Erişilebilirlik

Eğitim-Sen’den Uyarı: ‘Eğitim Dinselleşiyor’


Eğitim-Sen verilerine göre Diyarbakır’da da bugün 2 bin 44 okulda 461 bin 21 öğrenci, karne alarak, eğitim yılının ilk yarısını tamamladı. Eğitim-Sen, ilk dönemin son gününde eğitimin yaşadığı sorunlara ilişkin bir rapor açıkladı. Sendika binasındaki basın toplantısıyla açıklanan raporda, hükümetin 16 yılda 7 kez Milli Eğitim Bakanı değiştirdiğine dikkat çekildi.

Raporu açıklayan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Zeynep Kara, OHAL döneminin binlerce eğitimciyi işsiz bıraktığını söyledi. Kara, “Ülke genelinde milli eğitimde OHAL boyunca 41 bin 397 eğitim emekçisi ihraç edildi. Diyarbakır’da 144 Eğitim-Sen üyesi öğretmen memur ve akademisyen ihraç edildi. Darbelerin panzehri ülkede demokrasiyi geliştirmek iken tamamen anti-demokratik ve hukuksuz uygulamalar devreye kondu” dedi.

Ülke genelinde 400 bin ataması yapılmayan öğretmen olduğuna dikkat çeken Kara, şöyle devam etti:

“Bakanlık resmi rakamlara göre 137 bin açık olmasına, 78 bin civarı ücretli öğretmen çalıştırmasına rağmen her yıl ortalama 20 bin öğretmen ataması yaparak adeta geleceğimizin teminatı gençlerimiz ve aileleriyle dalga geçmektedir. Eğitimde iş güvencesi olmadan çalışmanın süreklilik ve verimlilik açısından sorun olmasına rağmen iktidar kendi memurunu oluşturmak için sözleşmeli öğretmenlik kavramını getirmiştir. Sınav, mülakat, güvenlik soruşturması, sözleşme yenileme gibi şeyleri ortaya atarak eğitimde olması gereken her şeyin içini boşaltmıştır. Hatta artık iktidar ve çevresinden tanıdıkları olamayanların atamasının yapılmadığı ortaya çıkmıştır”

Kara’nın dikkat çektiği konulardan biri de anadilde eğitim oldu. Binlerce öğrencinin anadilde eğitim alamadığına dikkat çeken Kara, ”Toplumsal farklılıkları sorun olarak gören zihniyet bu farklılıkları ortadan kaldırmayı da kendine hak olarak görmüştür. Bütün politikaları farklılıkları yok etmek üzerine olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Diyarbakır’da yüz binlerce öğrenci bir dönemi daha anadillerinde eğitim almadan bitirdiler. Bu politika kademeli olarak halkın anadilini kullanmasının önüne geçerek dilin yok edilmesini sağlamaktır” dedi.

Kara’nın bir uyarısı da din eğitimiyle ilgili oldu. Kara, okulların dini grupların temel faaliyet alanları haline getirildiğini öne sürdü. Milli Eğitim’in ‘tek din, tek mezhep’ politikasını sürdürdüğünü savunan Kara, “MEB’in merkezi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, yerellerde ise il müftülükleri başta olmak üzere, büyük çoğunluğu dini cemaatlerin uzantısı olan kimi vakıf ve derneklerle çeşitli konu başlıkları altında imzalanan işbirliği protokolleri, okullarımızın dini grupların temel faaliyet alanları haline getirilmesine neden oldu. Eğitim sistemi, eğitim biliminin en temel ilkelerinden, laik-bilimsel eğitim anlayışından hızla uzaklaşırken, okullarda dinselleşmeye ve inanç istismarına dayanan uygulama ve faaliyetler kaygı verici boyuta ulaştı” diye konuştu.

Raporun sonuç bölümünde ise şu taleplere yer verildi:

  • “Anadilde demokratik, laik, bilimsel ve kamusal eğitim,
  • Müfredatın çağa uygun hale getirilmesi, gerici yoz cinsiyetçi söylemlerden ve uygulamalardan arındırılması,
  • Güvenceli istihdam,
  • Kadrolaşmaya son verilip objektif kriterlere göre idareci atamaları yapılması,
  • Sözleşmeli öğretmenlik atamalarından bir an önce vazgeçilip kadrolu ve güvenceli atamalar yapılması,
  • OHAL komisyonu bir an önce lağvedilip ihraç edilen kamu emekçilerinin bir an önce görevlerine iade edilmesi.”

XS
SM
MD
LG