Erişilebilirlik

Yüzde 10'un Altına Düşen Enflasyon Bu Seviyede Kalabilecek mi?


21 Ağustos 2015 - İstanbul, Türkiye

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bir önceki aya göre yüzde 0,99 yükselen TÜFE’nin (Tüketici Fiyat Endeksi) bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,22 artış gösterdiğini açıkladı.

Böylelikle, 2018’in Ekim ayında yüzde 25,24 ile son on yılın en yüksek noktasına yükselen yıllık enflasyon, 2017 yılının Temmuz ayından beri ilk kez yüzde 10’un altına inmiş oldu.

Bununla birlikte on iki aylık ortalama enflasyon, yüzde 18,26 olarak açıklandı.

Hafta başında Yeni Ekonomik Programı açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yıllık enflasyon hedefini yüzde 15,9’dan yüzde 12’ye düşürdüklerini dile getirmişti.

Amerika’nın Sesi’nin konuştuğu iktisatçılar, enflasyonun geçen yıldan kaynaklanan baz etkisi nedeniyle tek haneli rakamlara düştüğünü, Eylül ayı ile birlikte yeniden çift haneli rakamlara çıkacağını ifade etmekle birlikte asıl konsantrasyonun büyüme ve işsizlikte olması gerektiğine dikkat çektiler.

Son 12 ayda en yüksek artış alkollü içecekler ve tütünde görülüyor

Endekste yer alan ana harcama grupları arasında bir önceki yılın aynı ayına göre en fazla artış gösterenler, alkollü içecekler ve tütün, lokanta ve oteller ile sağlık alanı oldu.

2018 yılı Ağustos ayından bu yana alkollü içecekler ve tütün yüzde 43,86 artarken, sağlık yüzde 15,41, lokanta ve oteller yüzde 14,87 artış gösterdi.

12 ana harcama grubunda tek düşüş gösteren ise yüzde 0,66 ile ulaştırma oldu.

On iki aylık ortalamalara bakıldığında en yüksek artış gösteren harcama grupları ise çeşitli mal ve hizmetler (yüzde 26,19), ev eşyası (yüzde 25,66), gıda ve alkolsüz içecekler (yüzde 24,18) oldu.

Son on 12 ay ortalamasına bakıldığında ana harcama gruplarında düşüş olmadığı görülüyor.

Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Veysel Ulusoy, enflasyondaki düşüşün kalıcı olmadığı kanaatinde.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Profesör Ulusoy, ‘‘Son dönemde Dolar’ın baskılanması ithal ürünlerde enflasyonu azalttı ancak ne yatırımcının Dolar satın alıp ithalat yapma ne de halkın tüketmeye gücü var. Ağustos enflasyonun tek hanelerde gelmesi geçtiğimiz yıl enflasyondaki dalgalanmanın baz etkisinden kaynaklanıyor. Bunun kalıcı olduğunu düşünmüyorum. Bu geçici bir durum, gerçek değil. Gelecek aydan itibaren çıkışa geçecek, yeniden çift haneleri göreceğiz. Bir de unutmayın, geçen Ekim’de TÜİK Başkan Yardımcısı görevden alındı ya da ayrıldı. Sonrasında enflasyon sepetindeki madde sayısı 407’den 418’e çıktı, bunların ağırlıkları da değiştirildi’’ dedi.

‘‘Vatandaş, enflasyon rakamlarına inanmıyor, toplumun tüm kesimlerine sorsak hissedilen enflasyon yüzde 20’den aşağı çıkmaz’’

Prof. Ulusoy, kendi gündelik yaşamında yaşadığı enflasyonun TUİK’in açıkladığı TÜFE sonuçlarından farklı olduğu için toplumun büyük kesiminin güven sorunu yaşadığını belirtti:

“Aslına bakarsanız zaten toplum bu enflasyon rakamlarına inanmıyor. Bugün halkın hisleri endeksini ölçmek için toplumun tüm kesimlerinde sorsak enflasyon 20’den aşağı çıkmaz. Alt kırılımlara baktığımızda enerji ve içkiyi kenara koyunca, TÜİK sonuçlarında da yüzde 20’nin altına inmediği görülüyor. Maalesef bugün ‘enflasyon düşük veya söylenenden yüksek’ diye tartışmak da yersiz. Zira insanların harcama yapacak bir geliri yok. Toplam talepte yüzde 5 düşüş var. Yatırımlarda yüzde 23 düşüş var. Üstelik vatandaş, zorunlu harcamasını dahi kısarak ihtiyat tedbir bağlamında dövize yöneliyor. Bunlar geleceğe dair parlak işaretler değil.’’

Prof. Güneş: ‘‘Enflasyondaki düşüş ilk bakışta güzel ama büyüme ve işsizliğe odaklanmalıyız’’

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Hurşit Güneş de döviz kurunun belli bir istikrar sağlaması ile iç talebin cansız olmasını, enflasyonun Ağustos ayında tek haneye inmesindeki ana etmenler olarak görüyor.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan Prof. Güneş, ‘‘Bazı tüketilen mallarda aşağıya iniş var ama tüketicinin elektrik, doğalgaz zamları az buz değil. Bu endeks 80 milyonun ortalama kullanım endeksi. Ücretliler ve dar gelirlilerin enflasyonu TÜFE’den çok daha yüksek oluyor. Çünkü temel gıda maddelerinde artış onları daha derinden etkiliyor. Bununla beraber evet, ilk bakışta enflasyondaki düşüş iyi bir şey ama işsizlik ve büyümeye de bakmalıyız. Orada bir iyileşme yok. İşsizlik artıyor. Büyümede tahminleri geçekçi değil. Üstelik o iyimser tahminler bile Türkiye’nin ihtiyacının gerisinde. Enflasyon düştü diye sevinmek yerine büyümeyi arttırmaya, işsizliği azaltmaya odaklanmak gerekir. İşsizliği azaltıcı büyüme modeli uygulamalı ve cari işlemler açığı vermemeliyiz’’ diye konuştu.


XS
SM
MD
LG