Erişilebilirlik

ECHO: Suriyeliler Türkiye’de İhtiyaçlarına Erişim Sağlıyor


Türkiye’deki Suriyeliler için Avrupa’nın gönderme sözü verdiği 3 milyar Euro’luk bütçenin insani yardımlar odaklı kısmını yönetmekle görevli ECHO Türkiye Direktörü Jane Lewis, Amerika’nın Sesi’ne konuştu. Lewis, “Suriyeliler diğer sığınmacı krizi örneklerine bakıldığında pek de benzeri görülmeyen şekilde Türkiye’de birçok ihtiyaçlarına erişim sağlayabiliyor” dedi.

Türkiye, 29 Kasım 2015’te Avrupa Birliği ile topraklarında barındırdığı Suriyeliler'e 3 milyar Euro’luk maddi destek sağlanması konusunda anlaşmaya varmıştı. O dönemki Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’yi temsil ettiği Brüksel’deki toplantıda, Avrupa Komisyonu Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'in sözüyle süreç başladı. Avrupa’nın maddi desteği 2016 yılından itibaren Türkiye’ye iletildi.

Ancak Davutoğlu’nun görevinden ayrılması sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, sık sık Avrupa’yı söz verdikleri 3 milyar Euro’yu ödememekle suçlaması gündemden düşmedi. Buna karşın Avrupa tarafı, yardımın Türk hükümeti kuruluşları yanı sıra sivil toplum kuruluşları ile birlikte yürütülecek programlara aktarılacak şekilde planlandığını vurguladı. Erdoğan’ın tepkisi devam etse de AB, bütçeyi kesinlikle Avrupa’nın yöneteceğini belirterek, maddi harcama yapılan projeleri ve ne kadar harcama yapıldığını zaman zaman paylaştı.

ECHO (European Civil Protection and Humanitarian Aid Operations), Avrupa Komisyonu’na bağlı Avrupa Sivil Koruma ve İnsan Yardım Operasyonları Direktörlüğü. Avrupa Komisyonu’nun Suriyeliler konusunda olduğu üzere yürüteceği insani yardım projelerini merkezi Brüksel'deki ECHO yönetiyor.

ECHO Türkiye Ofisi Direktörü Jane Lewis, Brüksel – Ankara hattında önemli başlıklardan biri olan “Suriyeliler'e yardım” konusunda Amerika’nın Sesi'yle son durumu paylaştı.

Avrupa’nın desteği 3 milyar 180 milyon Euro

ECHO Türkiye Ofisi’nin verilerine göre Avrupa’nın vadettiği 3 milyar Euro’luk bütçe, aslında 3 milyar 180 milyon Euro’ya ulaştı. Bunun 1 milyar 400 milyon Euro’luk kısmını Avrupa Komisyonu’na bağlı ECHO Türkiye Ofisi yönetiyor. Diğer 1 milyar 780 milyon Euro’luk kısmı ise, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu kontrol ediyor.

AB, 1.78 milyar Euro’luk bütçesinden 908 milyon Euro’sunu, ECHO da, 1.4 milyar Euro’luk bütçesinden 638 milyon Euro’sunu harcadı. Hali hazırda toplam bütçeye ilişkin nasıl harcanacağına ilişkin projelendirmeler de yapıldı ve dolayısıyla Avrupa toplam 3 milyar Euro’yu Türkiye’deki Suriyeliler için harcama sözünü yerine getiriyor.

40 insani yardım projesi için anlaşma

Avrupa’nın maddi desteğiyle 40 insani yardım projesi için resmi kuruluşlar ve 19 STK’yla anlaşmalar yapıldı. Projeler kapsamında, eğitim, sağlık alanları yanısıra özellikle kış koşullarından korunmaları için barınma meselesiyle çocuklar, engelliler ve “korunmasız gruplar” olarak adlandırılan kesimlere çözümler hedeflendi.

ECHO Türkiye, özellikle temel ihtiyaçlar için Kızılay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) işbirliğiyle nakit para yardımı projesini hayata geçirdi. Bu projede, Suriyelilere, Halkbank’ın desteğiyle Kızılay Kart olarak adlandırılan banka kartı dağıtılarak, karttan ya nakit para çekimi yapabilmeleri ya da kart ile alışveriş yapmaları sağlandı. Bu proje, Avrupa’nın bugüne değin yürüttüğü en büyük insani yardım programı oldu.

Suriyeli çocukların eğitim sorunu içinse AB ve ECHO, Milli Eğitim Bakanlığı'yla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle proje yürütüyor. Çocuklarını okula gönderme açısından maddi sıkıntı yaşayan ailelere nakit para yardımıyla asgari katkı verilmesi amaçlanıyor. Türk devlet okullarına veya eğitim merkezlerine en az bir çocuğunu göndermesi şartıyla Suriyeli aileye yardım yapılıyor.

Sağlık alanında Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) aracılığıyla aralarında Suriyeli doktor ve hemşireler için de olan Arapça sağlık hizmeti sağlanabilmesi için çalışma yürütülüyor. Sağlık Bakanlığı ile birlikte özellikle kadın ve kız çocuğu sığınmacıları koruma amaçlı 35 sağlık merkezi oluşturulması gibi projeler gerçekleştiriliyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile birlikte sığınmacılara yasal sorunları aşmaları için de destek sağlanıyor.

“Türkler çok cömert ve sığınmacıları çok hoş karşıladı”

ECHO Türkiye Direktörü Jane Lewis, sadece Suriyeliler değil Iraklı sığınmacılara da insani yardım ulaştırılması için çalıştıklarını anımsatarak Türkiye’deki sığınmacılar hakkında bilgi verdi. En etkin şekilde insani yardımları gidermeyi hedeflediklerini kaydeden Lewis, temel ihtiyaçlar olarak gıda, içme suyu, güvenli barınma yeri, eğitime erişim ile fiziki ve psikolojik rehabilitasyon sağlanması için çalıştıklarını anımsattı.

