Erişilebilirlik

Darbe Girişimi Raporuna CHP Tepkisi


TBMM FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek’in, Fethullah Gülen’in CHP’ye para bağışladığı yolundaki iddiası Ankara’da siyaseti karıştırdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Petek’in sahte makbuz gösterdiğini açıklayarak, AKP ve Gülen bağlantısını gündeme taşıdı.

Taslak komisyon raporunu, komisyon başkanı Petek, AKP İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır’la birlikte düzenlediği basın toplantısında kamuoyuna açıkladı. Petek, 4 ay 15 günlük süre sonunda Komisyon olarak 3 Ocak 2017’de görevlerini tamamladıklarını ve 630 sayfalık bir taslak rapor hazırladıklarını söyledi. Muhalefet şerhleri ile birlikte nihai raporu 5 Haziran’da TBMM Başkanlığı’na sunacaklarını bildiren Petek, rapor için 141 kişiyi dinlediklerini ve en az 200 belgeyi incelediklerini de kaydetti. Ancak Petek, raporda Türk Silahlı Kuvvetleri darbe girişimindeki kilit kurum olarak belirtilmiş olmasına rağmen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın yazılı olarak dahi Komisyon’a bilgi vermemesini eleştirmekten kaçındı. Petek, Akar’ın soruları yanıtsız bırakmasıyla ilgili “Şahsından istediğimiz sorulara şu saate kadar bir cevap alamadık” dedi.

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimiyle ilgili son günlerdeki en tartışmalı konu, “siyaset ve FETÖ ilişkisi” ancak Petek bu konuda kendi partisi AKP’nin son 15 yıllık iktidar dönemini eleştirmekten kaçındı. Bunun yerine Petek’in, CHP’ye Fethullah Gülen’in bağış yaptığına dair bir makbuzu basına göstermesi sert tepkiye neden oldu. CHP’den jet hızıyla söz konusu bağış makbuzu için “sahte” açıklaması geldi.

Meclis FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Petek, “siyaset ve FETÖ ilişkisi” konusunda, “FETÖ'yle ilgili yaptığımız tespitlerde sadece herhangi bir siyasi partiyle irtibat, ona yakın, diğerlerine uzak bir örgüt yapılanması olmadığını tespit etmiş bulunuyoruz. Dönemsel olarak siyasi iktidarda bulunan ister tek parti ister koalisyon, iktidardaki partilere yakın davranıp başta mülkiye, adliye, askeriye olmak üzere devlet üst organlarına sızmak için kendilerince örgüt amaçlarına yönelik siyaseti kullanma yolunu seçtikleri anlaşılmaktadır” diye konuştu.

FETÖ’nün dönemsel olarak her siyasi partiyle işbirliği yaptığını belirtmesine rağmen AKP’ye değinmediği gözlemlenen Petek, Gülen’in, 15 Mart 1967 yılında CHP’ye 5 bin lira bağışta bulunduğuna dair makbuzu basın mensuplarına gösterdi. Petek, “Burada yine sözüm yanlış anlaşılmasın. Sadece bir siyasi partiyle ilişkilendirmek bakımından söylemiyorum ama bu örgütün amaçlarına hizmet edeceğini düşündüğü siyasi partilerle iş birliği yapabildiğini gösteren belge olarak…” dedi.

AKP ile “yargıyı ele geçirmek” için yakınlaşılmış

Petek’in CHP’ye ilişkin açıklamasının ardından kendisine AKP’ye benzeri şekilde maddi yardım olup-olmadığı sorusu yöneltildi. Bunun üzerine Petek, “Belge olarak değil. Ama söylediğim gibi bir partiye doğrudan yakın veya uzak değerlendirmesi olmadığını ifade ettim. Bu bağlamda 2010 yılında yargıyı ele geçirme operasyonunda FETÖ’nün AK Parti ile yakın ilişki içinde olduğu ve referandumu desteklediği ama anayasa iptali gerçekleşince, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu FETÖ’nün ele geçirmesine neden olan bir sonuç ortaya çıkıyor” diye konuştu.

