Erişilebilirlik

Ulusal Bilimler Akademisi’nin yeni araştırması, bazı tahılların dünyadaki gıda pazarına hakim olmaya başladığını gösterdi. Araştırmayı yapan uzmanlar bunu hem iyi hem de kötü haber olarak yorumluyor.

Ulusal gıda zincirlerinin, tek bir tahıla bağlı kalmaması memnunlukla karşılanırken, küreselleşen beslenmenin az sayıda tahıl etrafında yoğunlaşması, gıda güvenliğiyle ilgili kaygıları arttırıyor.

Araştırma ayrıca, dünyada en yaygın olan tahılların, sağlıksız beslenmeye yol açtığını vurguluyor.

Ulusal Bilimler Akademisi tarafından yayınlanan araştırma ((http://www.pnas.org/cgi/doi/10.1073/pnas.1313490111 )), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 1961’den beri topladığı kişi başına düşen ulusal gıda verilerini inceliyor.

Araştırma sonuçları, dünya nüfusunun tükettiği tahıl sayısında son elli yılda artış olduğunu gösteriyor.

Örneğin Çin’de, pirinç hala en fazla tüketilen tahıl olmakla birlikte, Çinliler en az pirinç kadar buğday da yemeye başlamış.

Öte yandan, eskiden çok tercih edilmeyen tahılların tüketimi daha da azalmış.

Çin’de tüketilen tatlı patates oranı, 1961’de kişinin tükettiği günlük kalorinin yüzde 20’sini oluştururken, bu oran 2009’da yüzde 2,9’a gerilemiş.

Kenya’daysa, günlük kalori ihtiyacının üçte biri mısırla karşılanıyor. Ancak bu oran 1961’de şimdikinden iki kat fazlaymış. Bunun yanında, geçmişte yüzde 3’ün altında olan buğday tüketimi, yüzde 10’a çıkmış.

Araştırmanın liderlerinden, Uluslararası Tropik Tarım Merkezi uzmanı Colin Khoury, temel tahıl tüketiminin artması sonucunda, bölgesel tahılların öneminin daha da azaldığını söylüyor.

Khoury “Beslenmemizin temelini oluşturan az sayıda tahılın dayanıklı olması ve her yıl daha da verim kazanması gerekiyor” diyerek gıda güvenliği sorununa dikkati çekiyor.

Tahıl çeşitliliği ve verimliliğini, iklim değişikliği gibi yeni tehditlere karşı korumak için önlem alınması gerektiğini söyleyen Khoury, tahılların besin değerinin yükseltilmesinin de önemli olduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, iklim değişikliği ve tarım uygulamalarının yarattığı çevresel tehlikelerin, az tüketilen bazı tahılların cazibesini arttırdığını vurguluyor.

Merkezi Washington’da bulunan Food Tank adlı araştırma enstitüsü uzmanlarından Danielle Nierenberg, bu tahılların büyük bir potansiyele sahip olduğunu söylüyor: “Bunlar zor koşullarda yetişebilen, çok çok besleyici tahıllar. Kuraklığa, sele veya hastalıklara karşı da çok dayanıklılar.”

Ancak Nierenberg, araştırma ve geliştirme bütçelerinin genelde nişastalı temel tahıllara ayrıldığını ve diğer tahılların kapsam dışı bırakıldığını söylüyor.

Araştırma, soya fasulyesi, hurma ve ay çiçeği gibi tatlı ve yağlı tahıl tüketiminin son 50 yıl içinde arttığını da ortaya koydu. Ancak bu tahıllarla yapılan yüksek kalorili gıdaların tüketiminin artması şeker ve kalp hastalığının yanısıra kanserle de ilişkilendiriliyor.

Kuzey Avrupa’da sağlık, çevre ve iklim değişikliğinin yarattığı kaygılara karşı tahıl tüketiminde değişiklik gözlemlediklerini söyleyen uzmanlar, gıda çeşitliliğinin daha da arttırılması gerektiğinin altını çiziyor.
XS
SM
MD
LG