Lewis, “Bize göre Suriyeliler diğer sığınmacı krizi örneklerine bakıldığında pek de benzeri görülmeyen şekilde Türkiye’de birçok ihtiyaçlarına erişim sağlayabiliyor. Suriyeliler, sağlık, eğitim ve bazı durumlarda çalışma ve hatta vatandaşlık haklarına erişebiliyor. Aslında genel olarak Suriyeliler’in ülkelerine geri dönmek istediğinin farkındayız. Ama savaş halen devam ediyor ve henüz nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz” dedi.

“Türkiye’de Suriyeliler'e tepki var” gibi iddialara da katılmayan Lewis, “Bu konuda uzun süredir çalışıyorum. Türk nüfusu çok cömert, sığınmacıları çok hoş karşıladı. Kriz başladığından beri sığınmacı nüfusu çok büyüdü ancak ciddi ölçekte sıkıntılar yaşandığını görmüyoruz” diye konuştu.

“Türkiye ölçeğinde 3,5 milyon Suriyeli’ye yardım kolay iş değil”

Türkiye’deki sığınmacılara temel insani yaşam koşulları sağlanabilmesi için çalıştıklarını vurgulayan Lewis, “1.4 milyar Euro’luk kısmı sadece insani yardımlar odaklı diyebiliriz. 3 milyar Euro’luk bütün maddi kaynak kullanımı bu yılın sonu itibariyle gerçekleşmiş olacak. 700 milyon Euro’nun üzerindeki rakam harcanmış, Türkiye’ye gönderilmiş durumda. Diğerleri projelere göre ayrıldı” bilgisini verdi.

Kızılay Kart'la basit ihtiyaçlar için nakit para yardımı sağladıklarını kaydeden Lewis, bundan 1 milyon 200 milyon Suriyeli’nin yararlandığını söyledi.

Avrupa Komisyonu üyesi ülkelerce verilmesi taahhüt edilmiş 1 milyar 400 milyon Euro’luk bütçeye ilişkin bütün sözleşmeleri yaptıklarını belirten Lewis, yıl sonu itibariyle bütçe harcamalarını tamamlamış olacaklarını ancak bazı projelere sonrasında devam edileceğini anlattı.

Türkiye’nin “Avrupa sözünü tutmadı” gibi eleştirilerine ise Lewis, Avrupa’nın tek hamlede hemen bütün bütçeyi göndermesi durumu olmadığını ve projelendirilmiş şekilde Suriyeli sığınmacılar için bütçeyi kullandıkları yanıtını verdi. Lewis, “Projeleri yürütmek zaman gerektiriyor. Türkiye ölçeğindeki büyük bir ülkede ve 3,5 milyonu aşkın sığınmacı sayısı itibariyle çok kolay değil projeleri uygulamak. Projeler muhtemelen 2018 yılı sonuna ve bazıları ise 2019 yılı ilk aylarına değin yürütülmeye devam edecek. ECHO Türkiye Ofisi olarak her zaman Türk otoriteleriyle harika ilişkilerimiz oldu. Kendileriyle birlikte ele ele çalışıyoruz” diye konuştu.

Lewis, “MEB’in son istatistiği itibariyle 600 bin çocuk örgün eğitim kapsamına alınmış durumda, yani okullu. ECHO’nun bütçesini sağladığı nakit para yardımı programı kapsamında yüzlerce çocuk Kızılay Kartı’nı alma şansına dolayısıyla da örgün eğitim sisteme erişim sağlayabildi. Ama en az 400 bin çocuk halen eğitim sistemine dahil edilmek için bekliyor. Biz MEB ile birlikte bunun için sıkı çalışarak bu çocuklar için çözüm bulmak istiyoruz. Güvenli barınma koşulları açısından da Kızılay Kart ile nakit para yardımı programındaki temel amaçlardan birisi de ailelere kira yardımı olması. Buna rağmen halen Türkiye genelinde güvenli barınma imkanı sağlama konusunda önemli bir açık var” ifadelerini kullandı.

Brüksel ve Ankara arasında yeniden anlaşma olacak mı?

Suriye’de iç savaş henüz barış ile sonuçlanmadı ve Suriyelilerden çok azı ülkesine geri dönüş düşüncesinde. Bu durumda Türkiye’deki 3.5 milyonu aşkın Suriyeli sığınmacı ne olacak?

Avrupa’nın sığınmacılar için Türkiye’ye yardıma devam edip etmeyeceğini sorduğumuz ECHO Türkiye Direktörü Lewis, öncelikle kendisi ve ofis personeliyle sığınmacılara insani yardım ulaştırılması için çaba harcadıklarını anımsattı. Ancak maddi yardım meselesine politikacılar tarafından karar verileceğini işaret eden Lewis, “Siyasi anlaşma nasıl olacak bunu bekliyoruz. Bizim Türk otoriteleriyle ilişkimiz fazlasıyla pozitif ve doğru yönde ilerliyor, çalışıyoruz” demekle yetindi.

“STK’larla bazı zorluklar yaşanıyor”

Jane Lewis, Türkiye’de süren olağanüstü halin sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmayı zorlaştırdığını da kabul etti. Lewis, “Türkiye’deki yasal atmosfer nedeniyle STK’larla çalışmamız ile ilgili bazı zorluklar yaşanıyor. Farklı bakanlıktan, merkezi otoritelerden çeşitli izinler alınması gerekiyor. Bu duruma çözüm bulunması için Türk otoriteleriyle yakın şekilde çalışıyoruz. En yakın zamanda da çözüm bulmayı ümit ediyoruz” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG