Erişilebilirlik

Komisyon Raporunda İhbarcı Subay Tartışması


TBMM 15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonu, darbe girişimiyle ilgili hazırladığı taslak raporu geçtiğimiz Cuma günü yayınlandı.

Raporla birlikte Ekim ve Kasım aylarında Komisyonu’nun MİT’e gönderdiği dört yazıya MİT Müsteşarı Dr. Hakan Fidan’ın 22 Mayıs’ta yollamış olduğu otuz altı sayfalık cevap da açıklandı.

Ancak MİT’in yollamış olduğu yazıda darbeyi ihbar ettiğini söyleyen Binbaşı O.K.’ya ilişkin ifadeler tartışma yarattı.

MİT’in TBMM’ye gönderdiği yazıda ihbarda yalnızca Hakan Fidan’a saldırı yapılacağı belirtiliyor

Raporun 21. sayfasında “Temmuz 2016 tarihinde saat 14.20 sularında Teşkilat Karargahı’na gelen ve Teşkilatımızla daha önce teması bulunmaması nedeniyle gerekli güvenlik prosedüründen (kimlik teyidi, arşiv taraması gibi) geçirilmesi akabinde saat 15.30 sularında görüşülen bir şahıs tarafından; ‘Kara Havacılık Okulu’nda görevli bazı şahıslarca MİT Müsteşarı’na saldırı yapılacağı’ yönünde teyide muhtaç ham bilgiler verilmiştir. Bunun üzerine söz konusu hususlar, önemine binaen ivedi şekilde sıralı amirlere arz edilmiştir. Müsteşarın konunun detaylandırılmasına ilişkin talimatı çerçevesinde Karargah bünyesindeki çalışmalar devam ederken, eş zamanlı olarak önce saat 16.20’de Müsteşar tarafından Genelkurmay İkinci Başkanı aranmış ve ihbar hakkında bilgi verilmiştir” denildi.

Ancak söz konusu cevapta MİT, yalnızca ‘Kara Havacılık Okulu’nda görevli bazı şahıslarca MİT Müsteşarı’na saldırı yapılacağı’ bilgisini veren subayın ismini, binbaşıyı koruma amacıyla gizlemekle birlikte söz konusu şahsın kendisini sorgulayan MİT görevlilerinin bir sorusu üzerine “darbe faaliyeti olabileceği” ifadesine yer vermedi.

O.K. savcılık ifadesinde “darbe faaliyeti olabilir, çok kan akacak” diyor

Oysa 20 Mayıs 2017’de Yeni Şafak gazetesinde Osman Özgan imzasıyla yayınlanan haber, binbaşının darbeyi haber verdiğini savcıya verdiği ifade tutanağından şöyle aktardı: “14.30’u biraz geçe beni içeri aldılar, güvenlik kapılardan geçtik ve toplantı odasına vardık. Gelen 2 kişiye ‘bir helikopter Hakan Fidan’ı alacak, diğer helikopterin ne yapacağını bilmiyorum’ dedim. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim. Bu kişi bana ‘Hakan Fidan’ı almaktan kasıt ne?’ diye sordu. Ben de ‘çok kan akacak’ dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. Hatta kendilerine YAŞ kararlarında FETÖ’cülere karşı büyük bir temizlik olabileceği sürekli yazılıyor, bu nedenle YAŞ öncesinde bir darbe faaliyeti olabileceğini söyledim.”

Yeni Şafak da binbaşının ismini yayınlamıyor.

İhbarcı subay daha önce H.A. olarak biliniyordu

Türk basınında darbe girişimini açık eden subayın ismini ilk yazan Hürriyet gazetesinden Abdülkadir Selvi oldu.

Selvi, 4 Ağustos 2016’daki köşe yazısında “Darbeyi ihbar ederek, FETÖ darbesinin başarısız olmasından payı olan Binbaşı H.A., sürpriz bir kararla TSK’dan ihraç edildi. Pilot Binbaşı’nın darbe süreci hakkında önceden bilgisi olduğu, darbe planlarını yapan FETÖ’cülerin hazırladığı isim listesinde yer aldığı ortaya çıktı” yazdı.

Ancak uzun süredir Türk basınında ihbarı yapan subayın Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli Binbaşı O.K. olduğu yazılıyor.

İhbarcı subay artık MİT’te mi görev yapıyor?

Hürriyet gazetesinden Mehmet Y. Yılmaz, Yeni Şafak’ta çıkan haberin ardından 24 Mayıs’ta kaleme aldığı köşe yazısında TSK’dan ayrıldıktan sonra MİT kadrosuna göreve başladığını söylediği O.K.’nın “darbe” sözlerinin neden dikkate alınmadığını sordu. İki gün sonra ise MİT’ten bir yetkiliyle yaptığı görüşmeyi sütununa taşıdı: “Binbaşı O.K.’nın MİT’te verdiği ifadede ‘darbe girişiminden’ söz etmediğini vurguladılar. Binbaşı O.K., üç helikopterin katılacağı bir operasyon yapılacağından, MİT Müsteşarı’nın kaçırılacağından ya da Müsteşar’a yönelik bir suikast girişimi ihtimalinden söz etmiş. MİT’teki ifadesinde ‘darbe girişimi’ ile ilgili bir ihbar ya da imada bulunmamış.”

