Erişilebilirlik

Diyarbakır'daki Suriyeli Öğrencilerin Corona Virüsü Sınavı


Diyarbakır'daki Suriyeli Öğrencilerin Suriye Sınavı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:16 0:00

Corona virüsü salgınından en fazla etkilenenlerin ilk sıralarında öğrenciler geliyor. Bunların arasında Suriyeli öğrenciler de var. Bu öğrencilerin durumu, hem okulların hem işyerlerinin kapalı olması nedeniyle daha zor.

Diyarbakır’da yaşayan az sayıdaki Suriyeli'den biri Enver Ali. Ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen Ali, ailesi geri dönünce yalnız yaşamaya başladı. Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne başlayan Ali, bir yandan da bir pastanede çalışarak geçimini sağladı. Ancak salgın başlayınca hem okulu hem işyeri kapandı. Evden de çıkamayan Ali, yaşadığı sıkıntıları VOA Türkçe’ye anlattı.

Ali, çare bulamazsa Suriye’ye döneceğini belirterek, ''Corona salgınından önce üniversiteye gidiyordum, okuldan sonra da çalışıyordum. Virüs salgını başladıktan sonra işler durdu, hiçbir şey kalmadı. Artık evdeyiz. Ben zaten yalnız başıma yaşıyorum, çalışarak kendi masraflarını karşılıyordum. Şimdi işler durdu hiçbir şeyim kalmadı. Tek başıma kaldım. Durumum iyi değil, ailem Suriye'de, Türkiye'de ben tek kaldım. Üniversite okuduğum için gitmedim, mimarlık okuyorum. Okula da gidemiyorum işim de durdu. İşsiz kaldım, 24 saat içerdeyim, dışarı çıkmıyorum. Ailem Suriye'den bana para gönderirse geçinmeye çalışırım işler açılana kadar. Öyle de olmazsa Suriye'ye geri dönerim. Virüsten önce ben çalışıp kendi masrafımı karşılıyordum ama şimdi iş kalmayınca onlar bana para gönderirlerse, borç alabilirlerse ve gönderilirse kalabilirim. Başka çarem yok, evim kira, bu ay da verdim'' dedi.

Ali salgından korunmak için evden dışarı çıkmıyor. Maske ve eldivenle önlem almaya çalıştığını söyleyen Ali, ''Virüs başladığından beridir evden çıkmadım. En fazla ekmek almaya çıkıyorum ya da markete gidiyorum. Evden çıkmıyorum. Maskem, eldivenlerim var. Dışarı çıktığım zaman kullanıyorum'' diye konuştu. Ali, eğitimini uzaktan eğitimle sürdürmeye çalışsa da bunun çok verimli olmadığı görüşünde.

Ali ile aynı bölümde okuyan Suriyelilerden biri de 21 yaşındaki İzzedin Şeyhi. Ailesiyle birlikte Halep’ten kaçıp Diyarbakır’a gelen Şeyhi de hem çalışıp hem okuyordu. Salgın Türkiye’ye ulaşınca hem okulunu hem işini bırakmak zorunda kaldı. 9 kişilik ailede çalışan sadece Şeyhi değildi, ağabeyi de çalışıyordu, ancak o da işini kaybetti. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Şeyhi, birikmiş paralarıyla geçinmeye çalıştıklarını söyledi. Şeyhi, ''Ben Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencisiyim, birinci sınıftayım. İlk zamanlar iyiydi, okula gidip geliyorduk, bir ofiste de çalışıyordum, öğrencilere danışmanlık yapıyorduk. Üniversitelerde öğrenci kaydı yapıyorduk. Böyle devam ediyordu. Allah'tan dileğimiz bu belayı dünyadan alması. Virüs geldikten sonra hepimiz işimizi kaybettik, evimize geldik. O işleri yaparken masraflarınız çıkıyordu, üniversiteye giriş için yardımcı oluyorduk. Virüs çıktıktan sonra kapattık, çalışamıyoruz. Çok zor duruma düştük, herkes evinde oturuyor. Ne çalışabiliyoruz ne de hayatımızı normal sürdürebiliyoruz. Okumak da zorlaştı. Biz mülteci olduğumuz için daha zor oluyor. Çalışmazsak yaşayamayız, bize zor oldu. Ben ailemle birlikte yaşıyorum, 9 kişiyiz, ben ve abim çalışıyoruz. 15 gündür o da çalışmıyor. Babam 70 yaşında, o zaten çalışamıyor. Bu zorluklar hepimizi etkiledi. Ofiste çalıştığım zaman iyiydi. Kapandıktan sonra zor oldu. Eskiden biriktirdiğimiz paralar vardı. Onunla idare ediyoruz. Allah'a şükür, yaşam devam ediyor sonuçta. Biraz birikmiş paramız vardı, onlarla geçiniyoruz. Paramız biterse artık umudumuz Allah'a kaldı. Zor olacak, buna verecek bir cevabım yok. Zor olduğunu biliyoruz, ne olacağını Allah bilir'' şeklinde konuştu.

Salgına karşı evden çıkmadıklarını vurgulayan Şeyhi, şöyle devam etti: ''Biz hepimiz eve kapandık, dışarı çıkmıyoruz. Ben öğrenciyim, kitap okuyorum. Herkes evde. Bize bir şey lazım olursa sadece bir kişi çıkıyor. Ben gidiyorum. Ekmek olsun, market alışverişi olsun, bir tek ben çıkıyorum. Yaşamı evde sürdürüyoruz. Dışarı çıktığımızda maske ve eldiven takıyoruz. Hem bizim sağlığımızı ve toplum sağlığı için. Bunun için kurallara uyuyoruz, ellerimizi yıkıyoruz, evimizi temizliyoruz, elbiselerimizi temizliyoruz, ne bize ne de topluma bir şey olmasın.''

İzzedin Şeyhi de Ali gibi eğitimini uzaktan eğitimle sürdürmeye çalışıyor. Uzaktan eğitimin verimli olmadığını ifade eden Şeyhi, ''Geçen ayın 11'inden beri eğitime ara verdik, üniversite kapandı. Uzaktan eğitim devam ediyor, ama o da zor. Bizim bölüm teknik bir bölüm olduğu için çizim falan yapmamız gerekiyor. Öğretmenin gelip sizinle konuşması gerekiyor. Okuma derslerini yapıyoruz. Bilgisayar olmadığı için telefon üzerinden yapıyoruz, o da zor oluyor. Bizim için bir de dil konusu var. Biraz sorun olduğu için o da zaman alıyor. Öğretmen olduğu zaman, anlamadığımız soruyorduk, açıklıyordu. Şimdi ise cevap verecek kimse yok. Bu da önemli bir zorluktur” dedi.

XS
SM
MD
LG