Erişilebilirlik

Tahliye Kararı Çıkmayan Cumhuriyet Davası’nda Redd-i Hakim Talebi


İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Cumhuriyet Davası’nın beşinci duruşmasında tahliye kararı çıkmadı.

Cumhuriyet çalışanları Ahmet Şık, Murat Sabuncu, Akın Atalay, Emre İper’le birlikte Kemal Aydoğdu’nun tutuklu olduğu davaya 9 Mart 2018’de Silivri Cezaevisi’nde devam edilecek.

Beşinci duruşmaya Ahmet Şık’ın savunması damgasını vurdu. Duruşmanın öğleden önceki oturumunda söz alan Ahmet Şık, beyanda bulunmak istedi. Aslında öğleden sonra mahkemeye tanık ifadesi verecek olan Leyla Tavşanoğlu ve Mehmet Faraç’ı dinlemek üzere oturuma ara vermek isteyen Mahkeme Başkanı Orkun Dağ, Şık’ın talebini olumlu bulsa da “sert sözler söyleyebilirsin ama siyasi suçlamada bulunursan beyanı keserim” uyarısında bulundu.

Cumhuriyet Davası’nın Beşinci Duruşmasında Tahliye Kararı Çıkmadı.
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:01:47 0:00

Başkan Dağ’dan, Ahmet Şık’a ‘siyasi savunma yapma’ uyarısı

Mahkeme Başkanı’nın Ahmet Şık’a birkaç kez “sen” diye hitap etmesi üzerine izleyicilerden biri “Ahmet Şık’a ‘sen’ diye hitap edemezsiniz, o sizin çocuğunuz değil, saygı göstermelisiniz” diye bağırması üzerine salondan çıkarıldı.

Bu sırada kürsüye gelen Cumhuriyet gazetesi muhabiri ise “siyasi bir linçe” uğradığını ve bu yüzden siyasi içerikli savunma yaptığını belirtirken, Avukat Fikret İlkiz, “Burada söylenecek sözlerin sizinle ilgisi olmadığını önceden söylemek isterim” dedi.

Şık, ancak altı dakika sürebilen beyanında hükümete yakın medyayı eleştirerek başladı:“Hakikati örtbas eden, gizlenen her gerçekle ortak geleceğimizin karartılmasına suç ortaklığı yapan bir medya var. Her şey gözlerinin önünde cereyan ederken korkuyla ya da konforunun bozulacağı endişesiyle bir suskunluk sarmalına hapsolmuş bir sessiz çoğunluk var. Hal bu iken, tamamen zalimliğe adanmış ve kötülüğünü şiddetle besleyen bir dikta rejiminde doğal olarak, özgürlüğünün sınırlarını genişleten de sadece kötülük oluyor. Öyle maharet ya da zeka gerektiren bir kötülük değil. Gücü elinde tutmanın kibri ve pervasızlığıyla hayata geçirilen sıradan ve organize bir kötülük. Kötüler. Farkındalar ve biliyorlar kötü olduklarını. Ve bu da, onları daha kötü yapıyor.”

Şık: “Terörist muamelesini akıl almaz suçlamalara dönüştüren iktidar güdümünde bir yargı var”

Daha sonra Yargıtay Başkanı İsmail Cirit’in 23 Kasım 2017 tarihinde yeni adli yıl açılış konuşmasında Türkiye’de 6 milyon 900 bin şüpheli olduğuna dair sözlerine atıfta bulunan Şık, çocuklar çıkarıldığında her yedi kişiden birinin şüpheli görüldüğü saptamasında bulundu ve iktidar güdümünde bir yargı olduğunu söyledi.

“Çoğulculuğa değil ‘çoğunlukçuluğa’ sırtını dayayarak memleketin kendinden olmayanlarına değişik biçimlerde ve düzeyde terörist muamelesi yapan bir iktidar var. Terörist muamelesini akıl almaz suçlamalara dönüştüren iktidar güdümünde bir yargı var. Bu karanlık iklimi yaratanlar kendileriyle ve kötülükleriyle yüzleşmenin ağır sonuçlarını geciktirmek için de kendilerinden olmayanları, kendileri gibi olmayanları, suçlarını ifşa edenleri suçluyorlar. Bu tablonun ortaya çıkmasında AKP iktidarının en güçlü silahı kuşku yok ki medyası oldu. El koymalar, satın almalar yoluyla iktidar sözcülüğünü üstlenen bir medya inşa edilmişti.”

Şık’ın salondan çıkarılma kararına salondan tepki geldi

Bu sözlerin ardından Mahkeme Başkanı Orkun Dağ, beyanına son verdiği Şık’ın salondan çıkarılmasını istedi.

Jandarmalar tarafından salondan çıkarılan Ahmet Şık, “Umarım ileride siz böyle bir mahkeme tarafından yargılanmazsınız” diye bağırdı.

