Erişilebilirlik

Depremin Yaralarını Saran İzmir Uluslararası Yatırımcıyı Çağırıyor


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer

İzmir Vakfı ‘‘İzmir Zamanı’’ adıyla başlattığı kampanyanın ilk tanıtım toplantısını İstanbul’da yaptı.

Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü’nün bahçesinde yapılan toplantıya, İstanbul’daki diplomatik misyonların temsilcileri ve medya kuruluşları davet edildi.

İzmir Vakfı Başkanı sıfatıyla toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, özellikle uluslararası yatırımcılarla işbirliğine hazır olduklarını dile getirdi.

Soyer: ‘‘Afet ve imar mevzuatlarıyla kentler yönetilemiyor, reform ihtiyacı var’’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, 30 Ekim’de meydana gelen depremin yaralarını sarmaya çalışan kentin, yedi stratejik hedefinden birinin, altyapı ve kentsel dönüşüm olduğunu ifade ederken yürürlükte olan mevzuatın, yerel yönetimlerin elini kolunu bağladığı mesajını verdi.

Soyer ‘‘Yaşadığımız deprem felaketi şehirlerimizdeki mekânsal dönüşüm ihtiyacını bir kere daha göz önüne serdi. Depremle ilgili en büyük yanılgımızsa, unutmak. Depremi yaşıyoruz, birçok tedbir alınsın kararı veriliyor, fakat daha sonra bunların hepsi unutuluyor ve kaybolup gidiyor. Bizim afet mevzuatımız, 1959 tarihli bir yasayla sürdürülüyor. İmar mevzuatıysa, 1985 yılında yani 35 yıl önce çıkarılmış bir mevzuatla devam ediyor. Kentlerin gelişim hızı ve geldiği nokta, bu mevzuatlarla yönetilecek gibi değil. O nedenle imar mevzuatıyla ilgili, ruhsatlandırma ve denetleme süreçleriyle ilgili çağdaş, yenilikçi bir vizyona ihtiyaç var. Bu vizyonun odağındaysa, yerel yönetimlerin gücü ve kaynaklarının artması yer almalı. Çünkü pandemi ve İzmir depremi gösterdi ki; yerel yönetimlerden beklenti bu mevzuatlarla tarif edilenlerin çok ötesinde. Belediyeler sadece çöp toplayıp, altyapı hizmeti veren kurumlar değiller’’ dedi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, yerel yönetimlerin hizmet potansiyellerini ortaya koyacak bir reforma ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

‘‘Depremin ikinci gününden itibaren merkezi yönetimle bağ kurduk, siyasi uzlaşma değil kurumsal uzlaşma şart’’

Depremden iki hafta sonra Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in paylaşımıyla kamuoyunun haberdar olduğu, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) yönetmeliğinde, ‘‘afet sonrası kriz iletişimi’’ konusunda yalnızca valiliklerin sorumlu kılınması, merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında yetki paylaşımı sorunu olduğu şeklinde yorumlanmıştı.

VOA Türkçe’nin bu konudaki sorusuna yanıt veren Tunç Soyer ‘‘Deprem sonrası ilk iki gün, herhangi bir koordinasyon yoktu. Sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla ve AFAD’la, koordinasyon içine girdik, bağ kurduk. Güne toplantılar yaparak beraber başladık. O koordinasyon başarılı bir biçimde yürüdü. Genelge, deprem öncesinde çıkan bir genelge ve nasıl oldu o günlere denk geldi onu anlamadım. Biz o süreç içinde, bununla ilgili kısıtlama sınırlama ile karşılaşmadık. Dışarıdan (uyumsuzluk var gibi) gözüktü ama içeride böyle bir şey yapmadık. Bunun anahtarını şöyle bulduk; siyasal uzlaşma şart değil kurumlar arasındaki uzlaşma şart. Biz o kurumlar arasında işbirliğini sürdürme konusunda kararlıyız’’ dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un, İzmir Büyükşehir Belediye’sini ziyaret ettiğini de hatırlatan Soyer, merkezi yönetim ve yerel yönetim işbirliğinin mümkün olduğunu ve kendilerinin bu koordinasyonu sürdürme iradesi taşıdıklarını belirtti.

İzmir, uluslararası marka derecelendirme kuruluşu Brand Finance tarafından İstanbul ve Ankara’dan sonra en değerli üçüncü marka şehir olarak gösteriliyor.

İzmir’in 13 organize sanayi bölgesi, 2 serbest bölge, 4 teknoloji geliştirme bölgesi ve 4 ana ticaret limanıyla, dev bir uluslararası lojistik merkez konumunda olduğunu söyleyen Tunç Soyer, deprem sonrası uluslararası ortaklarıyla kenti geliştirecek finansal modeller üzerinde çalıştıklarını söyledi.

"İzmir zamanı" toplantısına en fazla Çin şirketleri ve Çin medyası ilgi gösterdi

Toplantıya özellikle Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilgisi dikkat çekiciydi. 2014 yılında Tekstilbank’ı satın alarak Türkiye bankacılık sektörüne giren Çin menşeili dünyanın en büyük bankası ICBC Bank temsilcisi, varsa devlet destekli projelerle ilgilendiklerini söyledi.

Çin medyasından bir gazeteci de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın önceki gün duyurduğu Çin firması Sinovac’tan tedarik edilecek, 50 milyon doz Corona virüs aşısının, öncelikle İzmir’de dağıtılması konusunda talepte bulunup bulunmayacaklarını sordu.

Soyer, bu soruya ‘‘Aşılar, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda dağıtılacak. Biz de izliyoruz. Nasıl bir strateji izleyecek bilmiyoruz. Ne yazık ki deprem süreci pandemi önceliklerinin göz ardı edilmesine yol açtı. Pandemiyi arka plana itti, bu da İzmir’de pandeminin yayılım hızını arttırdı. Aşı meselesinin hepimizin içine su serpen yanı var’’ yanıtını verdi.

Çin medyasından bir başka gazeteciyse, Çin’den deprem sonrası gönderilen 20 bin dolar tutarındaki malzemenin, depremzedelere ulaştırılıp ulaştırılmadığını sordu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bu soruya da ‘‘Çin’den gelen 51 buzdolabı ve 53 çamaşır makinesini, hemen depremzedelerle buluşturduk. Bizim en önemli sorunumuz kış gelmeden vatandaşları çadırdan çıkarmaktı. Belediyenin evlerini açtık, bitmiş inşaatlardaki 226 evimizi, beyaz eşyasından vestiyer ve ütüsüne kadar vererek depremzedelere açtık. Hilton otelinin odalarını açtık. Bunu yüzde 90 başardık. Bir hafta içinde dışarıda kimse kalmayacak şekilde bu konuyu başaracağız. Orta ve ağır hasarları binaların sorunlarını da destekler vererek çözmüş olacağız’’ dedi.

XS
SM
MD
LG