Erişilebilirlik

CHP’de Yine ‘Liderlik’ Arayışı


CHP Yalova milletvekili Muharrem İnce'nin TBMM'de basın toplantısı

Türkiye’de anayasa değişiklik paketiyle ilgili referandumun ardından ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı ‘liderlik’ arayışlarında farklı beklentilere sahip gruplar sahaya indi.

“Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında Başkanlık Sistemi’de geçişi hedefleyen 18 maddelik anayasa değişikliği paketi hakkında 16 Nisan’daki halk oylamasında az farkla “evet” sonucu çıkması üzerine “hayır” cephesindeki CHP’de hareketlenme başladı. Halk oylaması süreci nedeniyle rejim değişikliğine karşı hep birlikte mücadele kararı almış CHP içerisindeki farklı gruplar arasındaki bir anlamda ‘ateşkes dönemi’ sona erdi. Tartışma fitilini eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın, CNNTürk’te mevcut başkan Kılıçdaroğlu’nun eğer 2019’da Cumhurbaşkanlığı’na aday olmayacaksa koltuğunu bırakması yönündeki sözleri ateşledi. CHP’de tartışma; AKP ve Recep Tayyip Erdoğan karşısında yüzde 48.59 sonucunu alan “hayır” cephesini yüzde 51’in üzerine çıkarma ve güçlü liderlik oluşturma boyutlarıyla devam ediyor.

Ankara’daki gelişmelere ve parti kulislerine bakıldığında; CHP’de “olağanüstü kurultay yapmama” kararına rağmen değişim kapısı farklı gruplarca zorlanacak görünüyor.

Geçmişte özel hayatıyla ilgili tartışma üzerine CHP liderliğinden ayrılan Deniz Baykal, 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri sonrasında Erdoğan ile ikili görüşmesi ve CHP adına TBMM Başkanlığı’na adaylıkta ısrarıyla parti içerisinde hareketlenme yaratsa da eskisi gibi güçlü değil. CHP’de Baykal ismi, 7 Haziran sonrasında muhalefet partilerince TBMM Başkanlığı’nın AKP lehine kaybedilmesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte suçlanıyor. Baykal’ın, çok az sayıda milletvekilinden destek alabileceği ve bunun tabana yayılmayacağı konuşuluyor.

Erdoğan’ın “yenilen pehlivan güreşe doymazmış” gibi sözleriyle son yıllardaki seçim sonuçları nedeniyle CHP liderliğinden çekilmesi gerektiğini savunduğu Kemal Kılıçdaroğlu ise, kendi partisi içerisinde de “halk oylamasını da kaybetme” gerekçesiyle suçlanıyor. Bu noktada Baykal’ın açıklamalarından öte Türkiye’de sosyal demokrasi hareketindeki önemli isimlerden birisi olan Fikri Sağlar’ın sözleri CHP’de etki yaratmış görünüyor. Sağlar, Kılıçdaroğlu’nu Parti Meclisi’nde (PM) yaşanan tartışmalara rağmen sadece kendi bildiği yönde karar almak ile suçlamış ve “CHP artık karar almak ve uygulamak zorundadır. Karar veremeyenlerin yerine karar vereceklerle yürümek zorundadır. Çünkü artık fedakarlık bitti. Bütün gemiler yakıldı” demişti. Sağlar’ın Kılıçdaroğlu eleştisirini, AKP’ye yakınlığıyla tanınan Akşam Gazetesi’ne yapması rahatsızlık yaratmasına karşın sözleri yankı buldu. Sağlar, benzer eleştileri PM’de yaptığı için Akşam’a konuşmasına tepki gösterilmesini ise anlayamadığını açıkladı.

Kılıçdaroğlu’ndan ise Sağlar’ı CHP Disiplin Kurulu’na sevk etme hamlesi gelmesi ve Pazartesi günü “Parti içinde kavga edeni kapının önüne koyarım” tehditi durumu yatıştırmadı tam tersine muhalif arayışı canlandırdı.

Muharrem İnce resmen sahneye çıktı

Geçtiğimiz kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday olan ancak yarışı kaybeden Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise, TBMM’deki basın toplantısıyla CHP’de yönetim değişikliği talebini resmen kamuoyuna yansıttı. Halk oylaması döneminde partide birlik mesajları verdiği gözlemlenen İnce, Kılıçdaroğlu’ndan ayrı olarak “hayır” kampanyası etkinlikleri yürütmüştü ve parti tabanında “ulusalcı” kesimi temsil etmesiyle tanınıyor.

Muharrem İnce, açıklamasında, Yüksek Seçim Kurulu’nun AKP’nin başvurusuyla kanunsuz işlem yaptığını belirterek, CHP Yönetimi’nin halk oylaması sonucunu kabul etmeme yaklaşımını desteklediği mesajını verdi. Ancak CHP Yönetimi’nin aksine parti olarak da “hata” yaptıklarını açıklayan İnce, CHP’nin kendi sandık kurulu üyelerine mühürsüz oyları tutanak ile tespit etme talimatı vermediğini ve bu nedenle ellerinde YSK’nın hukuksuz kararına karşı belge olmadığını söyledi. CHP Yönetimi’nin 16 Nisan gecesinden itibaren “hayır” mitingleri yapması gerektiğini kaydeden İnce, Kılıçdaroğlu’nun o gece saat 23’e değin açıklama yapmamasını da eleştirdi. İnce, “Parti sadece mahkeme dilekceleriyle hak aramayı bırakmalı. CHP Yönetimi, kendini yeni düzene göre baştan aşağı yenilemelidir” dedi.

