Erişilebilirlik

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yıldönümüne bir ay kala Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi’nden 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’nun açıkladığı rapora muhalefet şerhleri geldi.

CHP’li komisyon üyelerinin bugün yayınladıkları 307 sayfalık darbe girişimi raporunda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından eleştirilen “kontrollü darbe” iddialarını yinelemesi siyasette gerilimi yeniden arttırabilir.

Komisyon üyeleri Zeynel Emre, Sezgin Tanrıkulu, Aytun Çıray’la birlikte basın toplantısı düzenleyen CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, “15 Temmuz hain darbe girişimi öngörülen, önlenemeyen ve sonuçları kullanılan kontrollü bir darbedir. 15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen kanlı ve hain kalkışma bu memleketin masum yurttaşları için beklenmeyen, şok edici ve dehşet verici bir gelişme olmuştur. Ancak bu hain darbe girişiminin olacağını bilen ve bekleyenler de vardır” dedi.

Erdoğdu’nu sözleri bununla sınırlı kalmadı. CHP İstanbul Milletvekilinin 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin püskürtülmesiyle birlikte tartışılan darbenin sivil ayağıyla ilgili sözleri de yeni tartışmaya doğurmaya aday.

Çünkü Erdoğdu, “Darbenin sivil ayağı AKP’dir ama bireyleri tek tek suçlamıyoruz” dedi. CHP’liler gazetecilerin ısrarlı sorularına rağmen savcılara suç duyurusunda bulunmayacaklarını ancak darbe davaları savcılarının bu raporu dikkate alacaklarını söylediler.

Tanrıkulu: “Erdoğan, darbe komisyonunu engelledi”

Komisyon üyelerinden CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada AKP’li komisyon üyeleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın komisyonu engellediğini savundu.

Tanrıkulu, “Komisyonda Bylock listelerinin gizli kalmak koşuluyla ilgili cumhuriyet savcılarıyla birlikte bize de verilmesini tartıştık. Hatta ‘Her partiden bir kişi bunları görsün ve gizli bir kasada saklayalım’ diye konuştuk. Ancak AKP’li üyeler reddetti ve bu konuda MİT’e yazı yazamadık. Eski MİT Müsteşarı Emre Taner’in komisyondaki ifadesinden sonra 9 Aralık 2016’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Darbe Komisyonu raporu yayınlamak suretiyle görevini tamamlarsa isabetli olur’ dedi. Komisyon çalışmalarını engellediler” dedi.

Tanrıkulu: “Darbe girişimi Türkiye’nin ’Kırmızı Pazartesi’si”

Sezgin Tanrıkulu, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” adlı eserine benzediğini de savundu.

“Kırmızı Pazartesi’yi hatırlayın. O kasabada yaşayan herkes o gün Nasar’ın öldürüleceğini biliyor. Ama herkes gözyumuyor. Kimse müdahale etmiyor. Bu darbe girişimi Türkiye’nin Kırmızı Pazartesi ya da Kırmızı Cuması’dır. Darbe Türkiye’de hukuk devletinin, demokrasinin, çoğulculuğun ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermişken hükümet ve AKP bunu böyle görmedi ‘Allah’ın lütfu’ saydılar. Olağanüstü Hal rejimi inşa ederek Türkiye’yi demokrasiden uzaklaştırdılar.”

Erdoğdu: “Fuat Uğur’un bildiği darbeyi MİT’in bilmemesi düşünülemez”

CHP’liler Milli İstihbarat Teşkilatı’nı da eleştirdiler.

Erdoğdu, CHP’li komisyon üyelerinin bu görüşüne gerekçe olarak darbe girişiminden dört ay önce hükümete yakın Türkiye gazetesindeki köşesinde Fuat Uğur’un kaleme aldığı üç yazıyı gösterdi.

Erdoğdu, “Uğur’un 24 Mart 2016, 2 Nisan 20016 ve 21 Nisan 2016 tarihli yazılarında kamuoyuyla paylaştığı bilgiler, 15 Temmuz hain darbe girişiminde ve sonrasında aynen gerçekleşmiştir. Fuat Uğur’un ve benzeri yazarların darbeden aylar öncesi paylaştığı bu yazılar, MİT için açık istihbarat kaynağı olup, Fuat Uğur’un bildiklerini MİT’in bilmiyor olması düşünülemez” dedi.

