Erişilebilirlik

İhraç Edilen Sağlıkçılarla İlgili Tasarıya Tepki


Sağlık sektörü meslek odaları temsilcileri AKP'nin meclise sunduğu yeni tasarıyı Diyarbakır'da protesto etti

AKP’nin meclise sunduğu, “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”ne tepkiler artıyor. Tepkilerin odağında, tasarıda yer alan alan ‘KHK ile ihraç edilen doktorlar SGK ile anlaşması olan yerlerde çalışamayacak’ maddesi yer alıyor.

Diyarbakır’da ortak açıklama yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabip Odası ile Diyarbakır Diş Hekimleri Odası, tasarıya tepki gösterdi. Sağlık Müdürlüğü önündeki açıklamadan önce polis ile grup arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

Gerginliğin ardından grup adına açıklama yapan Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Orhan İlim, tasarının hekimlere ölümü dayattığını savundu. İlim, “Bu kanun teklifi, kamuoyuna 'sağlıkta şiddet yasası' şeklinde lanse edilerek kamuoyu yanıltılmaktadır. Meclis Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan kanun teklifi, sağlıkta şiddeti önlemeye dönük bir teklif değil, bir aldatmacadır. Meslek örgütlerinin, sendikaların, sağlık alanında örgütlü kesimlerin görüş ve önerisi alınmadan torba yasalarda sıkça yaşadığımızın bir benzeri yapılarak birçok hususta düzenleme getirilmiş, esasında bu düzenlemeler ile sermaye ve yandaşlara rant sağlanması hedeflenmiştir. Bu düzenlemeler ile haksız-hukuksuz bir şekilde ihraç edilen ve hangi kriterlerle yapıldığı belli olmayan güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek ataması yapılmayan hekim ve diş hekimlerine özel sektörde çalışma yasaklanarak tam bir medeni ölü hali dayatılmak istenmektedir,” dedi.

Açıklamaya katılan sağlık çalışanlarından Gönül Adıbelli, tasarının yasalaşması halinde şiddeti arttıracağını savundu. Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Adıbelli, “İhraç olan ya da güvenlik soruşturmasına takılan arkadaşların herhangi bir hastane ya da kamuda yer alamama, kısacası ölüme mahkum edilme gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bu şiddeti durdurmak yerine devletin şiddetiyle birlikte bizi ölüme mahkum etmesiyle karşı karşıyayız” diye konuştu.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Dr. Besim Altı ise şunları söyledi: ”Yaklaşık iki yıldan beri yaklaşık 7 bin doktor ve sağlık çalışanı ihraç edildi. Bunlar bir şekilde özel sektörde çalışıp geçimlerini sağlıyordu. Bu yasa geçerse hem işyeri hekimleri, hem diş tabipleri iş imkanı bulamayacaklardır. Bu onları ölüme terk etmektir. Hem kamuda hem özel sektörde çalışamayacaklar, hem de yurtdışına çıkamayacaklardır. Bu onları ülkede ölüme terk etmektir.”

Tasarıya bir tepki de HDP’den geldi. Basın toplantısı düzenleyen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, en az 6-7 bin doktorun işsiz bırakılacağını savundu. Gergerlioğlu, “Ben yirmi sekiz yıllık bir hekimim. Bomboş gerekçelerle işimden edildim. Göğüs hastalıkları uzmanı olarak İzmit SEKA Devlet Hastanesi'nde yıllarca hizmet ettim. Beni ihraç edenler sadece bana kötülük yapmakla kalmadı, binlerce hastama da kötülük yaptı çünkü aramızda birçok doktor vardır, takipli hastalarımız vardır, onları yıllardır, yirmi-yirmi beş yıldır biliriz ve o hastayı çok iyi bilen doktor onun tedavisini de çok iyi yapar. Binlerce hastaya böyle bir kötülük de yapıldı. Şimdi, mevzubahis olan, en az 6-7 bin doktorun işsiz bırakılmasıdır, bunların belki milyonlarca hastası vardır. 2 bini akademisyen doktordur ve geri kalanı uzman ve pratisyendir ve dediğim gibi, kendileriyle beraber milyonlarca hastaya büyük zarar verilecektir,” diye konuştu.

Tasarıya CHP de tepki gösterdi. CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, tasarının çok ciddi mağduriyet yaratacağını söyledi. Şeker, ”Hekimlerin güvenlik soruşturması nedeniyle uzun süre bekletilmesi zaten bir mağduriyet oluşturuyordu. Bu doktorlar iki yıl boyunca hiçbir yerde çalışamayacak. Nasıl yerlerde çalışabilecek? Sadece SGK ile anlaşması olmayan yerlerde. Bu ise yüzde 1 demek. Bu çok ciddi mağduriyet demek. Hastanelerin yüzde 95’i SGK ile anlaşmalı. İnsanları açlığa mahkum edecek bir düzenleme. İnsan haklarına da anayasa da aykırı bir düzenleme,” şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan HÜDA PAR da, tasarının yasalaşması halinde ciddi insan hakları ihlalleri oluşturacağını söyledi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: ”Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir devlet kendi vatandaşının, hele de yıllarca yoğun ve zorlu bir eğitim sürecinden geçmiş vatandaşının böylece harcanmasına izin vermemiştir. Bu kanun teklifi terörle mücadele bağlamından koparılıp devletin içindeki bazı kliklerin intikam fantezilerine dönüşmüştür. Devletin güvenlik gerekçesi ile devlet kadrolarından uzaklaştırdığı personeline özel sektörde de çalışma yasağı getirmesi, 28 Şubat dönemindeki hak ihlallerini ve hukuksuzlukları hatırlatmaktadır. AK Parti kanun teklifindeki bu maddeyi değiştirerek hukuksuzluğa zemin oluşturmaktan vazgeçmelidir."

Tasarının tepki çeken maddesinde şu düzenlemeler bulunuyor: “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan veya güvenlik soruşturması sonucuna göre kamu görevine alınmayan tabipler ve diş tabiplerinin meslek icralarına ilişkin kurallar getirilmektedir. Bunların sadece sosyal güvenlik kuruluşu ile sözleşmesi bulunmayan sağlık kuruluşlarında veya muayenehanede çalışabileceği ve düzenledikleri raporların yargı kararlarında ve idari işlemlerde esas alınmayacağı öngörülmektedir. Ayrıca devlet hizmet yükümlüsü olanların birinci grup ilçe merkezleri için belirlenen devlet hizmeti süresi kadar müddetle mesleklerini icra edemeyecekleri belirtilmektedir.”

XS
SM
MD
LG