Erdoğan karşısında 2014 yılında MHP ile birlikte Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesinden rahatsız olan CHP’li kesimleri temsil eden İnce, 2019 için şimdiden CHP’de değişim gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:”

“Yeni duruma CHP tüzüğü cevap vermemektedir. Her türlü örgüt içi seçimler tüzükte yazıyor ama Cumhurbaşkanlığı adayımızı nasıl belirleyeceğimiz yazmıyor. Buna uygun tüzük değişikliği yapılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı adayımızı nasıl belirleyeceğimiz tüzük değişikliğiyle olur. Derhal seçimli, olağanüstü tüzük ve program kurultayı yapılmalıdır. Halk oylamasındaki yüzde 49’u yüzde 51 yapmak için bu ilk yoldur. Adayımız partili mi olacak? Başkanımız aday olacağı zaman partiden istifa mı edecek? Adayımızı kurultay delegesi mi grup mu, PM mi belirleyecek? Buna karar vereceğiz. Dalga geçme devri bitmiştir. Cumhurbaşkanlığı adayımızı TV’lerden öğrenmeyeceğiz.”

“Önce partide demokrasi, sonra Türkiye’de demokrasi” sözünü adeta CHP’deki yeni döneme geçiş için slogan olarak ilan eden İnce, Fikri Sağlar’ın durumuna işaret ederek, “Amaç ses çıkaranı kapının önüne koymak değil, kapının dışındakini partiye katmaktır. Büyük Türkiye şemsiyesinde her ideolojiyi bünyesine katmak isteyen CHP, kendi içindeki PM üyesini nasıl kapı önüne koyar? Ben cumhurbaşkanı adayı olmam demek, yenilgi ruhudur. Bu değişimin acil ihtiyaç olduğunu gösterir” diye konuştu.

Basın toplantısında İnce’nin yanında kürsüde CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu bulunuyordu. Ancak İnce, “Ruhen yanımızda olan başka milletvekili arkadaşlarımız da var” diyerek gruptan destek olacağı isimler olacağını da sözlerine ekledi.

Fikri Sağlar hazırlık yapıyor

CHP içerisinde kısmen gelenekçi kesimleri temsil ettiği kaydedilen “ulusalcı” gruba karşılık Fikri Sağlar ismi ise, “sosyal demokrat” kimliğiyle “sosyalist” kesimleri de kucaklama ve Kürt Sorunu’nu çerçevesinde farklı etnik kesimlere daha yakın olmasıyla konuşuluyor.

Sağlar, Kılıçdaroğlu’nun kendisini disiplin mekanizmasıyla PM’den uzaklaştırma girişimine karşı hazırlık sürecine girdiğini bizzat Twitter mesajlarıyla açıkladı. Eski SHP (Sosyaldemokrat Halkçı Parti) çizgisinde bir dönem CHP gelenekçiliğine de karşı çıkmış isimleri kapsayacak bir muhalif hareket yürüteceği konuşulan Fikri Sağlar, önümüzdeki günlerde yapacağı basın toplantısı gerekçesiyle son 3 gündür telefon aramalarını cevapsız bırakıyor ve tek başına değil geniş katılımlı bir çıkış yapmayı hedefliyor görünüyor.

Ve diğer isimler..

CHP’den ayrılarak başka bir siyasi parti oluşumunu tecrübe eden Emine Ülker Tarhan ise, bugünlerde siyasetten uzak kalmayı tercih ediyor ve avukat kimliği nedeniyle yakın çevresine “Bu dönem sadece hukuk ile ilgiliyim” diyor.

CHP’de bir dönem liderliği söz konusu edilen isimlerden biri de Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu. Feyzioğlu’nun CHP’deki “ulusalcı” gruba yakın olduğu kabul ediliyor olmakla birlikte geçmişte PM üyeliği adaylığı gibi girişimleri olan Feyzioğlu’nun yeniden siyaset girişimi olup olmayacağı henüz netlik kazanmadı. Ancak Feyzioğlu, halk oylaması sürecinde tek başına “hayır” kampanyası yürüterek, köy köy gezmesi, kahve toplantıları düzenlemesiyle CHP tabanında takip edilen isimlerden birisi oldu.

Geçmişte Kılıçdaroğlu karşısında aday olan Umut Oran ise, milletvekilliği görevi sona erdiğinden bugüne CHP’yi uluslararası platformlarda temsil etmeyi sürdürüyordu. Ancak Oran’ın partide yönetim değişikliğine taraftar isimlerden birisi olduğu biliniyor. Geçmişte kendi liderlik adaylığına tabanda yeterli destek bulamayan Oran’ın hangi grupla çalışacağı merak ediliyor.

XS
SM
MD
LG