Erişilebilirlik

Tarihi surların içinde kalan evlerden biri; evin bulunduğu sokağın sessizliğini, evden yükselen şarkı sesi bozuyor. Bir grup çocuk, Arbane adı verilen yerel bir müzik enstrümanı eşliğinde şarkı söylüyor.

Bu sokaklardan iki yıl önce silah sesleri yükseliyordu. Silahlar sustu. Şimdilerde iş makinalarının sesleri geliyor.Seslere çocukların söylediği ezgiler karışıyor. Burası eski bir Diyarbakır evi ama içinde kimse yaşamıyor. Dışarı taşan sesler içeri içerdeki çocuklara ait.

Diyarbakır’da bir grup gönüllü, Sur’daki ailelerin çocuklarına değişik alanlarda kurslar düzenlemeye başladı. Ancak bu sırada Sur’da yaşayan çingene ailelerinin çocuklarının toplumdan dışlandığını fark ettiler. Çingenelerin “Dom” olarak bilenen koluna mensup bu ailelerle ilgili algı oldukça kötü. Bu algıdan çocuklarının etkilendiğini fark eden gönüllüler, Dom ailelerin çocukları için yeni bir eğitim programı hazırladı.

Ziya Gökalp Mahallesi’ndeki eski evi kiralayan gönüllüler burada çeşitli eğitimler vermeye başladılar. Kimi müzik, kimi resim, kimi oyun öğretiyor çocuklara. Bir gönüllü de okul öncesi eğitim veriyor. Sayıları 50 civarında olan çocuklar, gruplar halinde evde toplanarak, etkinliklerle zaman geçiriyor. Aralarında sadece Diyarbakırlı değil, Suriye’deki savaştan kaçan Dom çocukları da bulunuyor. Çocuklar ara sıra hünerlerini sergilemekten de geri kalmıyor. Bir grup avluda arbane çalarak şarkı söylerken, diğer grup içerde oyun oynuyor.

Bu çocuklardan bir 10 yaşındaki Ayda Kaptan. Kaptan gönüllülerin kursunda çok mutlu olduğunu belirterek, “Buraya geldik çok mutluyuz. Eskiden sokaklarda oynuyorduk, hiç mutlu değildik. Buraya geliyoruz, yemek yiyoruz, sohbet ediyoruz oyun oynuyoruz. Yani burada çok mutluyuz” dedi.

Resim yapmaya ara vererek Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Nurullah Gezici ise “Burada oyun oynuyoruz, sinemaya gidiyoruz, pikniğe gidiyoruz. Hocamız bize iyi davranıyor. Arbane çalıyoruz.Eskiden sokaklarda oynuyorduk” diye konuştu.

Çocuklara arbane çalmayı öğreten gönüllülerden Yeter Erel Tuma, Dom ailelerin çocuklarını topluma entegre etmeye çalıştıklarını söyledi. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Tuma, “Zaten Kürtler bu ülkede ‘ötekiler’, Domlar da ‘ötekinin ötekisi’. Suriye’den gelen ya da buranın yerli Domları bu mahalleye, bu memlekete bu ülkeye maalesef entegre olamamışlardır. Sosyalleşmek anlamında ciddi sıkıntı yaşayan gruplar… O çocukları tercih ettik çünkü onları topluma kazandırmak, gelişimlerine destek olmak, belki okullaşmalarını sağlamak temel hedefimiz. Çünkü bu çocuklar maalesef okula da gidemiyorlar” şeklinde konuştu.

Bu haberin hazırlandığı gün, çocuklar daha da heyecanlıydı. Çünkü hayatlarında ilk kez sinema ile tanışacaklardı. Gönüllüler ailelerinden izin alarak çocukları sinemaya götürdü.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG