Erişilebilirlik

Corona Günlerinde Türkiye’de Gazetecilere Baskı Artıyor mu?


Gazetecilik örgütleri 90 bin tutuklu ve hükümlünün tahliyesini öngören yeni infaz kanunu teklifine, cezaevinde bulunan 80’den fazla gazetecinin de dahil edilmesi için çaba harcıyor. Gazetecilik örgütleri, salgınla mücadele kapsamında hazırlanan torba yasa teklifinde sosyal medya ile ilgili bazı düzenlemelerin yer almasına da tepkili.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne göre, ‘‘kamuoyunda işten çıkarmaları yasaklamak iddiasıyla hazırlandığı söylenen yeni yasa taslağında iktidar yeni bir sansür uygulamasını oldubittiye getirmeye çalışıyor.’’

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, ‘‘Medyaya yansıyan, torba yasaya eklenen düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılarının iletişim bilgilerine ‘doğrudan erişilebilir’ bir şekilde internet sitesinde yer verecek. BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu), Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğini yüzde 59 oranında daraltabilecek. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararına karşın 30 gün içinde de temsilci belirlenmezse, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliği yüzde 95 oranında daraltılacak. Sosyal ağ sağlayıcı, içeriklerle ilgili olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç 72 saat içinde cevap vermekle yükümlü olacak. Cevap vermediği durumda 100 bin ile 1 milyon lira arasında para cezasına çarptırılacak. Türkiye’de demokrasinin yeşermesini engelleyecek yine bir sansür uygulamasıyla karşı karşıyayız’’ dedi.

Sibel Güneş: ‘‘Salgın iktidar tarafından cazip bir fırsat olarak görüldü’’

Türk basın sektörünün uzun zamandır hem siyasi hem ekonomik baskılarla karşı karşıya olduğunun altını çizen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri, eleştirel yayın yapan gazetecilerin hedef gösterildiğini söyledi.

Güneş, ‘‘Türkiye’de son 10 yılda 11 bin 157 gazeteci işsiz kaldı, yüzlerce yayın organı kapatıldı. Basın İlan Kurumu, iktidara yönelik her eleştiride resmi ilanları kesme yolunu tercih ediyor. 86 gazeteci hala cezaevinde. Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen infaz paketinin içinde de gazetecilere yer verilmedi. Bu korku ikliminin üzerine eklenen Coronavirüs salgını da iktidar tarafından cazip bir fırsat olarak görüldü. Bu süreçte gazeteciler işverenlerle iktidar baskısı arasında sıkıştı. Salgın yönetiminde eksiklikleri vurgulayan bilim insanlarını yayına alan Halk TV, Tele 1, Habertürk TV’ye yayın durdurma ve yüksek para cezaları verildi. Habertürk’te Ebru Baki’nin sunduğu Para Gündem programı yayından kaldırıldı. Halkın dikkatini çeken haberleri yapan gazeteciler, troller ve siyasetçiler tarafından hedef gösterildi. Sekiz gazeteci bu süreçte tutuklandı. Ardından Fox TV ana haber sunucusu Fatih Portakal eleştirileri nedeniyle hedef haline geldi. Hakkında suç duyurusunda bulunuldu’’ dedi.

Cumhurbaşkanı’ndan Portakal’a suç duyurusu

Sibel Güneş’in ‘‘hedef haline geldi’’ dediği Fatih Portakal, Türkiye’nin en fazla izlenen ana haber programının sunucusu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milli dayanışma kampanyasıyla benzerlik kurmak için Anadolu’nun işgal günlerinde Sakarya Savaşı öncesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı Tekalif-i Milliye kanuna atıfta bulunması sonrası Twitter hesabına ‘‘Tekalif-i Milliye hatırlatılıp ‘zor günlerden geçiyoruz’ denilerek mevduatı veya tasarrufu olanlardan para istenmesin bir de! Korona sonrası ödeyelim derlermiş bir de! Olmaz olmaz diyemiyorum maalesef!’’ yorumunu yapan Fatih Portakal önce sosyal medyada hedef oldu. Ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları, haber sunucusu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Portakal’ı Aralık 2018’de halkı sokağa çağırdığı iddiasıyla sert sözlerle eleştirmişti.

