Erişilebilirlik

Merkez Bankası’nın üç puanlık faiz artışı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün partisinin iftar organizasyonunda yaptığı konuşma dolardaki yükselişi dizginleyemedi.

Erdoğan dünkü konuşmasında, “Döviz kurunda üstesinden gelemeyeceğimiz bir durum yok. Türkiye serbest piyasa ekonomisini tüm kurumları ve kurallarıyla uygulayan bir ülkedir. Özellikle mali disiplinin süreceğinden ve finansal istikrarın gereğinin yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın” sözleriyle piyasalara doğrudan mesaj vermişti.

Dün, gün içinde 4,92’yi gördükten sonra piyasa kapandığında 4,84’lerde dolaşan dolar kuru, her ne kadar Merkez Bankası ve Cumhurbaşkanı’nın hamleleri sonrası 4,54’e kadar gerilese de Perşembe günü piyasa kapanışında 4,78’ler seviyesine çıktı.

Merkez Bankası’nın ikinci çeyrekte yapılması planlanan Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerinde döviz satım tutarını 6,15 milyar dolardan 8 milyar dolara yükseltmesi ve 2018 boyunca döviz satım pozisyon tutarının ulaşabileceği üst sınırı da 10 milyar dolar olarak belirlemesinin piyasaya etkisi de sınırlı kaldı.

Yeni bir faiz artışı mı gerekiyor?

Kredi derecelendirme şirketi JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Öktem, Türk Lirası’nın dış değerinin, üretimi, tüketimi ve ticareti temsil eden seviyelere geri dönmesi ve Türk para birimine güvenin tekrar sağlanabilmesi için ilave faiz artışı ihtiyacının dünkü üç puanlık artışa rağmen devam ettiğini söyledi.

Dünya gazetesi yazarı Dr. Gündüz Fındıkçıoğlu da dün Amerika’nın Sesi’ne yaptığı değerlendirmede 7 Haziran’da toplanacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 150 baz puan artış yapmak zorunda kalabileceğini ifade etmişti.

Şimşek ve Çetinkaya Londra’ya gidiyor

Kurdaki sert hareketler sürerken Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın önümüzdeki hafta İngiltere’nin başkenti Londra’ya giderek 29 Mayıs’ta uluslararası finans kurumlarının temsilcileriyle biraraya geleceği bilgisi geldi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz hafta da Londra’daydı. Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üç gün süren Londra seyahatine katılan heyette de yer almıştı.

TÜSİAD Başkanı: “Bugünkü durumda olmamızın sebebi de reformların sürekli ertelenmesidir”

Ekonomide yaşananlar büyük sermaye çevrelerini de rahatsız ediyor. Bugün İstanbul’da toplanan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecek, “Yanlışı gören ve önlemek için elini uzatmayan, yanlışı yapan kadar sorumludur” diyerek ekonomideki sorunların çözümünün ertelendiğini söyledi.

Bilecik, “Bugünkü durumda olmamızın sebebi de reformların sürekli ertelenmesidir. Çözümü ertelenen sorunlar, gelecekte daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkar. Artık içinde bulunduğumuz gerçeği kabul etmemiz ve bu gerçeğe uygun politikalar üretmemiz gerekiyor. Çünkü ekonomide mucizeler yoktur; gerçekler vardır. Ve hakikati istediğiniz gibi eğip bükemezsiniz. Nitekim kurda gördüğümüz hızlı yükseliş, Türkiye ekonomisi için bu sorgulamanın başladığını gösteriyor. Bir an önce ekonomimize duyulan güveni yeniden tesis etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, ekonomimiz sert bir düzeltme ile karşı karşıya kalacaktır” dedi.

“Büyümeyi sürekli ucuz banka kredisiyle fonlamamız mümkün değil”

Yüksek cari açık ve yüksek enflasyon nedeniyle ekonominin patinaj yaptığının ve ilerleyemediğinin altını çizen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı vergi afları yerine vergi reformu önerirken sermaye piyasalarının geliştirilmesini istedi: “Bankacılık sistemine sürekli yükleniyoruz. Faizler düşük olsun, fonlama TL olsun istiyoruz ama TL cinsinden kredilerin mevduata oranı %150’ye varmış, sermaye maliyeti giderek artmış durumda. Bankalarımızın sermaye yapısı güçlü. Sağlıklı bir sektörümüz var ama büyümeyi sürekli ucuz banka kredisiyle fonlamamız, sermaye piyasalarımızı geliştirmeden yola devam etmemiz mümkün değil.”

Hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı gibi kavramlarının önemine vurgu yapan Bilecik, iş dünyasının cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin tüm ayrıntıları hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığını da ifade etti.

Özilhan: “Merkez Bankası müdahalelerini zamanında ve gerekli ölçekte yapmalı”

Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele için gerekli tüm adımları bağımsız şekilde atabilmesini isteyen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan da Merkez Bankası’nın dünkü müdahalesinin rahatlatıcı olduğunu söylese de gecikmeye dikkat çekti: “Tercihimiz bu tür müdahalelerin zamanında ve gerekli ölçekte yapılması; piyasalar açısından Merkez Bankası ile pekiştirilmesindedir. Bütçe açığı zaten bozulma eğiliminde iken, seçim öncesinde açıklanan paketle bütçeye gelen ilave 24 milyar TL’lik ek yük, mali disiplin konusunda şüphelere neden olmuştur. İç tasarruflar yeterli değilken kamu açığının artma eğiliminde olması, kaynak ihtiyacını artırıyor. Diğer yandan, petrol fiyatlarındaki artış, yılda 50 milyar doları bulan cari açığı körüklüyor.”

Özilhan’dan “demokrasi güçlendirilmeli” vurgusu

Güçler dengesinin sağlanmasını, kutuplaşmanın azaltılmasını, bürokrasinin, etkin ve iyi işleyecek biçimde yapılandırılmasını, hukuk devletinin ve adaletin yeniden tesisini, ifade özgürlüğünün tartışma konusu olmayacak biçimde tanınmasını ve laikliğin öneminde herkesin uzlaşmasının önemli olduğunu belirten Özilhan, eğitimde yaşanan sorunların aciliyetine işaret etti: “Eğitim sisteminde son 15 yılda 15 kez değişiklik yapıldı ama sistem bir türlü düzeltilemedi. Sorunların nedenini ve doğasını anlayabilen ve çözüm üretebilen bir nesil yetiştirmeyi daha başaramadık. Çocuklarımızı dünyadaki yaşıtlarının gerisinde yetiştiriyoruz; büyüttüğümüz gençlerimize iş alanı açamıyoruz. Okula gitmeyen ve bir işte çalışmayan gençlerimizin oranı %30.”

XS
SM
MD
LG