“MİT komisyona gönderdiği yazıyla darbeyi bildiğini ikrar etmiştir”

Erdoğdu sözlerini şöyle sürdürdü: “MİT Müsteşarlığı TBMM Araştırma Komisyonu’na yönelik yazdığı 22.05.2017 tarihli yazısında ‘MİT’in daha önce dış makamlarla paylaşılan notlarda cemaatin darbe girişiminde bulunabileceğini bildirdiğini ancak TSK bünyesinde istihbarat toplayamadığından darbe girişiminin tarihi konusunda net bir istihbarata önceden ulaşılamadığı’ bilgisiyle darbenin bilindiğini ve beklendiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ikrar etmiştir”

Erdoğdu, MİT’in zafiyet gösterdiğini şu sözlerle iddia etti: “Kanlı darbe girişimi sonrası düzenlenen savcılık iddianamelerinin incelenmesinden cemaatin darbe hazırlıklarına 2015’in son aylarından itibaren başladığı anlaşılmaktadır. Darbeye hazırlık faaliyetleri Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş tarafından yürütülmüştür. Adil Öksüz ve diğer planlayıcılar darbe girişiminden çok önce cemaat bağlantısı devlet tarafından bilinen isimlerdir. MİT’in ‘TSK içinde istihbarat yapamadığımız için darbe tarihini tespit edemedik’ gerekçesi kabul edilmemektedir. Güvenlik ve istihbarat makamlarınca ‘cemaatin hususileri’ olarak adlandırılan kişiler asker değil sivil kişilerdir. Darbeye hazırlık ve planlama toplantılarının çoğu askeri bölgelerde değil sivil bölgelerde yapılmış binlerce asker bu toplantıya iştirak etmiştir.”

HDP: “Cumhurbaşkanı’nın darbeyi nasıl öğrendiği hala muamma”

HDP de Mardin Milletvekili Mithat Sancar tarafından hazırlanan raporla komisyonun açıkladığı rapora muhalefet şerhini düştü.

Sancar’ın hazırladığı raporda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbeyi nasıl öğrendiğinin açıklığa kavuşmadığı belirtildi: “Her ne kadar MİT'in verdiği bilgilerde Cumhurbaşkanı'nın koruma müdürüyle görüşüldüğü yazılıysa da, bu denli ciddi bir ihbarın bizzat Cumhurbaşkanı'na neden iletilmediğine dair bir açıklama yoktur. Aynı şekilde gerek MİT, gerekse Genelkurmay Başkanlığı tarafından Başbakan ve İçişleri Bakanı'nın haberdar edilmemesi de anlaşılır gibi değildir. Cumhurbaşkanı'nın darbe girişimini ne zaman ve nasıl öğrendiği hala muammadır. Bu kadar kritik bir güne ilişkin hemen her açıklamasının çelişkili olması da kafalarda soru işaretleri uyandırmaktadır.”

Raporda “darbe istihbaratının MİT ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından ciddiye alınmasına rağmen Genelkurmay Başkanı, Genelkurmay İkinci Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın enterne edilmesi ve MİT Müsteşarı’nın programına devam etmesi izaha muhtaç” bulundu.

Numan Kurtulmuş: “’15 Temmuz kontrollü darbe teşebbüsü’ demek milletin tamamına haksızlık”

CHP’nin “kontrolü darbe” iddiasına hükümetten ilk yanıt Başbakan Yardımcısı Numan Kurtuluş’tan geldi. Bakanlar Kurulu’nun toplandığı Çankaya Köşkü’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, kontrollü darbe söyleminin haksızlık olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı, “’Bu bir kontrollü darbe teşebbüsüydü’ demek milletimizin tamamına karşı yapılmış bir haksızlıktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bu darbenin çok fazla ayağının olduğu açıktır. Bunların her birisinin üzerine gidiliyor. Ümit ediyoruz ki bu davalar sulandırılmadan, içerikleri bozulmadan sonuna kadar gidilir, kim varsa, siyasi ayağı dahil olmak üzere, bunlar ortaya konularak milletin karşısına çıkmak mümkün olur. Bu bizim de hükümet olarak CHP’nin MHP’nin hep beraber üzerinde ortak bir şekilde yoğunlaşmamız gereken konudur” dedi.

XS
SM
MD
LG