Şık salondan çıkarılırken mahkeme salonunda yuhalama sesleri yükseldi ve alkışlı protesto başladı.

Davanın öğleden sonraki celsesine avukatlar, eşler ve sarı basın kartı sahibi gazeteciler dışında kimse alınmadı.

Mahkeme Başkanı Orkun Dağ, “Bir önceki celsede olanlar mahkemenin arzu etmediği ama mecbur bırakıldığı bir durum. Bu, yargılamanın düzenini bozdu" CMK 203-204 uyarınca Ahmet Şık bariz bir şekilde yargılamanın düzenini bozdu. Buna devam edeceğine şüphemiz yok. Ahmet Şık bundan sonra bu yargılamanın salonunda olmayacak” dedi.

Söz alan Avukat Fikret İlkiz’in sözleri üzerine Mahkeme Başkanı, Şık’ın sadece bugün duruşma salonuna alınmayacağını söyledi.

İlkiz ise “Ahmet Şık ne zaman yargıyla, medyayla ilgili bir görüş söylese, ‘AKP ve siyasal iktidar’ deyince durdurdunuz. Daha ağırını savunma olarak ayrı ayrı söylediğimizi biliyoruz. Bu ne ki? Ahmet Şık sanıktır. Şık'ın yeniden çağrılmasını, 6 dakikaya sıkıştırılmış herhangi bir savunma yerine o savunmayı yapmasını, sonra dilerseniz savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz” dedi.

Avukat Belen redd-i hakim talep etti

İlkiz’in ardından söz alan Akın Atalay’ın avukatı Bahri Belen ise Ahmet Şık’ın salona geri getirilmemesi halinde redd-i hakim talebinde bulundu: “Ahmet Şık ve arkadaşlarının savunma yaparken kısıtlanma ve başka pek çok tehdit altında olduğunu düşünüyoruz. Duruşmalarda gösterdiğiniz nezaket ve zarafetin farkındayız ama bunun dışında adil bir yargılamanın ve muhakeme hukukunun kurallarının uygulanmasını da istiyoruz. Mahkemenizin tarafsızlığını yitirdiği endişenizi taşımaktayız. Özellikle bu nedenle üç üyenizin mahkemeden çekilmesini, aksi durumda, reddi hakim talebimizde bulunuyorum.”

Kısa bir ara veren mahkeme heyeti, bu talebi kabul etti. Kararı bir üst mahkeme verecek.

Murat Sabuncu savunmasından vazgeçti

Aradan sonra söz alan sanık Murat Sabuncu ise Ahmet Şık engellendiği için savunmasını yapmayacağını belirtti. Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, “Dün on beşinci aya girdim. Bir savunma hazırlamıştım, okumak istiyordum, ama Ahmet Şık savunmasını yapamadığı için doğal olarak ben de yapmayacağım. Ahmet'in yirmi dördüncü ayı, şimdi firarda olan savcı nedeniyle on iki ay yattı ve beraat etti. İkimiz de çıkacağız ve savunma yapacağız diye bekliyoruz. Sizin gözlerinize hep dik baktık. Ahmet Şık bu ülkedeki en dürüst gazetecilerdendir ve bu savunmayı yapabilseydi yine doğruları söyleyecekti. Sizden tek bir talebim var arkadaşım aşağıda yalnız duruyor onun yanına gitmek istiyorum” dedi.

Mahkeme başkanının, “Bizim sizi engelleyici tavrımız yok” demesine rağmen konuşmayan Murat Sabuncu, “4-5 aydır oğlumu göremiyorum ve mahkeme salonuna almıyorsunuz” diyerek mahkeme heyetinin eşler dışındaki yakınları mahkeme salonuna almamasını da eleştirdi.

Atalay: “Bizi hedef alan katil zanlılarıyla bir koridorda yatmamıza sebep veren kararlar veriyorsunuz”

Daha sonra söz alan Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay da savunma yapmaktan vazgeçtiğini söyledi.

Atalay, “Bir an önce aşağıda yalnız bekleyen arkadaşımın yanına gitmek istiyorum. Ama siz tutukluluk konusunda karar vereceksiniz, buna bir şey söylemek istiyorum. Heyetiniz 5 gün üst üste Reina katliamının yargılamasını yaptı. Reina failinin asıl hedefinin Cumhuriyet gazetesi olduğunu, eyleme saatler kala bundan vazgeçtiğini siz iddianameden okudunuz. Bunu duyan bir avukat arkadaşım bana şunu demişti ‘Desene sizi ziyarete cezaevine değil mezarlığa gelebilirmişiz.’ Neredeyse tutukluluğuna sevineceğiz. Bizi hedef alan katil zanlılarıyla bir koridorda yatmamıza sebep veren kararlar veriyorsunuz” dedi.

XS
SM
MD
LG