Erişilebilirlik

Cumhurbaşkanını 'Kararsızlar' mı Seçecek?


Cumhurbaşkanını 'Kararsızlar' mı Seçecek?
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:15:07 0:00

Metropoll Araştırma Şirketi Başkanı Özer Sencar’a göre; Recep Tayyip Erdoğan’ın MHP seçmeninden alacağı destek oyuyla birlikte yüzde 46 civarında olması itibarıyla yapılacak ikinci turda kararsız seçmenler muhalefet adayı ile Erdoğan arasında seçim sonucunu belirleyecek.

Türkiye’nin erken seçim atmosferine girmesi itibariyle son tabloyu değerlendirmesini sorduğumuz Sencar, Ocak, Şubat ve Mart ayındaki Metropoll Araştırma’nın güncel kamuoyu araştırma sonuçlarıyla hangi adayın, hangi partinin yüzde kaç oranında oy alabilecek konumda olduğunu anlattı.

Türkiye’de siyaset alanında kamuoyu araştırmalarında uzmanlığıyla tanınmış Sencar’ın ifadelerini bakımından Türkiye’de hali hazırda AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yüzde 42 civarında partili seçmen potansiyeli mevcut. Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde buna MHP’den gelecek destek oylar ile birlikte Erdoğan’ın yüzde 46 civarında oy alabilecek durumda olduğunu kaydeden Sencar, bu noktada kararsız seçmenleri etkilemek bakımından muhalefet cephesinde kimin aday olduğuna bakmak gerektiğini söyledi. Mevcut tabloda kesinleşmiş iki aday olduğunu anımsatan Sencar, birisi Erdoğan iken karşısında İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylığını açıklamış olduğunu hatırlattı. Bu adaylar bakımından Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde birinci turda yüzde 51’lik oy oranına ulaşılamadığını belirten Sencar, dolayısıyla ikinci turda yapılacak Cumhurbaşkanı’nın seçilmesinde kararsız seçmenlerin hangi adaya yöneleceğinin kilit mesele olduğuna işaret etti. Sencar’a göre; muhalefet açısından ikinci turdaki adayın hem Erdoğan’a muhalif Kürt seçmenlerden hem de Erdoğan’ın yönetiminden hoşnut olmayan sağ-muhafazakar seçmenden de oy alabilmesi gerekiyor.

Metropoll Araştırma Şirketi Başkanı Sencar, Amerika’nın Sesi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

VOA: “Anayasa değişikliğine ilişkin geçen yıl yapılan 16 Nisan referandumu nedeniyle muhalefete de bir tepki olduğu gözlemleniyor. Muhalefet seçmenleri açısından sandığa gitmeme gibi bir tepki olur mu?”

Sencar: “Bu seçimde sandığa gitmeme tepkisi bence daha çok zamanlama açısından olacağını düşünüyorum. Esasen CHP seçmeninde partisine veyahut bu seçime tepki nedeniyle gelmeme ihtimali görmüyorum. İYİ Parti için de aynı şey geçerli, AK Parti seçmeni için de aynı şey geçerli. Sadece gelmeme tatile gidenlerin geri dönmek istememesi nedeniyle olur.”

“Kararsız seçmenler en fazla yüzde 15 civarında”

VOA: “Son veriler itibariyle siyasi partiler bakımından oranlar nasıl ve mesela kararsız seçmenlerin durumu nedir?”

Sencar: “Bizim Mart ayı araştırmasında kararsız seçmenler yüzde 12 küsurdu. Dolayısıyla sanki seçim öncesi bir durum gibi kararsızlar minimal düzeye inmiş durumda. AK Parti seçmeninde büyük bir katılım söz konusu. CHP seçmeninde de, İYİ Parti seçmeninde de ben öyle görüyorum. Dolayısıyla kararsız seçmen kitlesi yani kararsız – cevapsız - protesto diye sınıflayabileceğimiz bu grup en fazla 15 puan civarındadır. Dolayısıyla iktidarı veya muhalefet tüm partiler için hedef kitlesi bu 15 puanlık kitledir. Bu 15 puanı kim yani hangi aday Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi tarafından çekebilirse seçimin galibi olacaktır.

“MHP ittifak yapmasaydı baraj altı kalırdı”

VOA: “İttifak kurulması ortaya çıktığında MHP’nin yüzde 10 ülke barajının altında kaldığı için böylesi bir işbirliğine gittiği yorumu yapıldı. MHP, sizce hangi oy bandında seyrediyor?”

