Erişilebilirlik

Çin, ülkenin batısında ve Şincan bölgesinde Uygurlar’ın çocuklarına “aşırı dini” değer taşıyan isimler vermelerini yasakladı. “Muhammed” yasaklanan isimlerden biri.

Yetkililer, Şincan’daki uygulamanın amacının aşırıcılığın yayılmasını engellemek olduğunu söylüyor.

Uzmanlar ise Müslümanlara yönelik bu katı yaklaşımın Şincan’da hem hükümet karşıtlığını arttıracağını hem de etnik nefreti de körükleyeceğini belirtiyor.

Yerel yönetimler son dönemde “Cihad”, “Medine”, hatta yıldız ve ay anlamında gelen “Yultuzay” ismine bile izin vermiyordu.

Amerika’nın Sesi’nin Uygur insan hakları savunucularından elde ettiği belgelere göre yaklaşık 30 isime yasak geldi. Yasağa uymayanlara ikametgah belgesi verilmeyecek, bu da sağlık hizmetlerinden ve eğitim hakkından mahrum kalmalarına yol açacak.

Uygurlar arasında şikayetler artıyor.

Avustralya Ulusal Güvenlik Koleji’nden Doçent Michael Clarke Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, Çin’in “steril bir Uygur kimliği oluışturmaya” çalıştığını kaydetti.

Clarke, bunun birçok Uygur’un marjinalleşmesine neden olacağını ve Şincan’da İslamcı radikalleşmeye zemin hazırlayacağı görüşünde.

Şincan Türkçe konuşan 10 milyondan fazla Uygur’un anavatanı.

1 Nisan’dan itibaren yasakla birlikte bir dizi kural da uygulanmaya başlandı. Bu kurallar “anormal” sakal uzatılmasıyla kamu alanlarında peçe takılmasını ve devlet televizyonu seyredilmesinin reddedilmesini yasaklıyor.

Merkezi, Almanya’da bulunan Dünya Uygur Kongresi’nin Sözcüsü Dilşat Raşit, “Birçok şikayet aldık. Durum bölgenin güneyinde özellikle Kaşgar, Hotan ve Aksu’da kötüleşiyor” dedi.

Raşit, “Bunun daha fazla radikal direnişe neden olacağından endişeliyim” dedi.

İnsan hakları savunucuları Çin’deki yetkililere İslamcı aşırıcılarla mücadele adı altında Uygur kültürüne ve halkın dini inançlarına baskı yapılmasını durdurmasını istiyor.

Raşit, Çin’deki baskıcı uygulamaların Şincan’daki şiddetin gerçek nedeni olduğunu kaydetti.

Çin ise ihlaller olduğunu kabul etmiyor, Uygurlar’ın haklarının tamamen korunduğunu söylüyor.

Taipei’deki Ulusal Chengchi Üniversitesi’nden Doçent Chang Chung-fu, sosyal medyada Uygurlar’a yönelik ayrımcılığa dikkat çekiyor.

Chang, “Şincan ve Uygurlara yönelik birçok hareket görüyorum, birçoğu Şincan’daki insanları terörist olarak niteliyor” dedi.

Sosyal medyada birçok Çinli uygulamalara destek verdi.

Sosyal medya kullanan bir Çinli, “Çin’de devlet bütün etnik grupların önünde olmalı” dedi ve İslamcı aşırıcıları “habis tümör” olarak niteledi.

Sadece az sayıda kişi kampanyanın meşruiyetini sorguluyor. Bir sosyal medya kullanıcısı “insanların ifade özgürlüğünü çiğnemek anayasal değil” dedi.

XS
SM
MD
LG