Erişilebilirlik

CHP’li Tekin’den New York’ta Referandum Değerlendirmesi


Cumhuriyet Halk Partisi Eski Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, 16 Nisan’da yapılacak referandum konusunda sahada yaptığı çalışmaları New York’ta Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.

Tekin, anayasa değişikliği için yapılacak referandumda çok ağırlıklı bir şekilde “Hayır” çıkacağı görüşünü savundu.

1983 yılından beri sıcak siyasetin içerisinde olduğunu ifade eden Tekin, “Uzun yıllardır siyasetin içerisinde olmam nedeniyle sahayı çok iyi bilirim. Bu tartışmalar başladığında en kritik illere gittim. Bir tanesi Kayseri. Adana’ya, Bursa’ya Kocaeli’ne, Bolu’ya, Sakarya’ya gittim. İstanbul’un kritik ilçelerine gittim. Fatih ilçesine gittim. İktidarın yoğun oy aldığı yerlere gittim. Muhafazakar Kürtler’in yoğun olduğu Esenyurt’a gittim. Gezdiğim yerlerde ‘Evet bu bizim anayasadır. Bu anayasa derdimize derman olacak. Biz buna evet diyeceğiz’ diyen bir yurttaşla karşılaşmadım. Kim diyor bunu iktidar mensupları ve iktidarın yönettiği devletin yöneticileri. Vali, kaymakam, imam, rektör, savcı diyor bunları,” dedi.

Yurttaşlar tek adamdan kaygılı

Sahadaki izlenimlerine dayanarak referandum konusunda kişisel düşüncesinin çok net olduğunu ifade eden Tekin, “Araştırmalar da onu gösteriyor. Saha da herkes hayırcı. Yarın belki seçim olsa yine kendi partilerine oy verirler ama Türkiye’nin geleceğini tek bir kişiye teslim etmeleri konusunda herkesin olağanüstü bir muhafazakar duruşu var. Bugün Amerika’dayız. Güçler ayrılığının en iyi işlediği bu ülkede bu 18 madde Trump’ a teslim edilseAllah göstermesin neler olur burada. AKP’ye, MHP’ye oy vermiş kardeşlerimiz bunun bilincinde. Bir tek kişiye verilecek bu yetki o kişiye de kötülük yapmak olur. Dünya kollektif yönetiliyor. Tekli yönetilen ülkelerdeki sonuçları görüyoruz. Ortadoğu’da yaşananların sorunların temeli tekli adamların yönetimler. Bu teklikle ilgili yurttaşlarımızı kaygısı olduğu için ben referandumda çok ağırlıklı bir şekilde ‘Hayır’ çıkacağını inanarak söylüyorum,”dedi

“Araştırmalarda ‘Hayır’ oyları önde”

Tekin referandum konusunda yapılan anketlere ilgili görüşlerini de şöyle anlattı: “Anketçi arkadaşlarımız bana kızabilir. Çok bağımsız anketler yok. Bir kaç şirketin dışında hiç birisi bağımsız değil, bağımlı. Bağımlı olduklarını da yayınlara çıktıklarında net olarak ifade ediyorlar. Son iki seçime baktığımızda anketlerde büyük yanılma var. Bu kez bu yanılma daha fazla olacak. Araştırmalara baktığınızda yüzde 40 somut ‘Hayır’, yüzde 30 küsur ‘Evet’… Yüzde 42 neye ‘Hayır’ dediğini çok iyi biliyor. Ama yüzde otuz kusur neye ‘Evet’ dediğini tam bilmiyor. Hangi araştırmaya baksanız ‘Hayır’ oyları 40 küsur, ‘Evet’ oyları 30 küsur arasında. Yüzde 27-28 civarında da kararsız seçmen var. Bana göre bunlar kararsız değil. Kararlı ama kendilerini ifade edemedikleri için kararsız görünüyorlar. Türkiye’de maalesef şu anda bir korku iklimi yaşanıyor. Korku ikliminde araştırma şirketlerinin net sonuçlar çıkartması zor. Son bir kaç seçimdir hiç yanılmadım. Bazı kritik noktalar var mutlaka oralara giderim. Buralardaki izlenimlerime göre referandumda bir ‘Evet’ sonucu çıkması mümkün görünmüyor.

“Türkiye’de normal dönemde hiç bir anayasa yapılamadı”

Tekin, Türkiye’de normal bir dönemde hiç bir zaman bir anayasa yapılmadığını belirtti. Anayasaların bir kere ‘Evet’ ve ‘Hayırla’ tarif edilmeyecek kadar önemli olduğunu vurguladı. Tekin şöyle devam etti: “Ne yazık ki ülkemizde bugüne kadar olağan bir dönemde anayasa yapılmadı. Bütün anayasalarımıza bakın ya darbe dönemlerinde ya da olağanüstü dönemlerde yapılmıştır. Aynı bugünkü gibi… Yakın tarihimizin iki önemli anayasası var. Bunun biri ‘Evren anayasası’, sıkıyönetim döneminde olağanüstü bir dönemde yapılmıştır. Ne yazık ki o dönem yapılan anayasa 30 - 35 yıldır Türkiye’nin baş belası oldu. Gelen hiç bir iktidar o anayasayı yeniden yapamadı. 1983 yılından beri sıcak siyasetin içinden gelen biri olarak söylüyorum. Her gelen iktidar veya siyasetçi bunu değiştiremedi. Ne Özal, ne Demirel, ne de İnönü... Siyasilerin seçim dönemlerindeki taahhütleri 12 Eylül anayasasını değiştirmek olsa da değiştiremediler. Rahmetli Ecevit 1999’da önemli kısmını koalisyon döneminde değiştirdi. Farklı üç siyasi partide olsa bir uzlaşma oldu ve bu değişiklikler yapıldı.”