Sencar: “İttifak yapmasaydı MHP barajın altında kalırdı. Çünkü MHP’den yüzde 4 puanlık bir kitle İYİ Parti’ye geçmiş durumda. 1 Kasım Genel Seçimleri’nde MHP’nin oyu, yüzde 11 küsurdu. Buradan 4 puanı düştüğünüz zaman yüzde yedi civarına iniyorsunuz ki buradan barajı aşma şansı yoktu. MHP, son derece başarılı bir operasyonla akıllıca ve siyasal zeka seviyesi yüksek bir girişimle AK Parti ile ittifak yaptı ve baraj sorunu ortada bırakmadı. İktidarla birlikte seçime girerek, barajı aşmış olmayı hedefledi. Parti aynı sayıda milletvekili ile temsil edilecek Meclis’te. Dolayısıyla geçmiş bu son bir yıllık süreçte bence siyaseten en başarılı, en doğru hareketini MHP’de gördük. Devlet Bahçeli lider olarak hem kendisine hem de partisini riskten kurtardı.

AK Parti seçmeninde ise 5 puanlık bir gevşeme ve uzaklaşma görüyoruz. Bu uzaklaşma hem milletvekili hem de Cumhurbaşkanı seçimleri için geçerli. Mart ayı araştırmasında Tayyip Erdoğan’ın kabul edilebilirliği yüzde 49 civarında. Erdoğan konusunda AK Partililerin onayı yüzde 90 civarında. Ancak AK Partililerin yaklaşık yüzde 9’u ki seçimlerde yüzde 4,5 puana tekabül eder ki Tayyip Erdoğan'ı onaylamıyor, cumhurbaşkanı olarak icraatlarını onaylamıyor.

Dolayısıyla hem Cumhurbaşkanı seçiminde hem milletvekili seçiminde ittifaklar, dengeleri değiştirecek. MHP’den önemli bir miktarda seçmen, İYİ Parti’ye gidecek. Bu şu anda gördüğümüz kadarıyla MHP’lilerin yüzde 36’sı ittifakı destekliyor, yüzde 40 küsuru desteklemiyor ve yüzde 20’si civarı ise ‘kararsızım’ diyor, cevap vermiyor. Dolayısıyla ittifaklar, seçim ve siyaset sahnesini çok önemli şekilde değiştirecektir. AK Parti ile MHP karşısındaki ittifaklar ne olacak bilmiyoruz. Ama bizim ölçümlerimize göre; muhalefet açısından en fazla pozitif etki yapacak ittifak zannediyorum İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti arasında yapılacağı söylenen ittifak. Bu ittifak ile söz konusu partiler oylarının toplamından daha fazla bir kapasite gösteriyorlar.”

“Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci turda kararsızlardan oy alacak aday kazanır”

“Tabii asıl seçim, milletvekili seçimi değildir. Milletvekili seçimlerinde iktidar partisi AK Parti her halükarda parlamentoda iyi bir çoğunluk alacaktır. MHP - AKP birlikteliğiyle iktidar açısından parlamentoda çoğunluk sorunu yok görünüyor. AK Parti, MHP olmasa da bu çoğunluğu sağlayacak durumda. Ama Cumhurbaşkanlığı için dengeler bıçak sırtında görünüyor. Hiç kimsenin güvencesi olduğu kanaatinde değilim. Mart ayı araştırmamızda, ucu açık olarak kimi cumhurbaşkanı olarak görmek istersiniz diye sorduğumuzda; Erdoğan’ın oyu yüzde 42,5 olarak çıkıyordu. Diğer isimlerin oyları çok daha küçük oranlarda, yüzde 9, yüzde 15 gibi. Ama Erdoğan’ın oyu da ittifaka rağmen karşısında sadece Meral Akşener’in olması dışındaki diğer rakipler belli olmadan durum böyle görünüyor.

Dolayısıyla Erdoğan da MHP desteğine rağmen şu anda yüzde 50’ye ulaşmış görünmüyor. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın oyunu asıl belirleyecek olan AK Parti seçmeni değil karşısındaki alternatif adayların kimlikleri olacak. Eğer muhalefet, doğru isimleri, en uygun isimleri bulup çıkaramazsa veya yanlış isimlerle çıkarlarsa Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2. turda galibiyeti alır. Erdoğan’ın açık şekilde yüzde 40’ın da biraz üzerinde oyu var. MHP’den de biraz oy gelebilir ve bu da yüzde 46 civarına yaklaşıyor. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde özellikle ikinci tur olursa Erdoğan’ın oyunu belirleyecek olan karşısındaki aday olacak görünüyor. Eğer muhalefetten yanlış bir aday çıkarsa Erdoğan’a oy vermeyebilecek seçmen tekrar Erdoğan’a dönebilecek. Mesela AK Partili seçmen yüzde 5 puan civarında Erdoğan’a oy vermeyeceğini söylerken; eğer karşısında yanlış niteliklerde bir aday olursa Erdoğan yüzde 50’yi rahatlıkla aşar.”

“Kararsızlar sağ-muhafazakar seçmenler ile Kürt seçmen faktörü”

VOA: “Söz ettiğiniz kararsız seçmenler, sol mu sağ yelpazede mi? Kararsızlık nasıl yansıyor tabloya?”

