Erişilebilirlik

İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın dün akşamki istifası 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası Türk siyasetinde yaşanan en büyük sürpriz oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın çevresinde yer aldığı bilinen Ala, yine Cumhurbaşkanı’nın güvensizlik bildirmesiyle görevinden ayrıldı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, Ala’nın siyaset sahnesinde yıldızının parlamasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluş sürecinde önemli roller üstlenmiş olan Eski Kültür Bakanı Erkan Mumcu’nun rol oynadığını söyledi.

“Daha önce kaymakamlık görevlerinde bulunan Ala, Erkan Mumcu tarafından Turizm Bakanlığı’nda görevlendirildi. Mumcu, AKP hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilinde onu müsteşarı yapmak istedi. Olmayınca Batman Valiliği’ne atanması sağlandı.”

Sapan: Ala’nın Diyarbakır Valiliği’ne atanmasında Abdülkadir Aksu’nun etkisi var

Batman Valisi olduğu yıllarda halkla kurduğu ilişkiyle öne çıkan Ala, bölgenin en beğenilen valilerinden biri oldu. O yıllarda Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevinde bulunan Naci Sapan, Batman Valisi olarak yayın hayatına yeni başlayan Güneydoğu Ekspres gazetesinin açılışına katıldığını hatırlattı.

“Bilgili, kültürlü, felsefeci bir devlet adamıydı. Bölge sorunlarınla hep ilgiliydi. Eşrafla, sivil toplum örgütleriyle ilişki kurardı. Halkla yakın ilişki kurduğu görülünce İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun desteğiyle Diyarbakır’a atandı. Diyarbakır Valiliği sırasında hep pozitif yanı öne çıktı. Çatışmacı zihniyete sahip Emniyet Müdürü Orhan Okur’a müsaade etmedi. ‘Müzakere etmem emrederim yapar” dedi ve Okur bunun üzerine görevinden ayrıldı. 3-4 günlük bir çatışmalı zemin oldu. Cam çerçeve kırıldı, taşlar atıldı. Onu çözmek için çaba harcadı. O olayın sonunda etmiş olduğu ‘cana geleceğine cama gelsin’ sözü bence onu müsteşarlığa taşıdı.”

3 yıllık Diyarbakır Valiliği 2007 Seçimleri sonucu Başbakan Müsteşarlığı’na atanmasıyla son buldu. Efkan Ala, altı yılı aşkın süre bu görevde kaldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde en yakın ekibinde yer aldı.

Öztürk: Başbakanın imzaladığı dosyalar hep Efkan Ala’nın elinden geçti

Saygı Öztürk, bugün devletin bünyesinden söküp atmak istediği Fetullahçı yapılanmanın o dönemde hız kazandığına dikkat çekti.

“Başbakanlık Müsteşarlığı görevi demek başbakanın sağ kolu demektir. Bugün şikayet edilen birçok atama o dönemde yapıldı. Dosyalar önce müsteşarlığa gelinir onun tarafından incelendikten sonra başbakanın önüne gider. Ben bu istifanın FETÖ ile ilgisi olduğunu zannetmiyorum. Ama tartışılan birçok atamanın o dönemde olduğunu hatırlamak gerek.”

Ala 17-25 Aralık sürecinde Gülen cemaatine en net tavır alan bakanların başında geliyordu

Başbakanlık Müsteşarlığı görevinde kameralardan uzak duran Ala, 17-25 Aralık Süreci’nde Muammer Güler’in yerine İçişleri Bakanlığı’na atandı. Bakanlığa atandığı gün 25 Aralık’ta o dönem başbakan olan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan hakkındaki gözaltı kararına karşı Özel Harekat polislerine “eve yaklaşan kim olursa vurun” talimatı veren Ala, Erdoğan’ın gözaltına alınmasını engellemiş oldu. Gazeteci Sapan, Ala’nın bundan sonra da Gülen cemaatiyle sürtüşmekten vazgeçmediğinin altını çizdi.

“2014 yılında yerel seçimler sırasında Erzurum’daki aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlayın. O dönem Gülen’e karşı sert sözler söyledi. Hatta Erdoğan’dan bile zaman zaman ileri gitti”

Gerçekten de 26 Ocak 2014’te “Birkaç darbeyi yenmişiz. Senin ağababalarını yenmişiz. Sana pabuç bırakır mıyız? Sen içine yuvalandığın o tabanda o insanların iyi niyetini suiistimal etme. Uluslararası sömürge düzenine ‘one minute’ diyen liderin hareketine ‘dur’ diyorsun. Kimsin kimsin? Sensin gücün yeter mi? Sen nasıl olur da başkaldırıyorsun darbe teşebbüsünde bulunuyorsun?” demişti.