FETÖ’nün AKP döneminde de devlete sızmayı düşündüğünü söyleyen Petek, “Ama böyle bir bağış makbuzu benzeri bir şey komisyonumuzda yok. Komisyon raporu gerçekten detaylı. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Fethullah Gülen’in, Papa ile görüşmesinde o günün devletin başındakileri organize sağlıyor. Büyükelçi karşılıyor. Özal, Çiller, Bülent Ecevit döneminde, yani farklı siyasi partiler döneminde de yurt içinde ve dışında kolaylık sağlandığının pek çok örneklerini sizler de biliyorsunuz. Özellikle de 'bir siyasi partiyle her işini paralel yürütüp sadece bir siyasi partiyle birliktedir' şeklindeki bir yorum çok mesnetsiz olur, böyle bir tespitimiz yok” dedi.

Kılıçdaroğlu’na “kontrollü darbe” yanıtı

Petek, ayrıca isim vermeksizin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz sonrası OHAL ilan edilmesi ve devlet kurumlarını tek parti yani AKP’lileştirme operasyonu yapıldığı iddiasıyla darbe girişimi için “kontrollü darbe” demesini de eleştirdi. Petek, “Başlangıcından sonuna kadar FETÖ'nün kontrolünde bir darbedir. Şimdi bunun MİT, Genelkurmay Başkanı veya siyasi iktidarla, anlaşmalı, birlikte götürülen bir darbe girişimi gibi söylemek, gerçekten ağır bir tabir kullanmak istemiyorum ama 80 milyon insanı saf ve aptal yerine koymamak lazım. Canıyla kimse bir şeyi kontrol etmez. Cumhurbaşkanımızın doğrudan canına yönelik suikast. Ben 15 Temmuz ile ilgili ‘kontrollü’ yorumunun gerçekten FETÖ’nün amacına hizmet eden bir açıklama olduğundan hiç kuşku duymuyorum” ifadesini kullandı.

Ancak Petek, darbe girişimiyle ilgili “istihbarat zaafiyetini” ise teyit etti. Petek, darbe gecesi için özetle, “MİT'in ve Genelkurmay Başkanlığının önleyici girişimleri sayesinde darbe girişim saatinin 16 Temmuz gece saat 03.00’ten 15 Temmuz 2016 saat 20.30’a çekilmesi, darbenin önlenmesinde en önemli faktörlerden biri olarak görülmektedir. Darbe girişiminin önceden haber alınamamasının bir istihbarat zaafı olduğunda kuşku yoktur. İstihbarat birimleri arasında koordinasyon seviyesi yeterli değildir” açıklaması yaptı.

CHP’li Erdoğdu: “Kontrollü darbe için iftira atılıyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu ise, CHP’li üyeler olarak söz konusu taslak rapora dair hiçbir bilgileri olmadığını bildirdi.

“Türkiye’deki kontrollü darbenin kontrollü raporu açıklandı” diyen Erdoğdu, Petek’in gösterdiği belgede, 15 Mart 1967 tarihinde 429050 seri numaralı makbuz ile Gülen'in CHP'ye 5 bin lira bağış yaptığının iddia edildiği söyledi. Erdoğdu, Petek’in CHP ile ilgili iddiasına raporda yer verilmediğini belirterek, bu makbuz meselesini yargıya taşıyacaklarını şöyle açıkladı:

