Erişilebilirlik

CHP’de Liderlik Değişimi İçin Kurultay Talebi


24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Genel Seçimler sonuçları itibariyle ana muhalefet partisi CHP’de liderlik değişimi isteğiyle olağanüstü kurultay süreci başlamış görünüyor.

24 Haziran’da Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yüzde 30.64 oy almasına karşın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde CHP’nin yüzde 22.65 oy oranına gerilemesi konuyu alevlendirdi.

CHP içindeki muhalifler, İnce’nin 24 Haziran’da elde ettiği oy oranıyla CHP tabanından aldığı desteğin görüldüğünü belirterek liderlik değişimi talebini yükseltti. Kılıçdaroğlu’nun yerine İnce’nin genel başkanlığını öneren muhalifler, olağanüstü kurultay için Pazartesi günü resmen girişimlerini başlattı.

CHP içindeki muhalif isimler, TBMM’de gerçekleştirdikleri basın toplantısıyla genel başkan seçimli olağanüstü kurultay yapılması için delegelere çağrı yaptıklarını kamuoyuna duyurdu. CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Gaye Usluer, CHP Sakarya İl Başkanı Erdoğan Isır, CHP Karasu İlçe Başkanı Nurhan Aydın ve CHP Gençlik Kolları üyesi Deniz Kahraman, kendileri gibi kurultay delegesi olan partililere seslendi.

Tüzün, "CHP'de olağanüstü seçimli kurultayın yapılması taleplerini basın aracılığıyla Türkiye'ye, partinin yetkili organlarına kurultay delegelerine duyurmak için buradayız. Bizler CHP organlarında görev alan isimler olarak, sembolik olarak buradayız. Değişim ve dönüşüm vazgeçilmezdir. Bu kurultayımız değişim ve umut kurultayı olacaktır” dedi.

Usluer: Bu düzen değişmeli, önce partimizden başlamalı

Olağanüstü Kurultay Çağrı Heyeti Sözcülüğü’nü üstlenen Gaye Usluer de, CHP’liler olarak, siyasetin içindeki figürler olarak etkili bir muhalefet yapılabilmiş olsalardı bugün bu kurultay çağrısını yapmak zorunda kalmayacaklarını söyledi. Usluer’in, göz göre göre gelen tek adam rejimine karşı cumhuriyeti layıkıyla savunamadıklarını, milyonların katıldığı cumhuriyet mitinglerini, Gezi eylemlerini, referandum kampanyasını ve adalet yürüyüşünü iktidar yürüyüşüne dönüştüremediklerini söylemesi dikkat çekti.

CHP’nin hızlı adımlar yürümesi gerektiğini ve kaybedecek vakit de olmadığını kaydeden Usuler, “etkili muhalefet” beklentisi gerekçesini şöyle açıkladı:

“Yüzü otoriteye, adaletsizliğe, eşitsizliğe dönük bu rejimi değiştirmenin yolu demokrasiye inanan milyonların desteğini alarak, önümüzdeki yerel seçimlerde partimizi, başta büyükşehirlerde olmak üzere en fazla sayıda yerel yönetimlerde iktidara taşımaktan geçer. Bu nedenle tam da şimdi değişim zamanıdır. Bu değişim artık zorunludur ve öncelikle kendi içimizde bu değişimi başlatmalıyız. Çünkü 9 seçim kaybeden ve yaşanan yenilgilerde sorumluluk almaktan imtina eden partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve onun belirlediği yönetim anlayışı, siyasi ömrünü tamamlamıştır. Artık müzik değişti ayak da değişmek zorunda. Partimize gönül veren, emek veren, en üst kademesinden en alt kademesine kadar tüm üye ve yöneticilerimizin enerjisini iktidar olmaya verdiğini düşünün. İşte, o zaman iktidar olmak an meselesi olacaktır. Bütün yetkileri eline alan tek adam rejimine karşıyız ama hayatımızın her alanında karşıyız. Partimizde, sokakta, evimizde, her yerde tek adam olma ve tek adam tarafından yönetilmeye karşıyız.”

Kılıçdaroğlu ve yönetim ekibi tarafından PM’nin etkisizleştirildiğini ve MYK’nın ise sıradanlaştırıldığını ifade eden Usluer, olağanüstü kurultay tüzük değişikliği yapılmasını talep ettiklerini dile getirdi. Usluer, “Bu gücü harekete geçirmek için 'Bu düzen değişmeli' diyen, sistemi temelden sorgulayan anlayışı önce partimizde sonra da ülkemizde yönetime taşımak zorundayız. Bu hayati sorumluluğu hep birlikte üstlenip, elimizi taşın altına koymalıyız. Bunun için inanmalıyız, ısrar etmeliyiz. Partimizi de Türkiye'yi de eşitlik, özgürlük, demokrasi temelinde yeniden inşa etmek için yeterli birikimimiz ve gücümüz var. Bu enerjiyi ortaya çıkarabilmek için seçimli olağanüstü kurultayın yapılması gerekli ve zorunludur” diye konuştu.