“Türkiye’nin hukuk sistemi cemaate teslim edildi”

2010 yılında yapılan anayasa değişikliğini de ikinci baş belası anayasa değişikliği olarak tanımlayan Tekin, “Aslında 15 Temmuz darbesi, Balyoz, Ergenekon (davaları), bütün bunlara baktığınızda tüm bunların alt yapısı 2010’daki referandumda oldu. Anayasa değişikliğiyle ilgili 26 ayrı madde geldi. CHP olarak 24 maddeye ‘Evet’ diyeceğimizi ama iki maddeye sorunlu oldukları için ‘Hayır’ diyeceğimizi söyledik. Ülkemizin hukuk sistemini ilgilendiren maddeler olduğunu söyledik. Zaten tartışmalı bir hukuk sistemimiz olduğunu ifade ettik. ‘Bunu bir zümreye, bir gruba teslim edip siyasallaştırırsanız Türkiye’yi çökertirsiniz,’ dedik. Bütün itirazlarımıza rağmen bugün kullanmış oldukları argümanlar gibi ‘Evet’ diyenler demokrat özgür, ‘Hayır’ diyenler darbeci diye bizleri tarif etmişlerdi. Ne yazık ki o dönem kendisini liberal solda konumlayan kişiler de bu kervana dahil oldular. 2010 yılında referandum darbenin temel atma töreniydi. O gün Türkiye’nin hukuk sistemi cemaate teslim edildi. Bu, mevcut iktidarın eliyle oldu. Anayasa Mahkemesine gidildi. Üyelerinin bir pişmanlık duygusu içerisinde olduğunu da biliyoruz. Hiç kimsenin öngörmediği bazı şeyler oldu,” dedi.

Davası olanlar Pennsylvania’ya koştu

Tekin, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle Türkiye’de hukukun bir cemaate teslim edildiğini belirterek o dönemi şöyle anlattı: “Dünyanın her tarafında hukuku ele geçirdiniz mi her şeyi ele geçirirsiniz. Türkiye o dönem maalesef öyle bir hale gelmişti ki bir çok işadamı, davası olan insanlar belli grupların adamlarını bularak bu davalardan kurtulma yolunu seçtiler. 2010 yılından itibaren hukukla işi olan, bakanlıklarla işi olan bütün işadamlarının uğrak yeri Pennsylvania oldu. Buna bakanlar, iktidar mensupları, belediye başkanları da dahil olmak üzere…”

“Anayasa değişikliği için kamuoyu desteği şart”

Kamuoyunun desteğini almadan olağanüstü dönemlerde yapılmış iki anayasa değişikliği olduğuna işaret eden Tekin, şöyle devam etti: “İnsanlar cehennemi görmeden cennete inanmaz. Yaşamış olduğumuz iki somut cehennem dönemden sonra yapılacak şey toplumsal uzlaşmayla 80 milyon yurttaşın ‘Evet bu benim anayasam’ diyeceği bir anayasa yapmanız lazım. Bunu sıkıyönetim, OHAL dönemlerinde değil herkesin kendisini ifade edebildiği bir dönemde yapacaksın. Hukukçunun, baroların, bilim adamlarının, üniversitelerin konuşabildiği bir dönemde yapacaksın. Darbeden hemen sonra dört siyasi parti yeni anayasa taslağı için çalışmaya başladı. Tam bu çalışma başlarken bu süreç ansızın zehirlendi. Sayın Bahçeli’ye göre Cumhurbaşkanlığı tartışması. İktidara göre başkanlık tartışması. Burada da büyük çelişkiler var. 80 milyon yurttaşımızın hayatını kolaylaştıracak bir anayasa yapacaksanız tamam. Biz CHP olarak bu konuda elimizi kolumuzu değil gövdemizi koymaya hazırız.”

“Cumhurbaşkanı anayasaya uymuyor o zaman anayasayı ona uyduralım”

Tekin, Türkiye’deki anayasa değişikliği tartışmalarının dünyada bir benzeri olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan şey ‘Sayın Cumhurbaşkanı anayasaya uymuyor o zaman anayasayı ona uyduralım.’ Dünyada benzeri var mı bilmiyorum. Mahallede bir şahıs trafik kurallarına uymuyor o zaman biz ne yapalım? Trafik kurallarını değiştirip kuralları ona göre uyduralım. Böyle bir mantık olabilir mi? 18 maddeyi kendi aralarında bile müzakere edemediler. Barolarla, üniversitelerle sivil toplum örgütleriyle tartışmayı bırakın iki siyasi partinin grup toplantılarında bile müzakere edilmedi. Kavgayla gürültüyle üç günde 18 madde komisyondan geçirildi. Bu 18 maddenin tamamı sorunlu. Kimler tarafından hazırlandığı konusunda kuşkular var. İki siyasi parti tarafından hazırlanmışsa tamam. Bu kapalı devre hiç bir şey tartışılmıyor. Bizi getirip referandum sürecine soktular. İki liderin de bu 18 maddeyle ilgili anlattıkları bir şey yok. Ona çamur atalım. Bunu suçlayalım. ‘Evet’ diyenler bizden ‘Evet’ demeyenler vatan haini, terörist. Kullanılan bir ‘Evren’ dili. Evren dilinin kimseye fayda getirmeyeceğini hepimizin bilmesi lazım.”

XS
SM
MD
LG