Erişilebilirlik

Türkiye, ulusal güvenlik ve terörle mücadele gerekçeleriyle geçen yıl 24 Ağustos’ta Suriye topraklarında başlattığı askeri operasyon kapsamında kilit noktalardan birisi olan El Bab bölgesini kontrol altına aldığını açıkladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) yapılan yazılı bilgilendirme ile Fırat Kalkanı Operasyonu’nda 24 Şubat itibariyle El Bab’ın kontrol altına alındığı bildirildi. Şam rejimince Türkiye’nin sınır ihlali yaptığı yönündeki suçlamaya da üstü kapalı yanıt verildi. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte operasyon yapıldığı anımsatılan bilgilendirmede, özetle, “Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’nin 51. Maddesi’nden kaynaklanan meşru müdafaa hakkımız gereği, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla, Fırat Kalkanı Harekatı, uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde planlanmış, başta siviller olmak üzere kutsal ve tarihî mekânlar, kamu bina ve tesisleri ile temel ihtiyaçlara yönelik kaynaklara zarar verilmemesi esas alınmış, harekâtın uzaması pahasına büyük bir titizlik içerisinde hareket edilerek icra edilmiştir,” denildi.

Fırat Kalkanı’ndaki gelişmeleri de kronolojik olarak hatırlatan TSK, “Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında toplam 230 meskûn mahal ve 1.925 kilometrekare alanda kontrol sağlanmıştır. Azaz bölgesiyle birlikte şu anda 2.225 kilometrekare alan ÖSO kontrolündedir,” bilgisini paylaştı.

TSK, operasyonda El Bab hedefine ulaşılmasında “En büyük pay başta hayatlarını bu uğurda hiç çekinmeden feda eden aziz şehitlerimize, operasyonlarda yaralanan ve harekât boyunca kahramanca mücadele eden silah arkadaşlarımıza aittir” yorumunu da aktardı ancak toplam ölen asker sayısını ifade etmedi. Bugün ise IŞİD’in düzenlediği el yapımı bombalı saldırı sonucu 2 Türk askerinin hayatını kaybetmesiyle Fırat Kalkanı’ndaki can kaybı 71 oldu.

Şimdi “yerel halka destek verilecek” ya sonrası?

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da, Suriye sınırında Kilis’te operasyona ilişkin değerlendirmede bulunduktan sonra yazılı açıklama yaptı. Asimetrik bir savaş olması nedeniyle ihtiyatlı davrandıklarını kaydeden Akar, bundan sonrasında artık yerel halka destek verileceğini açıkladı. Akar, “El-Bab’ın kontrol altına alınmasıyla birlikte harekatın başında planlanan hedeflere ulaşılmıştır. Müteakip süreçte hayatın hızla normalleştirilmesi ve yerel halkın güven içerisinde evlerine dönüşleri için her türlü destek sağlanacaktır” dedi.

Türkiye’nin, El Bab’ı kontrolüne almasıyla birlikte şimdi neler olacağı merak konusu. ABD ile son dönemde temaslardaki artış nedeniyle Türkiye’nin Rakka Operasyonu’na katılacağı veya terör örgütü PKK’nın uzantısı olarak gördüğü PYD-YPG nedeniyle Münbiç’e operasyon düzenleyeceği iddiaları gündemde.

Ağar: “IŞİD etki üretmeye çalışıyor”

TSK’da özel harp subaylığı görevinden emekli olan ve savunma uzmanı Abdullah Ağar ise, bugün Türkiye’nin El Bab’ı kontrolü altına almasının ardından terör örgütü IŞİD’in düzenlediği saldırıları ve bundan sonrasında neler olabileceğini Amerika’nın Sesi’ne yorumladı.

“TSK’nın yaklaşık 20 günlük kıskaç harekatı sonunda El Bab bölgesini dün IŞİD’e ciddi kayıplar verdirerek kontrol altına aldığını” söyleyen Ağar, “Artık IŞİD’in geri bölgede bıraktığı karelere baktığımızda bombalı araçlar, el yapımı patlayıcı (EYP) düzenekleri ve mayınlara karşı temizlik harekatı başladı. IŞİD orada çok ciddi tünel ağı oluşturmuş. Böylece IŞİD tünel ağını kullanarak ciddi bir engel yaratmış. Ancak IŞİD’in dün kendi açısından da fiyasko yaşamasıyla, bugünkü saldırıları ‘karakteristik bir özelliği’ diyebiliriz. IŞİD, bir bölgede toprak kaybetse bile dünya kamuoyuna ve karşı güçlere ‘Ben varım’ mesajı verebilmek için bombalı araç veya canlı bomba saldırıları düzenliyor. Bu nedenle bugün de El Bab’ın kuzeybatısında 6 kilometre mesafedeki noktada 2 ayrı saldırı düzenledi. Bugünkü (24 Şubat) saldırılarda 100’den fazla yaralı ve 60 civarında ölü var. IŞİD yeniden etki üretmeye çalışıyor bölgede,” dedi.

TSK’nın da bugün (24 Şubat) iki askerini kaybettiğini kaydeden Ağar, bunun da yol taraması sırasında el yapımı bombanın patlaması sonucu olduğunu söyledi. Ağar’a göre, IŞİD, özellikle bu patlayıcı maddelerle TSK ve ÖSO’daki can kayıplarına yol açtı. Ağar’ın bilgisi itibariyle TSK bölgede 3 bin 800 civarında patlayıcıyı imha etti.

Türkiye, ABD’nin kararını mı bekliyor?

Türkiye’nin Rakka’ya mı yoksa Münbiç’e mi doğru askeri operasyona devam etme ihtimallerini de değerlendiren Ağar, özellikle ABD’deki yeni yönetim Suriye konusunda karar vermedikçe Türkiye’nin ileri adımlar atmayacağı görüşünde.

“Suriye’de uluslararası karar verilmeden yani bölgedeki etkin aktör devletler arasında uzlaşmaya varılmadan sonuç olmayacaktır,” diyen Ağar, Türkiye açısından ise Donald Trump yönetimince özellikle PYD-YPG konusunda nasıl karar verileceğinin önemli olduğunu söyledi.

Rakka operasyonunun PYD’yi de içinde barındıran Demokratik Suriye Güçleri ile yapılamayacağını kaydeden Ağar, ABD’nin Türkiye ile son temaslarını da Rakka konusunda zemin arayışı olarak gördüğünü dile getirdi. Ağar, “Türkiye bir maceraya atılmayacaktır” düşüncesinde.

Mesad Barzani neyi amaçlıyor?

Bu arada Irak Kürt Yönetimi Bölgesi (IKYB) Başbakanı Mesud Barzani ise, Cumartesi günü Türkiye’ye geliyor.

Ankara ziyareti öncesinde Barzani, bugünkü açıklamasıyla dikkat çekti. Irak ve Suriye’nin artık yeniden bütün olamayacağını savunan Barzani, Ortadoğu sınırlarını yeniden çizmek gerektiğini söyledi. Şimdi Barzani’nin Türkiye ile bu görüşlerini nasıl müzakere edeceği ise merak konusu.

Savunma uzmanı Abdullah Ağar ise, Barzani’nin Kürt bağımsızlığı konusundaki yaklaşımına Irak ile Suriye’nin tepki vereceğini ifade etti. Ağar, belki Barzani’ye PKK’ya karşı olarak ABD ve Türkiye’nin destek verme ihtimali olabileceğini ancak bunun zamanla ortaya çıkacağını anlattı.

XS
SM
MD
LG