Erişilebilirlik

Dunford: 'Rusya'yla İletişim Kanallarımız Açık'


ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, başkent Washington’da bulunan National Press Club, yani Ulusal Basın Klübü’nde yerli ve yabancı gazetecilerin yanı sıra siyasetle ilgilenen vatandaşları, Amerika’nın dış politikası ve askeri kanadında yaşanan gelişmeler hakkında bilgilendirdi.

Amerika Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Esat rejimine ait SU-22 savaş uçağının, Tabka ilçesinin güneyinde Suriye Demokratik Güçleri’ni vurması üzerine Amerikan F18 Super Hornet uçakları tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Bu gelişmenin ardından Rusya, Fırat nehrinin batısına geçecek her uçağın hedeflerinde olduğu yönünde sert bir açıklama yayınladı. Amerika Genelkurmay Başkanı Joseph Dundford, bu gerilimi yumuşatacak iletişim kanallarının bulunduğunu söyledi ve kısa zaman içerisinde her iki ülkenin tekrar IŞİD’i yok etmeye odaklanacağını düşündüğünü kaydetti: “Katar’da bulunan operasyon merkezimiz ve Rusya’nın Suriye’deki üsleri arasında aktif bir iletişim hattı bulunuyor. Bu hat her durumda aktif bir şekilde kullanılıyor. Önümüzdeki kısa bir süre içinde siyasi ve askeri açıdan bu gerilimi azaltacak adımlar atacağımızı söyleyebilirim. Rusya, Suriye’deki amaçlarının IŞİD’i yenmek olduğunu açıkladı. Bu açıklamalarında ne kadar samimi olduklarını önümüzdeki kısa zaman içinde göreceğiz, çünkü koalisyon güçleri olarak biz Suriye’de sadece IŞİD’in ülkedeki hareketlerini kısıtlamaya ve zorlaştırmaya yönelik operasyonlar yürütüyoruz. Kısa bir süre içerisinde gerilimi azaltıp çatışmayı önleme zincirini yeniden kuracağımızı düşünüyorum.”

ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, Rusya’nın herhangi bir Amerikan uçağını düşürecek kadar ileri gitmeyeceğinden ve uzun süredir kullandıkları iletişim kanalları sayesinde sorunun çözümüne yönelik adımların diplomatik olarak atılacağından emin olduğunu belirtti: “Bence şu an yapılacak en büyük hata fevri davranmak olacaktır. Bir olay yaşandı ve bu olayı çözmek için birlikte çalışmamız gerekiyor ki bunu yapacak bir iletişim kanalımız da mevcut. Bu sorunun çözümü ve gerilimin azaltılması için siyasi ve askeri adımların atılması gerekecektir. Tekrar söylemek gerekirse aslında IŞİD’i yok etmek isteyen iki ülkenin amacı aynı doğrultudayken böyle bir gerilim sadece terör örgütüne yarayacaktır.”

'Türk mevkidaşlarımızla sürekli temas halindeyiz'

Amerika’nın bölgedeki rolü hakkında konuşan Genelkurmay Başkanı Dunford, Suriye’deki son durumun ne olduğu hakkında bilgi verdi ve “IŞİD sonrası bölgeyi kimin kontrol edeceği” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Öncelikle biz, Rakka’yı IŞİD’ten geri almak isteyen Suriye Demokratik Güçlerini destekliyoruz. Bu 50 bin kişilik grup 20 ila 25 binle Araplar’dan oluşurken geriye kalan sayıyı da Kürt savaşçılar oluşturuyor. Rakka’yı geri almaya çalıştığımız bu sürede, Amerika Dışişleri Bakanlığı da Rakka’nın IŞİD’ten geri alınması sonrası bölgeyi etkili bir biçimde yönetecek bir yönetim kurulu oluşturmaya çalışıyor. Yerel Arap liderlerden oluşacak yönetim kurulunun yanı sıra yerel halktan oluşacak bir de güvenlik gücü kurulacak. Bu adımlar sayesinde bölgenin IŞİD’ten temizlenmesinden sonra Rakka’da istikrar sağlanması hedefleniyor.”

ABD Savunma Bakanlığı, Suriye ve Iraklı Kürt gruplara binlerce ağır silah ve ekipman takviyesi yapmaya başladığını açıkladı. Ancak Türkiye, PKK uzantısı olarak gördüğü bu Kürt grupları terörist olarak görüyor. Bu denklemde Amerika, Kürt grupların kendilerine tedarik edilen bu silahları 65 yıllık NATO ortağı ve müttefiki Türkiye’ye çevirmeyeceğini nasıl garanti edebilir? Orgeneral Dunford, ABD’nin Türkiye’ye karşı atılacak herhangi bir adımı engellemek için Türk mevkidaşlarıyla düzenli ve şeffaf bilgi alışverişinde bulunduklarının altını çizdi: “Öncelikle NATO müttefikimiz Türkiye ile ilişkilerimizin her zaman olduğu gibi devam etmesini istiyoruz. Bu hedefle son 12 ayda 9 kez Türkiye’ye gittim. Müttefikimiz Türkiye ile ilişkilerimizi devam ettirmek için son bir yıldır en az 15 kez de Türk mevkidaşımla görüştüm. Onlara, IŞİD’i yok etme amacımıza doğru yürürken aynı zamanda Türkiye ile ilişkilerimizin zarar görmemesi için elimizden geleni yapacağımızı söyledik. Yani Türk dostlarımızla birlikte oturup onların endişelerinin neler olduğunu dinledik ve onları neler yaptığımız konularında şeffaf, ayrıntılı ve düzenli olarak bilgilendireceğimizi belirttik. Hangi silahları verdiğimizi ve bu silahların Suriye Demokratik Güçleri tarafından sadece ama sadece Rakka’da kullanılmaları için, yani bu silahların Türkiye’ye doğrultulmaması için bir plan yaptık. Savunma Bakanı James Mattis de yakın bir zamanda Türk mevkidaşıyla Avrupa’da bu konuyu görüşecek ki, kendisi aslında geçtiğimiz günlerde de Hulusi Akar’a bu konu hakkında ayrıntılı bir mektup yazarak son durum hakkında güncel bilgileri paylaştı. Ben de Türk Genelkurmay Başkanı Akar’la düzenli bir şekilde görüşüyorum. NATO Avrupa Müşterek Kuvvetler Komutanı Mike Scaparrotti de, her hafta en az bir kez kendisiyle konuşuyor. Hem Amerika Merkez Komutanlığı hem de NATO Avrupa Komutanlığı’nın Ankara’da bulunan Müşterek Harekat Merkezinde Türk mevkidaşlarıyla beraber güçlü bir varlığı bulunuyor ve sizin de dile getirdiğiniz gibi onların bu endişelerini azaltıyoruz.”

