Erişilebilirlik

El Kaide'nin İki Numarası İran'da Öldürüldü İddiası


New York Times gazetesi, istihbarat kaynaklarına dayandırdığı bir haberinde, 1998 yılında Afrika’daki iki ABD büyükelçiliğine bombalı saldırıların planlamasına yardım etmekle suçlanan El Kaide terör örgütünün iki numarasının Ağustos’ta İsrail ajanları tarafından İran’da öldürüldüğünü öne sürdü.

Haberde, Ebu Muhammed el Masri takma adıyla bilinen Abdullah Ahmed Abdullah’ın 7 Ağustos’ta Tahran’daki bir caddede motorsikletli iki kişi tarafından vurularak öldürüldüğü iddia edildi.

Gazeteye göre, El Kaide’nin şu anki lideri Eymen el Zevahiri’nin gelecekte yerini alması beklenen kişi olarak görülen Masri’nin öldürülmesi şimdiye kadar gizli tutuldu.

Üst düzey bir Afgan güvenlik yetkilisi Ekim ayında Reuters’a yaptığı açıklamada, uzun süredir FBI’ın en çok arananlar listesinde yer alan Masri’nin Tahran’ın Pasdaran bölgesinde öldürüldüğünü söylemişti. Reuters o zaman bu bilgiyi doğrulatamamıştı.

New York Times’ın haberinde, ABD’nin Mısır doğumlu militanın öldürülmesinde bir rolünün olup olmadığı ya da varsa nasıl bir rolünün olduğu konusunun bilinmediğini yazdı. Operasyonun ABD’nin talebiyle düzenlendiğini belirten gazete, Amerikalı yetkililerin İran’da Masri ve diğer El Kaide yetkililerinin yıllardır izini sürdüğünü kaydetti.

Gazete, El Kaide’nin Masri’nin ölümüyle ilgili bir açıklama yapmadığını, İranlı yetkililerin de bunu gizli tuttuğunu ve hiçbir hükümetin açıkça sorumluluk üstlenmediğini belirtti.

İran ise Cumartesi günü yaptığı açıklamada haberi yalanladı, topraklarında hiçbir El Kaide “teröristinin” olmadığını vurguladı.

Reuters’a konuşan bir Amerikalı yetkili, Times’ın haberinde yer alan ayrıntıları doğrulamayı reddederken, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nden de henüz bir yorum gelmedi. İsrail başbakanının ofisi de haberle ilgili yorum yapmayacağını kaydetti.

New York Times, El Kaide’nin kurucularından biri olan Masri’nin kızıyla birlikte öldürüldüğünü yazdı. Kızının eski El Kaide lideri Usame bin Ladin’in ölen oğlunun eşi olduğu belirtildi.

Gazete ismini açıklamadığı Amerikalı istihbarat yetkililerine dayanarak, Masri’nin 2003’ten bu yana İran’ın himayesinde olduğunu ve 2015’ten bu yana da Tahran’ın lüks semtlerinde özgürce yaşadığını belirtti. Gazeteye göre, Amerikalı terörle mücadele yetkilileri, İran’ın Amerikan hedeflerine karşı operasyonlar düzenlemesi için Masri’ye kapılarını açmış olabileceğini düşünüyor.

Haberde Masri’nin öldürüldüğü tarih olarak verilen 7 Ağustos’ta Tahran’da olağandışı bir öldürülme olayı yaşanmıştı. İran devlet medyasının da 8 Ağustos’ta geçtiği habere göre, Lübnanlı bir kişi ve kızı Tahran’ın kuzeyindeki Pasdaran mahallesinde kimliği bilinmeyen motorsikletli saldırganlar tarafından öldürülmüştü. Haberde bu iki kişi, 58 yaşındaki tarih öğretmeni Habib Davud ve 27 yaşındaki kızı Meryem olarak tanımlanmıştı. Yarı resmi haber ajansı Mehr, Tahran’daki bir polis kaynağına dayanarak, iki kişinin saldırıya uğradıkları sırada bir aracın içinde olduğunu ve sürücü tarafından üzerlerine 4 kez ateş edildiğini bildirmişti.

İran hükümeti o dönemde olayı doğrulamamıştı ancak resmi IRNA haber ajansı 8 Ağustos’ta geçtiği haberde, Tahran Bölgesel Yönetimi’nin halkla ilişkiler ofisinin medya haberleri ve sosyal medya hesaplarına atıf yaparak haberi tweet attığına yer vermişti.

XS
SM
MD
LG