En az 634 delege imzası gerekiyor

Şimdi muhaliflerce olağanüstü kurultay yapılabilmesi için CHP kurultay delegelerinden yarısından 1 kişi fazlası yani salt çoğunluk sayısınca 15 gün içerisinde noter onaylı imza toplamaları gerekiyor. Dolayısıyla 634 delege imzasıyla olağanüstü kurultay mümkün olabiliyor.

Tüzün, basın toplantısında sabah 08.30’dan itibaren 100 imzayı geçtiklerini açıkladı. Akşam noter mesai saati bitimi itibariyle muhaliflerce 353 delege imzasına ulaşıldığı iddia edildi.

Eğer muhalifler, 634 delege imzası sayısına ulaşırsa olağanüstü kurultay toplanması talebini genel merkeze yazılı olarak iletecek. Bu durumda CHP yönetiminin CHP Parti Tüzüğü’ne göre 45 günlük süreçte olağanüstü kurultayı düzenlenmesi gerekiyor.

Tezcan: Delegelerimizde kurultay için güçlü bir irade yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, “Tüzükteki hüküm bellidir. Yüzde 51 imza toplanırsa kurultayın toplanması tüzük emridir. Bizim edindiğimiz izlenim bu imzanın toplanmayacağı, toplanamayacağı yönünde. Parti tabanının önemli bir bölümü şu anda Olağanüstü Kurultayın doğru olmadığını uygun bir zamanlama olmadığını ifade ediyor. Kurultay delegelerinin imza verme konusunda güçlü bir iradesi yok. Olağanüstü Kurultay isteyen arkadaşlar da var bunları 15 gün içinde görürüz yeterince sayıya ulaşıp ulaşmadığını. İmzaya teşvik için sayılar söylenebilir. Sonuçta 15 gün sonra tablo ortadadır. 81 ilin durumunu biz de biliyoruz takip ediyoruz. Böyle bir sayının toplanmayacağı gözüküyor. Tüzüğün dışında adım atmadık, atmayız” diye konuştu.

CHP’deki süreç nasıl gelişti?

CHP’deki muhalefet açısından olağanüstü kurultay talebi, sadece “İnce’nin liderliği” olarak değil Başkanlık Sistemi’ne geçiş halk oylamasının ardından etkili muhalefet yapılamaması gerekçesine dayanıyor. Halk oylamasında yüzde 51.41 “evet” oyu oranına karşılık yüzde 48.59 “hayır” oy oranıyla Başkanlık Sistemi’ne geçiş kapısı açılırken; “mühürsüz oyları kabul etme” gibi tartışmalar gölgesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözleriyle sonuçlar eleştirilmişti. Halk oylaması sonucunda CHP’nin, protesto taleplerini yanıtsız bırakmasına tepki gösterilmişti. O dönemki Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke’nin, “Referandum yok hükmündedir, irademiz gasp edilmiştir. Biz olmayan yeni bir anayasa varmış gibi davranmayacağız. Bu oyunun bir parçası olmayacağız. Demokratik tüm haklarımızı kullanacağız bunun içine Meclis'ten çekilmek de Meclis'te çalışmaya devam etmek de girer” demişti. Ancak parlamenter sistemi yok etmeyi amaçlayan anayasa değişikliğine karşı gerekirse CHP’nin parlamentoda olmaması gerektiğini gündeme taşıyan Böke’nin, “etkili muhalefet” vurgusuna CHP yönetimince sahip çıkılmamıştı. CHP’li yöneticilerce sözleri adeta jet hızıyla yalanlanınca Böke, CHP Parti Sözcülüğü ve genel başkan yardımcılığı görevlerinden istifa etmişti. Böke’yi 2 saat sonrasında yalanlama açıklamasını gerçekleştiren o dönemki CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve benzer şekilde CHP yönetimi ise, Türkiye’nin başkanlık sistemi sürecine ilişkin “sorumlu muhalefet anlayışı” savunması yaptı. O günden bugüne CHP yönetimince Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı tartışmasında yeterince ve etkili muhalefet yapıp yapmadığı sorusu gündemdeki yerini koruyor.

Son günlerde mevcut durumda devletin yapısı kararnameler ile değiştirilirken CHP’nin parlamentoda ne yapacağı sorgulanmasına rağmen Kılıçdaroğlu, Gök’ü TBMM Başkanvekilliği’ne getirdi ve “CHP Grubu, ciddi ve bilgiye dayalı muhalefet gösterecek” açıklaması yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, örneğin merkez sağdan partiye getirdiği isimlerden birisi olan İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin Erdoğan’la görüşmesi gibi gelişmeler üzerine sert şekilde eleştirildi.

XS
SM
MD
LG