Erişilebilirlik

Dünya Kadınlar Günü: Türkiye’de Kadın Olmak


2010-2016 yılları arası kadın cinayeti verileri

Türkiye’de nüfusu yaklaşık 40 milyonu bulan kadınların içinde bulunduğu durum, iş gücüne katılımdaki eşitsizlik, okur-yazar oranındaki artış nedeniyle pek iyimser gözükmüyor.

Dünya Kadınlar Günü’nde Amerika’nın Sesi, Türkiye’deki kadınlarla ilgili ulaştığı verileri derledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 8 Mart dolayısıyla 2016 yılı sonu itibariyle ülkedeki kadın nüfusa ilişkin verileri paylaştı. Bu verilere göre; 39 milyon 771 bin 221 kadın, Türkiye nüfusunun yüzde 49.8’ini oluşturuyor. Okuma-yazma bilgisine sahip kadın nüfus oranı ise, erkeklere kıyasla 5 kat fazla. Ülkede 25 yaş ve üstü okur-yazar olmayan kadın nüfus oranı yüzde 9 olarak açıklanıyor. Lise ve dengi okul mezuniyeti açısından bakıldığında; bu oran, erkeklerde yüzde 23.5 iken kadınlarda yüzde 15.6. Yükseköğretim eğitimi açısından oranlara bakıldığında ise; erkeklerde yüzde 17.9 oranına karşılık kadınlarda yüzde 13.1. Dolayısıyla eğitim açısından kadınlar, erkeklerden geri planda kalmış görünüyor.

Gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyorlar

Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerde ortalama kadın istihdam oranı yüzde 60.4 iken; Türkiye’de 15 yaş ve üstü nüfusta kadın istihdamı yüzde 27.5 oranıyla sınırlı kalıyor. Ülkede ev işlerini paylaşım açısından da örneğinde evde yemek yapan erkek oranı sadece yüzde 8.8 olarak belirlenmesi nedeniyle pek eşitlikçi kabul edilemiyor.

Kadınlar ayrıca yaşadıkları çevrede veya gece yalnız yürüdüklerinde yüzde 63 kendilerini güvende hissetmediklerini açıklıyor. Yüzde 52.5’i ise yaşadıkları çevrede güvenli hissetmediğini ifade ediyor.

Siyasete katılıma ilişkin verilere göre ise; kadın muhtar oranı son yapılan 2014 Yerel Seçimleri itibariyle sadece yüzde 2 olarak tespit edildi. Bu oran, önceki yıllara kıyasla azaldı. Türkiye siyasetinde yıllardır olduğu gibi Hükümet’te sadece aileden sorumlu bakanın kadın olması geleneği sürerken; TBMM’de 550 vekil arasında kadın milletvekili sayısı 1 Kasım 2015 seçimleriyle 81 rakamına ulaştı. Ancak o vekillerden HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği düşürülmesiyle birlikte bir kişi Meclis’ten eksildi.

TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili Candan Yüceer de, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, Türkiye’deki tabloyu değerlendirdi. Yüceer, “Yıl 2017 ancak 8 Mart dolayısıyla kadınlar açısından duruma baktığımızda ülkemizde zihniyet çarpıklığı olduğunu görüyoruz. Kadınlara erkeklerle eşit yaşam koşulları verilmesinde, eğitim hakkından yararlanmalarında, çalışma hayatında yer almalarında, politika dahil olmasında kadınlarımızın engelle karşılaştığını görüyoruz. Devleti yönetenlerce de kadınlara ikinci sınıf gözle bakıldığını görüyoruz. Maalesef haklarımız da lütuf gibi veriliyor. Mesela bugün 8 Mart kutlamalarıyla ilgili bazı valilikler yasak kararları aldı. Ama yasaklamalar kadın duruşuyla geçersiz hale gelebildi. Bunları düzeltmek, engelleri kaldırmak için de kadın haklarını anlayan, uygulamayı gerekli gören siyasi iktidar gerekiyor. Kadınlar da bugün siyasete bu mesajı vermek için zaten eylemler düzenliyor” dedi.

