Erişilebilirlik

Bazı uzmanlar, El Nusra Cephesi’nin IŞİD’e yönelik saldırılarını arttırmasını ve Suriye’de artan askeri hareketliliğini, Halep’in batısındaki İdlib bölgesinde resmen bir emirlik ilan edebileceğinin işareti olarak değerlendiriyor

El Kaide’nin Suriye’deki kolu Nusra Cephesi, kendisine bağlı savaşçıların güney Suriye’de IŞİD lehine faaliyet gösteren bir milis gücüne saldırılar düzenleyerek IŞİD’e karşı çabalarını ikiye katladı.

Çatışmalar, Nusra Cephesi’nin Suriye’deki varlığını yeniden canlandırma girişiminin bir parçası olarak görülüyor. Bu strateji, ülkenin diğer yerlerinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ın güçlerine karşı girişilen saldırılarda da örgütün öncü konuma geçmesini sağladı.

Uzmanlar, El Nusra’nın ana akım isyancı milisler üzerinde askeri üstünlüğünü ve Esat rejimi ile IŞİD’e karşı saf oluşturmada vazgeçilmez bir güç olduğunu göstermeye çalıştığı görüşünü dile getiriyor. Örgütün artan askeri hareketliliği, Halep’in batısındaki İdlib bölgesinde resmen bir emirlik ilan edebileceğinin işareti olarak da değerlendiriliyor.

El Kaide lideri Ayman El Zevahiri, dün yayınlanan bir ses kaydında Suriye’de bir emirliğin oluşumuna onay vermiş görünüyor. El Zevahiri aylar sonra ilk mesajında, Suriye’deki cihat yanlısı gruplara birleşmeleri çağrısında bulundu.

Ortadoğu Enstitüsü adlı düşünce kuruluşundan Charles Lister’a göre, Nusra Cephesi, Suriye’deki düşmanlıkları yeniden tırmandırarak, ABD ve Rusya’nın arabuluculuğunda varılan ateşkes nedeniyle Şubat-Mart aylarında çatışmalarda görülen belirgin azalma sırasında kaybettiği nüfuzunu yeniden kazanmayı amaçlıyor.

“Suriye Cihadı” adlı kitabın yazarı Lister, El Kaide’nin , IŞİD’e karşı uluslararası kampanyanın gölgesi altında sessizce güç depoladıktan sonra Suriye’de kendi egemen devletini ilan etmeye hazırlanıyor olabileceğini belirtiyor.

Hama saldırısı

Nusra Cephesi, geçen hafta Hama’da Esat güçlerinin karargahına bir saldırı düzenledi. El Nusra, saldırıda İran’da eğitim görmüş Ulusal Savunma Güçleri’nin bir yerel komutanı dahil 25 rejim askerini öldürdüğünü iddia ediyor. Suriye hükümet sözcüsüne göre, rejim de cihat yanlıların elindeki Aydun, Tuloul Al Homer ve Ad-Dallak kentlerine hava saldırılarıyla yanıt verdi.

El Nusra ayrıca, Halep’in güneyinde cihat yanlılarının Han Tuman kentini rejim yanlısı Şii milislerden almasından günler sonra Marta köyünü de ele geçirmesinde öncü roldeydi. El Nusra’nın internet üzerinden yayınladığı video görüntülerinde cihat yanlılarının attığı roketlerin hükümet mevzilerini vurduğu ve yüzlerce metreyi bulan alev dalgalarının oluştuğu görülüyor.

Merkezi İngiltere’de bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, El Nusra savaşçıları Suriye’nin güneybatısındaki Dara’da da El Nusra savaşçıları IŞİD’in müttefiklerine şiddetli saldırılar düzenliyor.

El Nusra kendisine karşı çıkan muhalefet gruplarıyla savaşarak, rakiplerine korku salmada IŞİD’le rekabete girmiş görünüyor. El Nusra savaşçılarının Şam’ın bir mahallesinde geçen hafta İslamcı milislerden oluşan Ceyşül İslam’dan bir Sünni savaşçıyı vahşice öldürmesi isyancı milisler arasında öfkeye yol açtı.

Muhammed Amer Hava adlı savaşçının vahşice öldürülmesine sosyal medya üzerinden tepkiler geldi. Sertlik yanlısı İslamcılar bile El Nusra’yı IŞİD’den farkı olmamakla suçladı.

‘Güçlü’ El Kaide liderlerinin gelişi

Lister, Foreign Policy dergisine yazdığı makalede, El Nusra’nın operasyonlarındaki artan temponun “El Kaide’nin en güçlü isimlerinin (Suriye’ye) gelişini” takip ettiğini belirtiyor. Lister’e göre bu, “El Kaide’nin merkez liderliğinin Avrupa’nın eşiğinde örtülü şekilde yeniden canlanması.”

Lister, emirlik kurulması konusunda Nusra Cephesi içerisinde fikir ayrılıklarının olduğunu, Suriye’deki nüfuz sahibi Sünni din adamlarının grubun arzularını kesin biçimde reddettiğini kaydediyor.

Lister, “Bunun sonucunda, nüfuz sahibi cihat yanlıları El Kaide’nin Suriye’deki geleceği hakkında daha verimli tartışmalara arabuluculuk etmeleri ve destek olmaları için Suriye’ye davet edildiler,” diye yazdı.

Grubun izlemesi gereken yol hakkında El Nusra ile Sünni din adamları arasında daha önce de ihtilaflar yaşanmıştı. Kasım 2014’te Daily Beast adlı haber sitesi, El Nusra ile IŞİD liderleri arasında geçici birleşme görüşmelerinin olduğunu bildirmişti.

Aynı dönemde, grubun lideri Ebu Muhammed el Golani’nin IŞİD’inkine alternatif bir El Nusra emirliği kurulmasını duyurmaya hazırlandığını öne süren haberler de vardı.

İç tartışma

Katarlı yetkililer Nisan ve Mayıs 2015’te kapalı kapılar ardında El Nusra’yı El Kaide’den ayrılmaya çağırdılar. Bu çağrı, grubun içerisinde sosyal medya sitelerine de yansıyan tartışmalara neden oldu.

Eski Esat mahkumlarına yönelik bir yardım kuruluşunu yöneten Muhammed Nebih Osman, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Bence bu bölünme yakında olacak. Şunu anlamak lazım; El Nusra çok farklı iki bölümden oluşuyor ve çoğunlukla yerel savaşçılardan oluşan bölüm küresel cihada ilgi duymuyor,” dedi.

Lister’a göre, El Nusra’nın iç tartışmalara sürüklemesi eğiliminden endişe eden El Kaide liderleri, bir emirlik kurulmasını öne çıkarmak ve iç muhalefeti bastırmak için öde gelen cihat yanlılarını göndermek suretiyle duruma müdahale etti.

Lister, “Ateşkesin fiilen sona ermesi ve Cenevre’deki siyasi sürecin de dağılmasıyla Nusra Cephesi’nin sahadaki baskı gücü bir kez daha artıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika’nın Sesi’ne e-posta üzerinden verdiği demeçte Lister, “Nusra Cephesi’nin emirlik kurma arzularına etkili ve kalıcı biçimde karşı koymanın tek yolu, Suriye’deki ılımlı sivil, siyasi, adli ve askeri muhalefeti tekrar güçlendirmekten geçiyor” ifadesini kullandı.

Lister, siyasilerin, bu muhalefet gruplarını birbirlerinden bağımsız olarak desteklemek yerine, Suriye’deki ılımlı muhalefetin bütünlüğünü acilen güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

XS
SM
MD
LG