Erişilebilirlik

26 Ekim Amerikan Basınından Özetler


26 Ekim Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:02 0:00

New York Times, hafta içinde aralarında eski başkanlar Bill Clinton ve Barack Obama’nın, Demokrat Parti’nin önde gelen bazı isimlerinin, CNN Televizyonu’nun ve Başkan Trump’ı şiddetle eleştiren sanatçı ve siyasetçilerin bulunduğu kişilere boru düzenekli bomba gönderilmesini soruşturan yetkililerin incelemelerini Florida eyaletinin güneyinde yoğunlaştırdığını bildiriyor. Habere göre yetkililer, ikisi eski Başkan Yardımcısı Joe Biden, biri ise ünlü aktör Robert De Niro’ya gönderilen üç bombalı düzeneğin daha ortaya çıkması üzerine soruşturmayı paketlerin çıkış noktası olduğu tahmin edilen Florida’ya yöneltti. Amerikan Posta Hizmetleri’nin sisteme giren paketleri görüntülediği, uzmanların şimdi bu görüntüleri inceleyerek paketlerin nereden ve kim tarafından gönderildiğini anlamaya çalıştığı bildiriliyor. Yetkililer, hiçbiri patlamamış olsa da düzeneklerin patlama kapasitesine sahip olup olmadığını anlamaya çalışıyor. New York Polis Teşkilatı, paketlerin “canlı düzenekler” içerdiğini, bu nedenle mümkün olan en hassas şekilde elden geçirilmeleri gerektiğini kaydediyor. New York Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın kendisini eleştiren kişi ve kuruluşlara bomba düzenekli paket gönderilmesi üzerine yaptığı birlik ve beraberlik çağrısının yerini kısa sürede bir kez daha öfke ve hırçınlığın aldığını yazıyor. Gazete, Trump’ın daha bir gün önce kullandığı itidalli söylemi bir kenara bırakarak siyasi muhalif ve rakiplerini düşmanlık ortamı oluşturmakla suçladığını kaydediyor. Kongre ara seçimlerine iki haftadan az süre kala seçimin çekişmeli geçeceği eyaletlerde kampanya çalışmalarına hız veren Trump, rakiplerini “şer” olarak, haber medyasını ise “toplum düşmanı” şeklinde nitelemeye, Demokratlarsa Cumuriyetçiler’i, gittikleri restoran ve mağazalarda taciz etmeye devam ediyor. Gazeteye göre tüm bu tartışmaların odak noktası ise kendisini “tüm Amerikan halkının başkanı” olarak tanımlamaktan kaçınan Donald Trump.

Washington Post ise 2016 başkanlık seçimlerinden bu yana tabanını canlandıran ve “mavi dalga” hareketinin tüm ülkeyi etkisi altına alacağı planları yapan Demokrat Parti’nin Kongre ara seçimlerine çok az süre kaldığı şu günlerde panik havasına girdiğini yazıyor. Habere göre Temsilciler Meclisi üyeliği seçimlerinde daha birkaç hafta öncesine kadar Demokrat adayların açık ara önde gittiği bölgelerde şimdiyse Cumhuriyetçi adayların arayı kapattığı gözleniyor. Örneğin 2016 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı Hillary Clinton’ın kazandığı 25 muhafazakar seçim bölgesinin şu anda sadece 11’inde Demokrat adayların kazanması olasılığı söz konusu. Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirebilmesi için en az 23 sandalye alması gerekiyor. Demokrat Parti’yi en çok kaygılandıran unsurlardan biri ise Texas ve California gibi kilit eyaletlerde yaşayan Latin kökenli seçmenlerin beklenen ölçüde sandık başına gitmemesi olasılığı. Her iki partinin de en çok mücadeleyi verdiği Kongre seçim bölgeleri, Başkan Trump’ın politikalarını ve önceliklerini onaylamayan, yüksek eğitimli ve varlıklı seçmenlerin yaşadığı, geleneksel olarak muhafazakar kabul edilen banliyöler. Denver ve Kansas City sınırlarının hemen dışında yer alan banliyöler, bunun en açık örneği. Bu bölgelerde seçimi alamayacağını kabullenen Cumhuriyetçiler’in bunun üzerine çabalarını Los Angeles civarındaki muhafazakar kesimlere yönlendirdikleri gözleniyor.

Wall Street Journal ise teknoloji dünyasının iki devi Amazon ve Google’ın çatı şirketi Alphabet’in büyümesinin son çeyrek verilerine göre yavaşladığının görüldüğünü yazıyor. Habere göre organik ürünler süpermarketi zinciri Whole Foods’u satın alması, bu yıl Amazon’un büyümesini yavaşlattı. Öte yandan Google’ın reklamcılık alanında bu yıl beklendiği kadar hızlı yükseliş kaydedemediği gözlendi. Gazete, gerek Amazon gerekse Alphabet’in satışlarının yıldan yıla yüzde 20’nin üzerinde arttığını, her iki şirketin de 700 milyar doların üzerinde değere sahip olduğunu hatırlatıyor. Ancak özellikle Nasdaq endeksinde son günlerde yaşanan sert düşüş, yatırımcıların teknoloji devlerine karşı ne kadar acımasız ve affetmez olduğunun en açık göstergesi. Yatırımcıların aklındaki en ciddi kaygılardan biri ise her iki firmada da büyümenin sürdürülebilir olup olmadığı.

XS
SM
MD
LG