Erişilebilirlik

Dünya Ana Dili Günü'nde ‘Kürtçe’ Talebi


UNESCO tarafından 1999'da ilan edilen 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde Diyarbakır’da Kürtçe’ye ilişkin talepler dile getirildi. Basın açıklamalarında Kürtçe'nin önündeki engellerin kaldırılması istendi.

Dünya Ana Dil Günü'nde ‘Kürtçe’ Talebi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:18 0:00

Kürtçe'nin geliştirilmesi, resmi dil olması ve okullarda öğretilmesi amacıyla kurulan Kürt Dil Platformu, 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü nedeniyle açıklama yaptı. Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerefhan Ciziri tarafından yapılan açıklamada Kürtçe'nin resmi dil olması istendi. Ciziri, "21 Şubat ana dil gününde devletten Kürtçe'nin eğitim dili olmasını, resmi dil olmasını istiyoruz ve Kürtçe dil kurumlarının kurulmasını istiyoruz. Siyasi partiler parlamentoda adım atsın, Kürt diliyle ilgili kanunları gündeme getirsinler ve tavırlarını ortaya koysunlar. Ortak siyasi bir girişimle Kürtçe kanuni bir statüye kavuşsun” dedi.

Kürtçe ile ilgili bir talep de sendika ve meslek örgütlerinden geldi. KESK Şubeler Platformu Dünya Ana Dili Günü nedeniyle basın açıklaması yapmak istedi. Yenişehir’deki Sanat Sokağı'nda yapılmak istenen açıklamaya polis önce izin vermedi. Görüşmelerin ardından ara sokakta açıklamaya izin verildi.

Platform adına konuşan Eğitim-Sen Şube Başkanı Abbas Şahin, Kürtçe'nin yok olmayla karşı karşıya olduğunu söyledi. Şahin, “Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci kendi ana dilinde eğitim göremediği için eğitime her zaman geride başlamak zorunda kalıyor. Milyonlarca çocuk bilinçli bir politikayla kendi ana dilinden uzaklaştırılarak bir insanlık suçu işlenmektedir. Türkiye’de eğitim politikaları, her dönem farklı ana dilleri yok etmek üzerine kurulmuş ve bunun da toplumu bir arada tutmanın bir yolu olduğundan söylenerek işlenen suç meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Ancak temel amacın Türkçe dışında ülkede kullanılan farklı ana dilleri yok etmek olduğu her seferinde ortaya çıkmıştır. Şu anda ülkede uygulamaya konan siyasal sistemde ise artık saklanmaya gerek kalmadan açıkça dile getirilmeye başlanmıştır. Aktarılmayan ve eğitim, dili olarak kullanılmayan Kürtçe ve birçok farklı dil devlet politikasıyla yok edilmekle karşı karşıyadır” diye konuştu.

Diller üzerindeki yasaklardan vazgeçilmesi çağrısı yapan Şahin şöyle konuştu: "Bizler Amed KESK Şubeler Platformu olarak burada yetkililere ve dünya kamuoyuna sesleniyoruz. Ülkemizin zenginliği olan, farklılıkları olan diller üzerinde uygulanan yasakçı politikalardan bir an önce vazgeçin. Bizler kendi dilimizle kendi rengimizde varız, var olmaya devam edeceğiz. Bir dilin yok olması demek bir toplumun yok olması demektir.”

Peki Dünya Ana Dili Günü’nde vatandaşlar ne düşünüyor. VOA Türkçe’ye konuşan vatandaşlar, Kürtçe'yi kullanamamaktan şikayetçi. Yaşar Dirin, “Şu ana kadar ana dilimizde özgür değildik, hala da özgür değiliz. İngilizce, Türkçe, Zazaca konuşan, konuşsun. Şu anda Türkçe konuşuyorum ama ben Kürt'üm” dedi.

Furkan Kaymaz ise “Ülkemizde kimse ana dilini konuşamıyor. Benim dilim Kürtçe ama Türkiye'de yaşadığımız için olağan koşullarda bile konuşamıyoruz. Bugün Dünya Dil Günü böyle bir gün olması bile saçma. Evde Kürtçe konuşuyoruz, kahvede Kürtçe konuşuyoruz ama dışarı çıkınca Türkçe konuşuruz mecburen” diye konuştu.

Erkan Ercan ise duygularını şöyle dile getirdi: "Dilimizi konuşursak daha iyi. Ana dilin ne kadar önemli olduğunu öğreniyor, görüyorlar. Okumalarıyla algısıyla mantığıyla bunu öğrenmek öğretmek mutlaka çok önemli. Onun için herkesin dilini konuşmasını isterim.”

Bu arada Rawest Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmada, bölgede Kürtçe kullanımı azalırken, Türkçe kullanımının arttığı belirlendi. Araştırmaya katılan ebeveynler ve çocukları karşılaştırıldığında Kürtçe kullanımının 3’te 1 oranında azaldığı ortaya çıkarken, Türkçe kullanımının aynı oranda arttığı tespit edildi.

XS
SM
MD
LG