Erişilebilirlik

Diyarbakır’da ‘Şeyh Sait ve Arkadaşlarının Mezarları Bulunsun’ Girişimi


Şeyh Sait

Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi olaylarından Şeyh Sait İsyanı Şubat 1925’te başladı. İsyana öncülük yapan Şeyh Sait, yakalandıktan sonra yargılanarak idama mahkûm edildi. 29 Haziran 1925’te 46 arkadaşıyla birlikte idam edilen Şeyh Sait’in nereye gömüldüğü hala bilinmiyor. Sadece Şeyh Sait değil arkadaşlarının da nereye gömüldüğü açıklanmadı.

3 ayrı komisyon oluşturuldu

Yakınlarının bütün girişimlerine rağmen, mezar yerleri hala açıklanmayınca bu kez Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşları mezar yerlerinin bulunması için yeni bir girişim başlattı. Şeyh Sait Derneği bünyesinde toplanan ve aralarında, Baro, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Hak İnisiyatifi, İHD, Tabip Odası gibi 16 kurumun temsilcisi mezarların bulunması için çalışma başlattı. Bu amaçla hukuk, araştırma ve raporlama ile bilgilendirme enformasyon lobi olmak üzere 3 ayrı komisyon oluşturuldu.

“Süreç ne insani ve de İslami”

Çalışmalara katılan Avukat Sıdkı Zilan, mezar yerlerinin açıklanarak, ziyaretlere açılmasını istedi. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Zilan, “Süreç ne insani ne İslami olarak yürümüş. Peki diyelim ki oldu, birisi idam edildi. Onun maddi manevi olarak hatıraları yok mu? Şeyh Sait Efendi'nin libası dahil sarığı, tespihi, gözlüğü şahsi eşyaları dahi aileye verilmedi. Bu da bir sorun. Mülküne el konuldu, aileye teslim edilmedi. İnsani, dini, medeni açıdan yapılmadı. Gömdünüz neyse, insan ‘buraya gömdük’ der. Bir mezar taşı, bir isim koyar. ‘Büyüklerinizi ziyaret edebilirsiniz’ der. Devlet onu da yapmadı. Nerede olduğunu bilmiyoruz. Orası aileye, halka açılması lazım. Çünkü bu şahsiyetler çok yönlüdür. Bunlar Kürdistan'ın büyük şahsiyetler aynı zamanda Müslüman önderlerdir” dedi.

“Kürt sorununun çözümüne katkı sağlar”

Çalışmalara Hak İnisiyatifi adına katılan Reha Ruhavioğlu, uzun bir çalışmaya gerek kalmadan devletin açıklamasını beklediğini söyledi. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Ruhavioğlu, “Bu mesele Kürt toplumu kadar, Türkiye toplumunu da tamamen ilgilendiriyor. İyi bir hukuki süreç yürütülmesi için arşivleme, bilgi toplama çalışması yapılacak. Hukuk Komisyonu hem kendi çalışmasını hem de raporlama çalışmasını ile ortaya çıkan veri ile iyi bir hukuki süreci nasıl yürütülür onun tartışmasını yapıp süreci başlatacak. Onun yanında bir basın enformasyon veri komisyonu olacak. Bu da zaman zaman kamuoyunu bilgilendirmek, meseleyi gündemleştirmek, siyaset sivil toplum yerel ve uluslararası ölçekte lobileri yapmak gibi işler yapacak. İlk somut hedef idam edilmiş ve defnedilmiş insanların mezar yerlerini açığa çıkarılması. Mezar yerleri açığa çıktıktan sonra, başka bir sürü gelişme olacaktır. Biz ailenin mezar yeri bulunsun talebini odaklanıyoruz. Onun dışında da toplumsal olarak da, Şeyh Sait meselesinde nasıl gelişti, iyi bir rapor çıkartmaya çalışacağız çünkü bu toplantılarda gördük çok fazla bilgi var ve çok dağınık” diye konuştu.

Ruhavioğlu mezar yerlerinin açıklanmasının Kürt sorununun çözümüne katkı sunacağını da savunarak, “Devletin açıklanmamış bazı kayıtlarında bilgiler olduğunu biliyoruz mezar yerleri aşağı yukarı belli. Devleti, siyaseti, bürokrasiyi şeffaflığa zorlamak, mezar yerlerini aile ile kamuoyuyla Türk kamuoyu ve Türkiye toplumuyla paylaşmasını sağlamak, devletin bazı arşivlerini daha açması daha şeffaflaşması, kendi yaptıkları ile biraz daha yüzleşmesi anlamına gelecektir. Özelde Kürt meselesine genelde de Türkiye'nin yüzleşme ve demokratikleşme meselesine katkısı olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

XS
SM
MD
LG