Önceki yazıda belirtilen “darbe” bilgisini yalanlayan MİT yetkilisinin ihbarcı subayın “MİT kadrosuna alındığı” yönündeki ifadeye itiraz etmediği görüldü.

Nedim Şener: “Darbe kelimesi o ifadeye nasıl girdi?"

Gazeteci Nedim Şener, Posta gazetesinin bugünkü nüshasında kaleme aldığı köşe yazısında “Hem MİT kaynakları hem de Genelkurmay kaynakları Binbaşı O.K.’nın ihbarının MİT Müsteşarı’na yönelik bir saldırı olduğunu, darbe ihbarında bulunmadığını belirtiyor” dedikten sonra şu soruları sordu:

“O zaman O.K.’nın 20 Mayıs 2017 günü Yeni Şafak gazetesine yansıyan 11 Ağustos 2016 tarihli ifadesinde ‘darbe ihbarında’ bulunduğu nasıl yer aldı. Bu ifadeyi kim aldı? İhbarcı O.K. ‘darbe’ dedi mi? MİT’in açıklamasındaki gibi demediyse ‘darbe’ kelimesi o ifadeye nasıl girdi? İki savcının adından söz ediliyor. ‘Darbe’ dediyse ifadeyi alan savcılar bunu herhangi bir dosyaya koymadılar. Konuyu gündeme getirenler olayın bu yönünü tartışmıyor. Bu üzeri kolay kapanacak bir konu değil” dedi.

O.K.’nın çocuklarının ismini Gülen koymuş

Şener’in “O ifadeyi kim aldı?” sorusuna yanıt, bugün Hürriyet gazetesinden geldi.

Gazete imzasız haberinde Binbaşı O.K.’nın dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen’e verdiği ifade tutanağını yayınladı.

Akşehir’deki ortaokul eğitimi sırasında Fethullah Gülen destekçileriyle ilk kez temas ettiğini söyleyen binbaşı, ifadesinde kod adının Tarık olduğunu, Harp Okulu’nda iltisakının sürdüğünü, 1996 yılında mezun olurken diğer arkadaşlarıyla birlikte FEM dergisinde bulunan Fethullah Gülen’e götürüldüğünü, evliliğini cemaat içinden gerçekleştirdiğini, dört ve altı yaşlarındaki çocuklarının ismini Fethullah Gülen’in koyduğunu ifade etti.

O.K neden darbeye dahil ediliyor?

Habere göre, O.K. bugün “FETÖ” diye adlandırılan Gülen Cemaati’nden kopuşunu şöyle aktardı: “Balyoz ve Ergenekon sürecinde F. Gülen’in şizofren seviyesinde olduğunu ve vatana ihanet içerisinde olduğunu anlamaya başladım ve fikirlerim değişmeye başladı. 2014’ten sonra beni ısrarla davet etmelerine rağmen toplantılarına gitmedim.”

2014’ten beri FETÖ’nün toplantılarına katılmadığını belirten O.K.’nın tabur komutanı Deniz Aldemir tarafından darbe girişimine davet edilmesi de kendi ağzından ifade tutanağına şöyle yansıdı:

“Deniz Aldemir’in arabasındaydık. ‘Telefonu kapat’ dedi. Radyonun sesini yükseltti. ‘Senin Hizmet’ten olduğunu biliyorum, bu akşam faaliyetimiz var, ben Cooger helikopteriyle Hakan Fidan’ı alacağım, sen Murat Bolat’la uçacaksın, çok kan akacak’ dedi. Vatan aleyhine bir şey yapılacağını anladım.”

Kara Havacılık Davası 31 Temmuz’da başlayacak

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, 2489 sayfalık Kara Havacılık Komutanlığı iddianamesini 17 Mayıs’ta kabul etti.

Ancak Binbaşı O.K.’nın 11 Ağustos 2016’da cumhuriyet savcılarına verdiği ifadede yer alan “darbe faaliyeti olabileceğini söyledim” cümlesi MİT’in TBMM’ye gönderdiği yazılı açıklamada olduğu gibi Kara Havacılık Komutanlığı iddianamesinde de yer almıyor.

Her ne kadar Binbaşı O. K. iddianamede ne sanık ne de tanık olarak yer almıyor olsa da 15 Temmuz günü ve öncesinde yaşananlar Kara Havacılık Davası’nın diğer sanık ifadeleriyle açığa kavuşabilir.

Davanın duruşmaları Sincan Cezaevi Duruşma Salonu’nda 31 Temmuz-25 Ağustos tarihleri arasında Cumartesi ve Pazar günleri dışında aralıksız olarak görülecek.

XS
SM
MD
LG