“Bu kontrollü darbenin kontrollü raporunun açıklaması tarihi bir sahtekarlıkla, tarihi bir yanıltma ile başladı. Reşat Petek'in, 'Fethullah Gülen CHP'ye bağış yaptı' diye basına gösterdiği belge sahtedir. Bu kontrollü darbenin kontrollü raporunun açıklaması tarihi bir sahtekarlıkla, tarihi bir yanıltma ile başladı. Reşat Petek'in, 'Fethullah Gülen CHP'ye bağış yaptı' diye basına gösterdiği belge sahtedir. Bu makbuzlar seri halde internet sitelerinde satılmaktadır. Bir çocuk zekasıyla bu makbuz satın alınmış, Fethullah Gülen CHP'ye bağış yapmış gibi gösterilerek sahtekarlıkla tarihi bir olayda CHP'ye iftira atılmaktadır. 050 seri numaralı boş makbuz bu şekilde satın alınmış üzerine Gülen'in CHP'ye bağış yaptığı şeklinde bir iftira yapıştırılmış ve bu CHP'ye yamanmaya çalışılmaktadır. O tarihte 5 bin lira, 560 dolar. Bir vaiz maaşı ortada. Bu kadar ahmakça ve bu kadar haksızca, vicdansızca, ahlaksızca bu iftiranın atılmasını kınıyoruz. Biz bu iftirayı yargıya taşıyacağız. Reşat Petek'in bu açıklamasını raporun metninde görmedik. Madem bu kadar ciddi bir iddian var, niye rapora yazma cesareti gösteremedin Reşat Petek? Bu iftira ile darbenin siyasi ayağı saklanmaya çalışılmaktadır.”

Erdoğdu, ayrıca “Reşat Petek milletimizin aklındaki sorulara cevap verememiştir. Reşat Petek, Genelkurmay Başkanı'nın, MİT Müsteşarı'nın niye komisyona gelmediğini açıklayamamıştır” görüşünü de aktardı.

Petek Twitter’dan CHP’yi yanıtladı

CHP’nin “sahte belge” tepkisine karşın AKP’li Petek, kendini Twitter aracılığıyla savundu. Petek, Gülen’in bağış makbuzuna ilişkin Kadir Mısırlıoğlu şahsın yazdığı “Asrın İhaneti” adlı kitabı kaynak gösterdi. Petek, CHP’ye bu kitabı incelemelerini önerdi.

“Fethullah Gülen sahtekardır”

Bu arada Petek, raporda Gülen’in yaşamından kesitleri kaleme aldıklarını açıklayarak, Gülen’in yaşamında 20'li yaşlardan itibaren olağan dışı olaylar gerçekleştiğini, belirli amaçlar için yetiştirildiğini ve zorda kaldığında gizli ellerce ona yardım edildiğini söyledi. Petek, Gülen’in Erzurum’daki Komünizmle Mücadele Derneği’nin ilk kurucularından olduğunu, CIA görevlisi Graham Fuller ile yakın irtibatı bulunduğunu ve ilkokul diploması olmadığı halde vaiz olarak tayin edildiğini anlattı. Petek, Diyanet İşleri Başkanlığı kayıtlarına göre, Gülen’in 10 Temmuz 1959’da vaizlik görevine başladığını ve yetersiz olduğu değerlendirilmesine rağmen gizli bir elin himayesi sayesinde 1966’da asaleten memur yapıldığını açıkladı.

Petek, ayrıca pasaport istek formunu da basına göstererek, Gülen’in anne adını nüfus kayıtlarına aykırı olarak “Rabin” diye yazdığını dile getirdi. Petek, “Elde ettiğimiz bütün bilgiler, belgeler şu gerçeği ortaya koyuyor Gülen bir sahtekardır, sahtecilik suçları işlemiştir. Başka bir kişi yaptığında ağır cezaya çarptırılacak sahtecilik eylemlerinden dolayı hiçbir soruşturma geçirmemiştir. Yeşil pasaportu, düzenlediği sahte belgelerle almıştır. Emeklilik işlemlerini yine sahte evraklarla sağlamıştır. Bilgi ve belgeler bu sahtelikleri hep teyit etmektedir” dedi.

XS
SM
MD
LG