Erişilebilirlik

Demokratlar’dan Trump'a Seçim Güvenliği Uyarısı


Demokrat Kongre üyeleri Başkan Donald Trump’ı ve Senato’nun önde gelen Cumhuriyetçiler’ini Rusya ve diğer ülkelerin gelecek başkanlık seçimlerine müdahalesini engellemesini hedefleyen bir kanun tasarısını önlemekle suçladı.

Demokratlar Başkan Trump’ın ve Senato Çoğunluk lideri Mitch McConell’ın çabaları yüzünden 2020 seçimleri öncesinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için verilen tarihin dolmak üzere olduğu uyarısında da bulundu.

Senato İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner “Çoğunluk lideri, Beyaz Saray adına anlamlı her türlü tasarıyı bitirme amacı güdüyor” diye konuştu.

Warner, Başkan’ın üst düzey istihbarat yetkilileriyle devletin güvenlik birimlerinin de 2016’da seçimlerine başarıyla müdahale eden Rusya’nın 2020’de de iş başında olacağı uyarısında bulunduklarını hatırlattı.

McConell suçlamalara doğrudan yanıt vermedi ancak geçen ay yaptığı açıklamada Demokratlar’ı seçim güvenliği konusunu partizan takvimleri için kullanmakla eleştirmişti.

McConell, Demokratlar’ın seçim güvenliği adı altında getirdikleri tekliflerin çoğunun yapılacaklar listesinin ilk sıralarında yer alan seçim reformunun parçası olduğunu kaydetti.

Demokrat Kongre üyelerinin suçlamaları, Rusya’nın 2016 seçimlerine müdahalesiyle ilgili soruşturmasını tamamlayan Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’ın Temsilciler Meclisi’nin iki komisyonunda ifade vermesinden bir gün önce geldi.

Mueller: “Seçimlere müdahale için sistematik çalıştılar”

Mueller’ın raporu da Rusya’nın bilgisayar korsanları ve bilgi çarpıtma yöntemleriyle 2016 seçimlerinin sonuçlarını etkilemek için geniş kapsamlı bir kampanya yürüttüğünü ortaya koymuştu.

Mayıs ayında soruşturmanın ardından ilk kez kameraların karşısına çıkan Mueller, seçimlere müdahale için çeşitli sistematik çabalar yapıldığını söylemişti.

Ancak Mueller raporu siyasi farklılıkların kenara bırakılmasını sağlamamış, tersine Demokrat ve Cumhuriyetçiler’in raporun bulgularının nasıl yorumlanması gerektiği konusunda daha da kutuplaşmasına neden olmuştu.

Demokratlar’ın kontrolündeki Temsilciler Meclisi geçen ay tüm oy verme merkezlerinde kağıt pusulalar bulundurulması zorunluluğunu içeren bir tasarıyı kabul etmişti. Ancak Cumhuriyetçiler ise kağıt pusulaların istismara daha çok açık olduğunu söyleyerek tasarıya karşı çıkmıştı.

Senato’da Cumhuriyetçiler’in kontrolündeki bazı komisyonlar da seçim güvenliği konusunu ele alıyor. Adalet Komisyonu da Mayıs ayında iki ayrı seçim güvenliği tasarısını onaylamıştı.

Demokrat Senatör Ron Wyden, yabancı aktörlerin 2020 seçimlerine müdahale edeceklerini ve 2016’daki müdahalenin bunun yanında çok küçük kalacağını söyledi.

Salı günü erken saatlerde FBI Başkanı Christopher Wray de gelecek yılki seçimlere yeniden müdahale edileceği uyarısında bulunmuştu.

FBI Başkanı: “Rusya’yı durdurma çabaları başarıya ulaşmadı”

Senato Adalet Komisyonu’nda konuşan Wray Ruslar’ın seçime yeniden müdahale etmeye niyetli oldukları yönünde bilgiler edindiklerini söylemiş ve Moskova’yı durdurma konusunda yapılan çabaların başarıya ulaşmadığını kaydetmişti.

Aralık ayında ABD istihbarat dairelerinin hazırladığı bir rapor Rusya, Çin ve İran’ın 2018 Kongre seçimlerini de etki kampanyalarıyla hedef aldığını bildirmişti.

Başkan Trump tarafından imzalanan bir kararnameyle bu ülkelerin üçüne de yaptırım ve diğer cezai önlemlerin uygulanması mümkün olabilecekti. Ancak Adalet Bakanlığı’nın bunun devamında hazırladığı rapor yabancı hükümet ya da yetkililerin seçimlerin güvenliğine, seçim alt yapısına ya da siyasi kampanyaların alt yapısına somut etkisi olduğuna dair delil olmadığını bildirmişti.

Warner ve diğer Demokratlar seçim güvenliğini arttırmak için sağduyulu ve partiler üstü önlemler alma çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.

Tasarılar kağıt pusula zorunluluğunun yanı sıra sosyal medya şirketlerinin siyasi reklamlar için ödeme yapanlarla ilgili bilgi vermesini ve müdahale eden ülkelere yaptırım uygulanması zorunluluğunu da içeriyor.

Bir diğer tasarıysa adayların ve kampanyalarının FBI’a herhangi bir yabancı ülkenin ya da kurumun rakiplerini karalayan bilgilerle kendilerine gelmeleri halinde FBI’ı bilgilendirmelerini gerektiriyor.

Başkan Donald Trump’ın oğlunun ve damadının 2016 seçim kampanyası döneminde Demokrat aday Hillary Clinton hakkında karalayıcı bilgiye sahip olduğu düşüncesiyle bir Rus avukatla görüştüğü ortaya çıkmış, konu Mueller’ın soruşturmasında da incelenmişti.

XS
SM
MD
LG