen göstergelerinden biri.

Bloomberg.com’da yer alan Therese Raphael imzalı ve “Amerika-Türkiye İlişkileri Hiçbir Zaman Eskisi Gibi Olmayacak” başlıklı değerlendirme ise iki ülke hükümetinin aynı değerleri paylaşıyormuş gibi rol yapmalarının zamanının çoktan geçtiğini yazıyor. Değerlendirmeye göre ya ilişkileri kurtarmak için bulunabilecek en iyi uzlaşı yolu bulunacak, ya da Türk ekonomisi ve Amerika’nın bölgesel stratejik çıkarları açısından yıkıcı sonuçlar doğuracak kopuşa göz yumulacak. Ancak Therese Raphael, bu iki yoldan hangisi seçilirse seçilsin ilişkilerin bir daha asla eskisi gibi olmayacağını vurguluyor. Amerika’nın Türkiye karşısında elinin daha güçlü olduğu görüşünü ifade eden Raphael, 24 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri Erdoğan’ın iktidarını güçlendirse de Erdoğan’ın seçimi yüzde 52 gibi bir oranla kazandığını ve örneğin Putin’in seçim zaferi gibi bir sonuçtan bahsedilemeyeceğini kaydediyor. Değerlendirme şöyle devam ediyor: “Türkiye siyasi açıdan bölünmüş durumda. Erdoğan, ülkeyi baskıyla yönetmeye devam ettikçe, özellikle de Türk ekonomisindeki kötüleşmenin sürmesi durumunda, daha savunmasız hale gelebilir. Liradaki değer kaybı, bu açıdan çok şey ifade ediyor. Yine de diplomatik bir çözüm gerginliklerin tırmanmasına tercih edilir. Erdoğan, Brunson kozunu kaybetmemek için Türk ekonomisini feda ediyor. Amerika’yla ilişkilerde yaşanan kırılma, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve zaten ürkek olan yabancı yatırımcılarla olan ilişkilerini de zora sokar.”

“Trump’ın Twitter mesajında ‘Türkiye’yle ilişkilerimiz şu anda iyi değil’ ifadesini kullanması, yani İran ve Suriye’yle sınırları olan bir NATO müttefikine karşı düşmanca tavır sergilemesi, Türkiye’nin meselelerinin yayılıp bölge dışındaki ekonomileri de rayından çıkarma riskini arttırdı.” New York Times

Yine Bloomberg.com’dan Mark Gilbert, “ekonomik gerçeklikleri görmeyi reddeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk Lirası’nın içinde bulunduğu duruma adeta Osmanlı tokadıyla yanıt verdiğini” yazıyor. Türk Lirası’nın bu yıl tüm dünyada en kötü performansı gösteren para birimi olduğuna dikkat çeken Gilbert, şöyle devam ediyor: “Vatandaşlarının yastık altındaki döviz ve altınlarını bozdurmalarını istemek, ekonominin en iyi olduğu bir dönemde bile kötü bir ekonomik stratejidir. Para biriminiz dolar karşısında üçte bir oranında değer kaybettiyse halktan böyle bir talepte bulunmaya ekonomik intihar denir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cuma günkü konuşmasından medet uman ve Türk Lirası’nın yaşadığı serbest düşüşün bir nebze de olsa kontrol altına alınabileceğini bekleyen yatırımcılar, umduklarını bulamadı. Başkan Trump ise Erdoğan’ın komplo teorilerini besler nitelikteki Twitter mesajında liranın çöküşüne alkış tuttu ve çelik ve alüminyuma uygulanan gümrük tarifelerinin iki katına çıkarılacağını duyurdu. Şimdi tüm gözler, liranın çöküşünü durdurmak için faizleri yükseltme cesaretini bulup bulamayacağı sorgulanan merkez bankasında.”

Wall Street Journal ise Türk Lirası’nda yaşanan krizin uluslararası döviz piyasalarını sarstığını yazıyor. Gazetenin Mike Bird ve Jon Sindreu imzalı haberinde liranın bugünkü ani düşüşünün gelişmekte olan başka ülkelerin para birimleri açısından da deprem etkisi yarattığı yazılı. Habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ekonomi savaşından” söz etmesi, piyasalardaki çalkantıları daha da şiddetlendirdi. Liranın sadece bu hafta içinde yüzde 23 oranında değer kaybettiğini vurgulayan gazetenin görüş aldığı iktisatçı Jan Dehn, Erdoğan’ın tek başına Türkiye’ye zarar verdiğini, Trump’ın gümrük tarifesi tweet’i dahil son gelişmelerin bardağı taşıran son damla olabileceğini söyledi. Gazete ayrıca Erdoğan’ın “Onların doları varsa bizim de halkımız, hakkımız ve Allah’ımız var” sözlerini de yorumluyor ve yatırımcılar için bu sözlerin Türk hükümetinin piyasaları rahatlatmak için merkez bankasının faiz artışına gitmesinin önünü açmak ya da IMF’ye başvurmak gibi önlemler alacağını açıklama olasılığının düşük olduğunu gösterdiğini kaydediyor.

New York Times ise Amerika’yla olan gerginliklerin hızla tırmanması üzerine Türkiye’nin ekonomik bir tutuşma noktası haline geldiğini yazıyor. Jack Ewing imzalı haberde uzun yıllardır jeopolitik açıdan kritik bir ülke konumunda olan Türkiye’nin dünya ekonomisi açısından risk haline geldiği bildiriliyor. Türk Lirası’ndaki ani değer kaybının Başkan Trump’ın saldırgan ifadelere yer verdiği Twitter mesajıyla daha da arttığını yazan gazete, Uzakdoğu ve Avrupa’daki piyasalarda da çalkantıya yol açığını, gelişmekte olan ülke piyasalarındaki döviz çıkışını hızlandırdığını ve zaten istikrarsız olan bölge açısından daha büyük belirsizlikleri beraberinde getirdiğini kaydediyor. Haber şöyle devam ediyor: “Türkiye’nin ekonomisi, büyüklük açısından dünyada 17’inci sırada, bir bakıma Florida eyaletinin ekonomisinden daha küçük. Trump’ın küresel ticareti ve uzun yıllara dayalı ittifakları sarsan politikaları, Türk ekonomisinin durumunu daha da zora soktu. Trump’ın Twitter mesajında ‘Türkiye’yle ilişkilerimiz şu anda iyi değil’ ifadesini kullanması, yani İran ve Suriye’yle sınırları olan bir NATO müttefikine karşı düşmanca tavır sergilemesi, Türkiye’nin meselelerinin yayılıp bölge dışındaki ekonomileri de rayından çıkarma riskini arttırdı. Tıpkı Yunanistan’da 2010’da olduğu gibi bugünkü gelişmeler, orta büyüklükte ekonomiye ve küresel çapta sorunlara sahip olan bir ülkenin mali istikrarı nasıl sarsabileceğini gösterdi.”

XS
SM
MD
LG