Dolmabahçe Mutabakatı’nda yer alan tüm AKP’liler makamlarından ayrıldı

Efkan Ala’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilk ters düşmesi HDP’li milletvekilleriyle Dolmabahçe Mutabakatı’nın imzalanmasında oldu. Hükümet adına Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile AKP TBMM Grup Başkan Vekili Mahir Ünal ve Kamu Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu’nun yer aldığı toplantıda HDP’den Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken ve Pervin Buldan 10 maddelik mutabakatı kamuoyuna duyurdular.

Ancak üç hafta sonra Ukrayna dönüşü gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, “Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim, o konuların demokrasi ile yakından uzaktan alakası yok. Hükümetle Cumhurbaşkanı her an her konuyu görüşüyor diye bir şey yok” diyerek mutabakatı reddetti.

Dolmabahçe mutabakatı bir ay içinde kadük olurken Efkan Ala’nın da İçişleri Bakanlığı’ndan ayrılmasıyla 20 ay önce hükümet ve AKP adına o toplantıya katılan herkes görevlerini bırakmış oldu.

Öztürk: İstifanın FETÖ ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum

Peki İçişleri Bakanı’nın görevden ayrılmasının 15 Temmuz Darbe Girişimi’yle ne kadar ilgisi var? Ya da daha açık bir dille soracak olursak “FETÖ’yle ilişkili bir istifa mı?” Gazeteci Saygı Öztürk, bu soruya net bir şekilde “hayır” diyor.

“Ben FETÖ’yle Efkan Ala’nın bir alakası olmadığını düşünüyorum. Bugün neden mi istifa etti? Bir kere İçişleri Bakanı üzerinde muhalefetin büyük baskısı vardı. CHP, görevdeki valilerin militan valiler olduğunu söylüyordu. Bu valiler büyük ölçüde Ala tarafından atandı. Bir de tabii son dönemde birçok terör hadisesi oldu. Bakıldığı zaman burada bir istihbarat zafiyeti olduğu açık. Bu da tabii Cumhurbaşkanı’nı zor duruma düşürüyordu.” Naci Sapan da Ala’nın FETÖ ile ilişkili olmadığı kanaatinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bu kadar yakın bir ismin devre dışı kalmasının sürpriz olduğunu söylese de Ala’nın kısa süre önce yapmış olduğu Türkiye’nin 81 valisinden 74’ü ile 7 bin istihbarat görevlisinden 6500’ünün FETÖ’cü olduğu açıklamasının da şaşırtıcı olduğunu hatırlattı.

CHP’li Gök: Ala’yla ilgili şüpheler mi vardır?

Konu bugün basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Levent Gök tarafından da gündeme getirildi.

Gök, “15 Temmuz gecesi deniliyor ki Efkan Ala'ya ulaşılamadı, FETÖ'ye karşı yeterli mücadele yapamıyor, gerekçe o mudur? Gerekçe buysa 81 ilin valisinin 74 tanesinin FETÖ'cu olduğunu ve 7 bin istihbarat görevlisinin 6 bin 500'ünün FETÖ'cu olduğunu söyleyen Efkan Ala bunu tek başına mı yapmıştır? Kimdir o kararnameleri beraber imzalayanlar? Onların sorumlulukları yok mudur? Kendisiyle ilgili şüpheler mi vardır. En kanlı olayların olduğu zamanlarda istifa etmesi gerekirken etmeyen Efkan Ala şimdi istifa ettirilmek isteniyorsa altında çok daha başka gerekçeler vardır. Biz bu gerekçeleri bilmek ve sorgulamak istiyoruz” dedi.

Efkan Ala görevi Süleyman Soylu’ya teslim etti

Gök’ün “şimdi istifa ettirilmek isteniyorsa altında başka gerekçeler vardır” dediği Efkan Ala, bugün İçişleri Bakanlığı görevini Çalışma Bakanlığı’ndan ayrılan Süleyman Soylu’ya teslim etti.

Kısa bir konuşma yapan Ala, “Bu göreve, beni tevdii eden, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza teşekkür ediyorum. Bu görevi yerine getirirken bana her zaman mesaileriyle destek olan birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarıma müteşekkirim. Türkiye gibi zaman zaman sistemine kayıt dışı darbecilerin müdahale girişiminde bulunduğu ülkelerde Meclis desteği ve halk desteğinin yanı başımızda hissedilmesi önemlidir” dedi.

XS
SM
MD
LG