Erişilebilirlik

Eğitim-Sen’den Dinselleşme ve Anadil Uyarısı


Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Arzu Koç "2019-2020 Eğitim Öğretim Dönem Soru Eğitimin Durumu" raporunu okudu

Eğitim-Sen’in Diyarbakır’daki üç şubesi tarafından hazırlanan ‘2019-2020 Eğitim Öğretim Dönem Sonu Eğitimin Durumu’ raporu basın toplantısıyla açıklandı. Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Arzu Koç tarafından okunan raporda, Diyarbakır’daki 26 bin 114 öğretmenin 1931 okulda 492 bin 975 öğrenciyle eğitime katıldığı belirtildi.

Eğitim-Sen’den Dinselleşme ve Anadil Uyarısı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:28 0:00

Eğitimin dinselleştiğini savunan Koç, “Ülke genelinde ve özelde Diyarbakır’da eğitimde dinselleştirme ve gericileştirme bütün hızıyla bu dönemde de devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın alt bir kuruluşu haline getirilerek bilimsel eğitimden fiilen vazgeçildi. Müfredatın dinselleştirilmesiyle eğitim sistemi tarikatların ve vakıfların örgütlenme alanlarına dönüştürüldü. Milli Eğitim Bakanlığı'nın vakıf ve cemaatlerle imzaladığı protokollerin anayasaya aykırılığından dolayı mahkemeler tarafından verilen protokollerin iptal kararları iktidar ve onun politikalarını uygulayan bürokratları tarafından dikkate alınmamış ve bu protokoller uygulamaya devam edilmiştir” dedi.

Anadilde eğitim yapılmamasına tepki gösteren Koç, “Milyonlarca çocuk en temel hak olan anadilde eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır. 96 yıldır uygulanan politikalar bu dönemde hiçbir değişikliğe uğramadan uygulanmıştır. Her ne kadar farklı dillerde seçmeli dersler ve üniversitelerde yaşayan diller enstitüsü açılmış olsa da siyasi iktidar politik olarak arkasında durmadığı için fiilen bu alanlar anlamını yitirmiştir” diye konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve eğitimdeki uygulamalar, eğitimde şiddet ile güvencesizlik ve eğitimin piyasalaştırılması gibi konulara da dikkat çeken Koç, ihraç edilenlerin geri alınması çağrısı yaptı.

Koç, taleplerini ise şöyle dile getirdi:

“-Anadilde demokratik laik bilimsel ve kamusal eğitim verilmeli,

-Müfredatın çağa uygun hale getirilerek gerici yoz ve cinsiyetçi söylemlerden arındırılması sağlanmalı,

-Güvenceli istihdam sağlanmalı,

-Kadrolaşmaya son verilip objektif kriterlere göre idareci atamaları yapılmalı,

-Toplumsal vicdanı yaralayan ve yozlaştıran taciz ve tecavüz ve şiddeti teşvik edici cezasızlık sisteminden bir an önce uzaklaşıp, ciddi yaptırımlar uygulanmalı,

-Cemaat ve tarikatlar eğitim sisteminden bir an önce uzaklaştırılıp sosyal devlet ilkesine göre inancına kimliğine bakılmadan insanların eğitimden faydalanması sağlanmalı,

-OHAL komisyonunda işletilen oyalama sürecinden bir an önce vazgeçilip kamu emekçileri koşulsuz bir şekilde görevlerine iade edilmelidir.”

Toplantının ardından VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan sendika yöneticileri, raporlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dikkate alınmadığını söyledi.

Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Eş Başkanı Recep Şimşek, hükümete yakın sendikaların daha fazla dikkate alındığını belirterek, “Bakanlık daha çok kendi yandaş sendikalarını dikkate alıyor. Onların politikalarında ortaklaşıyorlar. Eğitim-Sen muhalif bir sendika olduğu için bakanlık tarafından dikkate alınmıyor. Biz bunu bir mücadele aracı olarak görüyoruz. Her dönem Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimde yaşanan bütün olumsuzlukları toplayıp basınla ve halkla kamuoyuyla paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Eş Başkanı Abbas Şahin ise anadilde eğitim verilmemesine tepki gösterdi. Şahin şöyle konuştu: “Yaşanan sorun ve sıkıntıların yansıtılması gerekiyordu. Bunlardan en önemlisi anadilde eğitim hakkının öğrencilerin elinden alınmasıydı. Amed genelinde 492 bin öğrenci dönem sonuna geldi ve bu öğrencilerin tamamına yakını kendi anadilinin dışında başka bir dilde eğitim aldığı için eğitim hayatına ve sosyal yaşam içerisinde geri başlamış oldu. Bunun gündemleştirilmesi gerekiyor. İktidar partisinin şu ana kadar ve gelen iktidarların sürekli olarak tekçi eğitim sistemleri tek dil, tek bayrak, tek devlet sistemleri hala var olduğu gibi devam ediyor. Biz bunların mücadelesini vermemize rağmen iktidar bundan vazgeçmeyi pek düşünmüyor.”

XS
SM
MD
LG