Erişilebilirlik

“Susma, sustukça sıra sana gelecek” Cumhuriyet gazetesi ve Cumhuriyet Vakfı yöneticisi 13 kişinin gözaltına alındığı soruşturmanın başlamasının ardından gazete binasının önünde biriken kalabalık sık sık bu sloganı atıyor.

Neredeyse herkesin elinde “Teslim Olmayacağız” başlığıyla çıkan Cumhuriyet gazetesinin bugünkü nüshası var.

“Hem susmayacağız hem teslim olmayacağız”

Gazetenin önünü dolduran yaklaşık 500 kişiden biri, Şerife Güneş adlı emekli bir kadın. Güneş, hemen her slogana heyecanla katılıyor. Konuşurken bazen öfkeleniyor bazen hüzünleniyor: “Cumhuriyet bizim son kalemiz. Sıra ona mı geldi? 15 Temmuz Darbesi’ne biz de karşı çıktık, gazetemiz de karşı çıktı. Fethullahçılığı bütün Türkiye gazetemizden öğrendi. Şimdi hangi hakla yıllarca şimdi FETÖ dedikleri cemaatle Cumhuriyet’i ilişkilendiriyorlar. Tek istedikleri susturmak hem susmayacağız hem teslim olmayacağız.”

Avukat Tora Pekin: “Hukuk içinde kalınırsa Cumhuriyet’e kayyum giremez”

Cumhuriyet okurları ve soruşturmaya tepki duyanların en temel endişesi gazeteye kayyum atanması. Bu soruya dün başlatılan soruşturmada tutuklanmayan gazetenin iki avukatından biri olan Tora Pekin yanıt verdi.

“Gazeteye el koymanın varyasyonlarından biri kayyum atamak. Yasa gazetelere kayyum atanmasını öngörmüştür. Ama siz yasaları uygularsanız kayyum atayamazsınız. ‘Ben hukukun dışındayım, hukuk benim için araç, orada kayyum yazıyor’ der o nedenle bu cüreti gösterirseniz, atarsınız. Hukukun dışına çıktığınız sürece her şeyi yaparsanız ama hukukun içinde kalırsanız buraya kayyum filan giremez.”

Cumhuriyet gazetesine özellikle gazeteci örgütlerinden büyük bir destek var. Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, DİSK Basın İş gibi örgütler gün içinde gazete binasına geliyor.

Erol Önderoğlu: “Türkiye toplumu itiraz kabiliyetini kaybetti”

Üzerinde “Teslim Olmayacağız” tişörtüyle Cumhuriyet gazetesinde “Haber Nöbeti”ne katılan Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Cumhuriyet soruşturmasının uzun zamandır devam eden basına baskı sürecinin yeni bir aşaması olduğunu dile getirdi.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Önderoğlu, “İktidarın muhalif medyaya yönelik baskılarına hukuka uygunluk/hukuka aykırılık bazında bakan herkes, eleştirel tüm çevrelerin dize getirilmek istendiğini göremeyecek büyük bir yanılgı içerisindeler. Gerçek şu ki; iktidarın bu tür baskıları üretmek için gerekçeleri hiçbir zaman eksik olmadı. Birkaç yıllık zaman içerisinde Türkiye toplumu ve kamuoyu itiraz kabiliyetini kaybetti ve bilgilenme kanallarının ezici çoğunluğunu kaybetti,” dedi.

Önderoğlu’na göre, Türkiye’de eleştirel gazetecilik iktidar tarafından suç aktivitesi olarak kabul edilmeye başlandı: “Türkiye gittikçe kapalı bir rejime, kurumlarıyla otoriterleşmeye, jeopolitikasının dayattığı avantajlar ve geliştirdiği finans ilişkileri ile kapalı işleyen bir ülke moduna geçtiği gibi bir görüntü sergiliyor. Gazeteciliğin de bir meslek olarak reddedildiği ve bir suç aktivitesi olarak kabul edildiği bir ülke haline geldi.”

DİSK Basın İş: "İktidar en ufak muhalif ses çıkmasın istiyor"

Önderoğlu’yla birlikte Haber Nöbeti’nde yer alan bir diğer isim Disk Basın İş Başkanı Faruk Eren.DİSK Basın İş Başkanı, yakın geçmişte 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne net bir şekilde karşı çıkan İMC TV, Hayat TV, Dicle Haber Ajansı, Jin Haber Ajansı, Evrensel Kültür gibi dergi gazete ve haber ajanslarının da arka arkaya kapatılmış olmasına dikkat çekiyor.

Eren, “Önce cemaate yakın olduğu bilinen, yakın olduğu bilinen, sonra Kürt medyası ve sosyalist yayınlar şimdi de muhalif çizgisi belirgin olan Cumhuriyet gazetesi AKP’nin hedefi oldu. Bu yayın organları 15 Temmuz Darbe Girişimi bahanesiyle ilan edilen Olağanüstü Hal’le ya kapatıldı ya da Cumhuriyet örneğinde olduğu gibi köşeye sıkıştırılıyor. İktidar istiyor ki en ufak bir muhalif ses çıkmasın” diye konuştu.

Prof. Yarsuvat: “Türkiye’nin çökmüş devlet tehlikesine açık hale gelme endişesi taşıyoruz”

Cumhuriyet gazetesinin bugünkü destek ziyaretçileri arasında Türk Ceza Hukuku Derneği de vardı.

Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve Cumhuriyet gazetesi Yazı Kurulu Başkanı Orhan Erinç’le görüşen Türk Ceza Hukuku Derneği Başkanı Duygun Yarsuvat daha sonra yayınladığı yazılı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin “çökmüş devlet” tehlikesine açık hale geldiğinden endişe ettiklerini söyledi.

Prof. Yarsuvat, “Bütün bu sorunların aşılarak, hukukun üstün kılınmasında en önemli işlevi, tam bir özgürlükle çalışan ve böylelikle halkın bilgi edinme hakkını kullanmasını sağlayan basın ve yayın kuruluşlarının gördüğü tartışılamaz bir gerçektir. Buna rağmen basın ve yayın kuruluşlarına, bu kapsamda Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik, olağan soruşturma süreçlerine aykırı bir şekilde , toplu gözaltılarla gerçekleştiren operasyonların haklı, meşru ve savunulur bir yanının bulunmadığı kanaatimizi kamuoyuyla paylaşmak isteriz,” dedi.

ÇGD: “Özgür düşünce yok edilmek isteniyor”

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın çağrısıyla bu akşam Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilciliği önünde toplanan gazetecilik örgütlerinden Çağdaş Gazeteciler Derneği de yayınladığı basın açıklamasında Türkiye basınına yönelik baskı ve yok etme politikalarının Cumhuriyet gazetesi soruşturmasıyla devam ettiğini ifade etti.

Açıklamada, “Kanun hükmünde kararnamelerle basın-yayın kuruluşlarını kapatan ‘tek adamcı’ anlayış, şimdi de Türkiye basının çınarı Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırmaya başladı. Her gün yenisine şahit olduğumuz bu durum, özgür düşüncenin ve bu temeldeki bir toplumu yok etme sürecinin inşasıdır. Topluma her gün kendi karanlığını dayatmaktan başka çaresi kalmamış olan AKP iktidarı, aydınlanmanın başladığı ilk saniyelerde yok olmaya mahkumdur,” denildi.

XS
SM
MD
LG