Önderoğlu: ‘‘İktidar eleştirileri susturmak için medya temsilcilerine karşı orantısız müdahalede bulunuyor’’

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, iktidarın Corona salgınını temel özgürlükleri daha da kısıtlamaya dönük bir fırsatçılığa dönüştürdüğü kanısında.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Önderoğlu, ‘‘İktidar ve kurumları, politik planda en yoğun eleştirilerle karşılaştığı bir süreçte, toplumsal tartışma ve fikir yürütmeleri daha başta susturmak için medya temsilcilerine karşı en orantısız, haksızlık olduğu daha başka belli müdahalelere girişmekten bir beis görmüyor. Toplumu sorgulamaya iten gazetecilerin her birine gösterilen keyfi ve acımasız tavır, eleştirel tüm toplum kesimlerinin almalarını istedikleri bir mesaj aslında... Toplumu tehdit eden Coronavirüs süreci, öyle görülüyor ki, temel özgürlükleri daha da kısıtlamaya dönük bir fırsatçılığa dönüştürülmüş durumda’’ dedi.

Son bir ayda 8 gazeteci tutuklandı

Geçen ay Libya’da hayatını kaybeden MİT mensubuna dair haber yaptıkları için Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Odatv muhabiri Hülya Kılınç, Yeni Yaşam gazetesi yayın yönetmeni Ferhat Çelik ve gazetenin yazı işleri müdürü Aydın Keser, Yeniçağ yazarı Murat Ağırel ile sınırda mülteci haberi yapan Rudaw Medya’dan Rawin Sterk tutuklanmıştı.

Bu ay başında da gazeteci Hakan Aygün, paylaştığı bir Twitter mesajında, devletin halktan para toplamasını ‘’ey iban edenler’’ diye eleştirdiği için çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

'Hakan Aygün bu mesajı kendisinin yazmadığını, sayfasına ''retweet'' olarak yani başka bir hesaptan geldiğini söylemişti.

Veysel Ok: ‘‘Tüm bunlar Corona günlerinde iktidarın basın üzerindeki otoriter eğilimini daha da arttıracağını gösteriyor’’

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Direktörü Avukat Veysel Ok ise yaşanan gelişmelerin iktidarın otoriterleşme eğiliminin daha da artmasına yol açabileceği görüşünü savundu.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Ok, ‘‘Biz cezaevindeki tutuklu gazetecilerin devam eden Corona salgını nedeniyle tahliyesini umarken yeni gazeteciler tutuklanıyor. Bu yetmezmiş gibi bir de‘işten çıkarmaları’ yasaklamak iddiasıyla hazırlandığı söylenen yeni yasa taslağından sosyal medyaya yönelik sansür çalışmasının yapılmakta olduğunu görüyoruz. Bu durum bize şunu gösteriyor: İktidarın baskı süreci ve basına yönelik sansür çabası devam edecek. Bugün Türkiye’deki cezaevlerinde 100’den fazla tutuklu basın mensubu var. Salgın onlar için de risk hatta Mardin’de bir cezaevinde tahliye edilen mahpuslar var. Biz cezaevindeki gazetecilerin de hazırlanan infaz paketi kapsamından tahliye edilmesini beklerken tweet attığı için gazetecilerin tutuklanmakta olduğunu görüyoruz. Üstüne de sosyal medya kısıtlanmak isteniyor. Tüm bunlar Corona günlerinde iktidarın basın üzerindeki otoriter eğilimini daha da artıracağını gösteriyor. Çünkü yapılan hazırlıklar bunun kanıtı’’ dedi.

XS
SM
MD
LG