Sencar: “Kararsızların en azından yüzde 5 – 6 civarında AK Partili seçmenler.. Bu seçmenler, AK Parti’yi kesinlikle terk etmiş değil ama uzaklaşmış durumda. Muhalefetten çıkacak adaylara göre ya AK Parti’ye dönebilir ya da AK Parti’den uzaklaşabilir. Dolayısıyla seçimin kaderini muhalefetin belirleyeceği adaylar sağlayacak.

Bir de tabii Kürt seçmen faktörü var. Türkiye’de 18 puanlık bir Kürt seçmen nüfusu var. Şu anda bunun üçte biri Erdoğan’a oy vermekten yana ama üçte ikisi ise Erdoğan karşıtı görünüyor. Bunun önemli kısmı zaten HDP seçmeni.

Şimdi muhalefetin adayı olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalacak kişi şu iki gruptan oy alması gerekiyor: 1- Bu yüzde 18 puanlık Kürt kitleden yüzde 12 puanı alması lazım. 2- AK Parti’den uzaklaşacak 5 puanlık kitleden en azından 3-4 puanını veya 5 puanı tümüyle alması lazım. Yani Cumhurbaşkanlığı için ikinci turda; AK Parti’den uzaklaşma eğilimindeki geleneksel muhafazakar seçmenden yeterince alamayan ve Kürtlerden yeterince oy alamayan muhalefet adayı, seçimi Tayyip Erdoğan’a teslim eder.”

“HDP barajı yine aşar”

VOA: “Kürt siyasi hareketi bakımından HDP, 7 Haziran ve 1 Kasım’da yüzde 10 ülke barajını aşmayı başardı. Şu anda HDP, seçmen nezdinde hangi noktada?”

Sencar: “Şu anda barajı aşabilecek konumda. Zaten HDP ile diğer partiler, İyi Parti ve CHP işbirliği veya ittifak yapma arayışında değiller öyle açıklamalar duyuyoruz. Yani HDP’den uzak duruyorlar. Ben HDP’nin de HDP dışındaki diğer Kürt seçmen gruplarıyla sol partiler ile işbirliği yapacağını düşünüyorum. HDP’nin barajı aşacağı kanaatindeyim.”

“Genç seçmenlerde muhalif eğilim yanı sıra sandığa gitmeme eğilimi var”

VOA: “Seçim mevzuatındaki değişiklik ile seçilme yaşı 18’e indirilmesiyle de birlikte mesela 18 yaş ile üniversite bitimi olarak baz alabileceğimiz 22-24 yaş arasındaki genç seçmenlerde durum nasıl seyrediyor?”

Sencar: “Bu genç seçmen grubunda seçime uzak durma eğilimi var. ‘Seçimler biz olmadan da gerçekleşiyor, biz sandığa gitmesek de olur’ diyen önemli bir grup var. Siyasilerin bu gençleri sandığa çekmesi, ikna etmesi lazım. Sandığa giderek seçime katılan gençlerin oransal en büyük kısmı MHP ve HDP seçmeni olarak görünüyor. Mesela AKP’nin seçmeninden yaklaşık yüzde 36 civarında kısmı gençler. Keza CHP’de seçmenlerden yüzde 25’i civarında genç seçmen oranı. Ama MHP ve HDP’de tam tersi.. Gençlerdeki oy kullanma eğilimi ise gittikçe muhalefet lehine görünüyor, Mesela dindar, muhafazakar ailelerin çocuklarında da gittikçe muhalif duygular güçlü ortaya çıkıyor. Dolayısıyla genelde 18-25 yaş arasındaki bir genç kitlesini düşünürsek orada muhalefetin gücü iktidarın gücünden açıkça fazla.”

“Afrin Operasyonu’nun iktidara yüzde 3 puan artısı oldu”

VOA: “Mart ayı araştırmasında ilginç, ifade edilmesini gerekli bir sonuç oldu mu?

Sencar: “Biz Afrin Operasyonu’nun etkisini gözlemledik. Afrin Operasyonu’ndan önceki Ocak ayı araştırmamızda, kararsızlar dağıtılmadan AK Parti’nin oyu yüzde 41,4 idi. Şubat ayında operasyon devam ettiği an içerisinde AK Parti’nin yüzde 42.9’a yükseldi. Mart ayında ise, yüzde 44.5’e yükseldi. Afrin Operasyonu’nun iktidar oyları üzerinde 3 puanlık bir arttırıcı etkisi oldu. Diğer partilerde pek fazla oy hareketliliği olmadı. Dolayısıyla AK Parti’ye giden bu yüzde 3’lük oy oranı, diğer partilerden değil kararsızlar içerisindeki AK Partililerin geri dönmesi şeklinde.”

XS
SM
MD
LG