IŞİD sonrası dönem için de Amerika’nın bir planı olduğunu söyleyen Dunford’a göre, şiddete yanlısı aşırılığın yeryüzünden silinmesi için sadece Amerika’nın değil tüm dünya ülkelerinin birlikte adım atarak bu sorunun çözümüne yönelik katkıda bulunması gerekiyor: “IŞİD’in yok edilmesiyle şiddet yanlısı aşırılıkların son bulacağını düşünmüyorum. Biz de buna yönelik siyasi, maddi, askeri ve uzun vadeli, sürdürülebilir bir sistem kurmak için uğraşıyoruz. Bu nedenle istihbarat paylaşımının daha iyi yapılması ve sahada savaşan birliklerin en etkili bir şekilde desteklenmesi için örgütsel yapımızı sürekli gözden geçiriyoruz. Bu uzun soluklu bir mücadele olacak ve Rakka ile Musul taktiksel anlamda çok önemli çünkü biz bu iki bölgenin geri alınmasının iyi bir mesaj olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle bu mücadeleye destek verecek ağı mümkün oldukça geniş tutmaya çalışıyoruz. Bu sadece Amerika’nın değil aslında Irak ve Suriye’deki olaylardan etkilenen 120 ülkenin göğüslemesi gereken bir sorun. Bütün ülkelerin daha çok istihbarat ve bilgi paylaşması, hızlı ve etkili eyleme geçebilme kabiliyetlerini arttırması ve ülkelerinden Irak ve Suriye’ye gidebilecek bireylerin kolay hareket edebilmelerini engellemesi gerekiyor. Bu tür adımların yanı sıra terör örgütlerine yapılan mali yardımların da önüne geçilmesi şart.”

Özellikle Avrupa’da ‘yalnız kurt’ denilen bireysel saldırıların arttığı gözleniyor. Amerika’da böyle saldırıların önüne geçmek için yerel ve federal güvenlik güçlerinin aktif bir şekilde çalıştığını söyleyen Robert Dunford askeri açıdan da, kendilerini yenilmez olarak gösteren IŞİD’i savaş alanında yenerek, onların saf insanlara ilham vermelerini engelleyeceklerini söyledi. Ancak Dunford bu çabanın iyi bir stratejiye dayalı olması gerektiğini ve aslında kesin sonucuna birkaç nesil sonra varılabileceğini belirtti: “Yalnız kurt saldırılarına karşı yerel ve federal güvenlik güçleri gereken adımları atıyor. Biz de askeri kanat olarak IŞİD’i savaş alanında yenerek onları ilham vermeye çalıştığı insanlar karşısında yenilgiye uğratıyor ve verdikleri mesajı çürütmeye çalışıyoruz. Bana göre bu mücadelemiz uzun bir zaman sürecek. Bazı uzmanlar, hatta bu sorunun bir kuşak sorunu olduğunu belirtti. Stratejimizin siyasi, ekonomik ve askeri açıdan sürdürülebilir olması kilit nokta. Vatandaşlarımızın bilmesi gereken bir nokta Kuzey Kore, Çin, İran ve Rusya gibi karşılaştığımız sorunların yanı sıra aşırılıkla da mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Her sorunla ayrı ayrı ilgilenecek lüksümüz yok bu nedenle karşılaştığımız sorunlarla aynı anda ilgilenmeye çalışıyoruz ve bütün sorunlarla aynı anda ilgilenebilmek için de sürdürülebilir bir stratejinizin olması gerekiyor. Terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz mücadelede de, kara savaşını yürüten ve en büyük fedakarlığı yapan yerel güçlere yeterince destek vererek onların kabiliyetlerini arttırmamız gerekiyor.”

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Ulusal Basın Kulübü’nde yaptığı konuşmada Amerika ve müttefiklerinin IŞİD’i sahada yenerken, örgütün özellikle sosyal medya üzerinden yaymaya çalıştığı çarpık görüşlerin yayılmasını engellemek için de ellerinden geleni yaptıklarını belirtti. Çarpık görüşler sayesinde naif insanları saflarına çeken IŞİD gibi terör örgütlerine vurulacak en büyük darbe aslında bölgeye daha fazla refah ve eğitim getirmekten geçiyor. Dunford, Amerika ve koalisyon güçlerinin IŞİD sonrası bölgedeki refah ve huzurunun korunması amacıyla planlar yaptığının da altını çizdi.

XS
SM
MD
LG