Kadın cinayetlerinde artış

Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakalarını ise, Kadın Cinayetlerini Durduralım Platformu yakından takip ediyor. Her yıl kadın cinayetlerinde artış yaşandığını vurgulayan Kadın Cinayetlerini Durduralım Platformu, 2016 yılına ilişkin açıkladığı raporunda, önceki yıla kıyasla cinayetlerde artış yaşandığını vurguladı. Platform, 2016 yılında 328 kadın cinayeti işlenirken, bunun yüzde 50’sinin 21 Temmuz sonrasında ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) döneminde olduğunu da duyurdu. Raporda; özetle şu bilgilere yer verildi:

“Bütün bir yılın en önemli kazanımı; AKP’nin ‘erken yaşta zorla evlendirme ve tecavüzü kapsayan çocuk istismarını’ yasalaştırmak için bir gecede geçirmeye çalıştığı ‘utanç önergesi’nin iptal ettirilmesiydi. Öldürülen kadın kardeşlerimizin yüzde 45’i kendi hayatlarına dair karar almak istediği için, boşanmak istediği için, ilişkisini sonlandırmak istediği için öldürüldü. Kadınlar en yakınları tarafından öldürülürken, yüzde 46’sının çocuğu vardı. OHAL ile beraber kadına yönelik şiddet arttı, kadınlar türlü işkencelerle öldürüldü. Devlet kadınları korumadı. Bu yıl kadınların yüzde 70’i silahla ve kesici aletle öldürüldü. Bu yıl öldürülen kadınların yüzde 20’si genç kadınlarken, yine OHAL dönemiyle beraber 15 yaşından küçük kız çocuklarının da erkekler tarafından öldürülmesine şahit olduk. Kadın cinayetinin en çok yaşandığı iller: İstanbul’da 34, Adana’da 17, Ankara ve İzmir’de 16, Antalya ve Gaziantep’te 14, Kocaeli ve Muğla’da 11, Manisa ve Konya’da 10 kadın kardeşimiz öldürüldü.”

2017 yılında da kadına yönelik şiddette artış devam ediyor. Platform, Ocak ayında 37 kadının öldürüldüğünü ve 14 kadına cinsel şiddet uygulandığını açıkladı. Şubat ayında ise, 30 kadın cinayet kurbanı oldu ve 19 kadın cinsel şiddete maruz kaldı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Kadın Cinayetleri Durduralım Platformu Temsilcisi Gülsüm Kav, “grafiğimizde yıllarda artış yaşanması aslında bir grafikten öte yitirdiğimiz kadınlar anlamına geliyor. O grafikte sadece bir yıl düşme görünüyor. 2011 yılında azalma görünüyor. Çünkü o yıl, kadınları etkin korumak için 6284 sayılı kanun yapıldı. Böylece kadınlar yararına somut adım atılmış oldu. Türkiye, aynı yıl İstanbul Sözleşmesi’ne ilk imza atan ülke oldu. O yıl, Türkiye, ‘kadınlara yönelik şiddete sıfır tolerans’ tavrı almıştı. Ancak sonraki yıllarda grafikte sayılar yükseldi. Çünkü kanunun içi boşaltıldı ve cezalandırma haksız indirimlere devam edildi. Artık koruma tedbirleri de uygulanmıyor ve dolayısıyla sorun sürüyor” diye konuştu.

ILO: Kadınlar çalışmak istiyor ama..

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi de, 8 Mart vesilesiyle Amerikan araştırma şirketi GALLUP ile yürütülen çalışma yaşamına ilişkin verileri açıkladı. Dünyada 142 ülkeyi kapsayan araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’de kadınların yüzde 87’si ücretli işe sahip olmaları gerektiğini düşünüyor. Ancak buna karşın erkeklerin ise yüzde 62’si “kadın çalışmalı” görüşünde. Türkiye’de her 10 kadından sadece 1’i, evde kalarak hane halkı ve aile bakımı işleri ile uğraşmayı tercih ettiğini ifade ediyor. Ancak kadınların sadece yüzde 30’u erkeklerle benzer eğitim ve tecrübeye sahip olduklarında aynı iş bulma olanağına sahip olduğunu dile getiriyor.

Kadınlar grev çağrısı

Bu arada Gülsüm Kav, geçtiğimiz yılı Türkiye’de ve dünyada kadınlar bakımından çok sıkıntılı gördüğünü belirterek, bu nedenle bugün için Uluslararası Kadın Grevi çağrısı yapıldığını söyledi. “Kadınlar zorlu geçen yıla cevap olarak direnme kararı aldı. Boyun eğmediler” diyen Kav, bu yılı tarihsel açıdan çok önemli gördüğünü ifade etti. Kav, “Kadınlara çağrıda bulunuyoruz. Bugün kendilerine yüklenen işlerden herhangi birini yapmasınlar. Evde telefonu açmak, yemek yapmak gibi bize yüklenmiş işlerden birini yapmayarak greve destek verelim. Birlikte gücümüzü göstermeliyiz” görüşünü aktardı.

XS
SM
MD
LG