Erişilebilirlik

Diyarbakır’da Son Yılların En Geniş Sokağa Çıkma Yasağı


(arşiv)

Diyarbakır Valiliği tarafından açıklanan yasak, bugün sabah Türkiye saatiyle 8’de başladı. Açıklamada PKK kamplarına ve yöneticilerine karşı operasyon yapılacağı belirtilerek, “İlimiz Kulp, Silvan, Hazro ve Lice ilçeleri mülki sınırları içerisindeki dağlık ve ormanlık alanda faaliyet yürüten, aralarında üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen BTÖ mensuplarını ve işbirlikçilerini etkisiz hale getirmek, bölgede BTÖ mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak, barınak, depo alanlarını, uçaksavar mevziilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla operasyon düzenlenecektir. Operasyon icra edilen bölgelerde halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması ve sivil vatandaşların zarar görmemesi amacıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri gereğince, belirtilen bölgelerde 14 Şubat 2018 Çarşamba günü saat 08.00’dan itibaren geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasaklanmıştır. Söz konusu yasağa uyulması, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği yönünden önem arz etmekte olup, yasağın bitim süresi ayrıca duyurulacaktır,” denildi.

Son yıllarda ilan edilen en geniş kapsamlı yasak, 4 ilçedeki 176 köy ve mezrayı kapsıyor. Yasaklar sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oluyor. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'nin açıkladığı 2017 Hak İhlalleri Raporu’na göre geçen yıl bölgede 83 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Şubesi Başkanı Avukat Barış Yavuz, yasakların kabul edilemez olduğunu söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Yavuz, “Sokağa çıkma yasağı diye bir kavram olamaz. Hukukta böyle bir kavram söz konusu bile değil. Türkiye’de suçla mücadele adı altında böyle bir kavram geliştirildi ama böyle bir kavram söz konusu olamaz. Hele de Diyarbakır’da 176 köy ve mezra kapayacak şekilde bir yasak kabul edilemez. Süresi belli değil. Burada yaşayan insanların sağlığa, eğitime, diğer temel ihtiyaçlarına nasıl ulaşacaklarını bunların nasıl sağlanacağına dair kavramlar belli değil. Temel olan vatandaşın anayasal güvence altında yaşam hakkıdır. Bu yaşam hakkı her şeyi kapsar. ‘Git evinde otur, ben operasyon yapacağım’ demek kabul edilemez. Kaldı ki bu yasağın ilanı nasıl duyuruldu? Mesela ben avukatım biraz sonra oraya keşfe gitsem, haberim yok. Operasyonun içine düşmeyeceğimi nereden bileyim. Orada yaşayan köylüyü düşün. Bu kadar elimizde telefonlar, imkânlara sahipken haberdar olamıyoruz. Orada yaşayanların düşünün, çocuklar sabah kalkıp okula gidecekler, rahatsızlananları düşünün. Hukuk sistemine böyle bir kavram getirdiler. Bu tamamen hukuka aykırıdır. Sokağı çıkma yasağı diye bir şey icat edildi resmen,” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG