Erişilebilirlik

CHP Liderinden 'Her Kesimin Partisiyiz' Mesajı


Kemal Kılıçdaroğlu 'Her Kesimin Partisiyiz' Mesajı Verdi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:44 0:00

CHP gelecek seçimler için her kesim ile konuşma kararı aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti olarak artık “Türkiye’nin mevcut ayrışmasını yok etmek için kucaklaşma” ve geçmişteki “elitist CHP” suçlamalarına karşı her kesimle müzakere mesajı verdi.

Kılıçdaroğlu, Bolu Abant Tabiat Parkı’ndaki bir otelde düzenlenen CHP TBMM Grubu kampında konuştu. CHP’li milletvekilleri açısından 1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılına hazırlık niteliğindeki toplantıda, Kılıçdaroğlu, parti yönetimi olarak gelecek Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Genel Seçimler için nasıl çalışacakları konusundaki yaklaşımı milletvekilleri ve kamuoyuyla paylaştı. Erken seçim tartışmalarına değinmeyen Kılıçdaroğlu, seçim ne zaman olursa olsun CHP olarak buna hazırlandıklarını söyledi.

CHP’nin geçmişte sadece belirli kesimleri temsil ettiği iddiasıyla “elitist” gibi suçlamalara maruz kaldığını anımsatarak, artık her kesimle iletişim kurulduğunu ve kurulacağını işaret etti.

“Çiftçiler perişan. Bu gidişle traktör kalmayacak”

CHP’nin gelecek seçimler için izleyeceği stratejinin odağında ekonomi olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, partisinin son yerel seçimlerde başarılı sonuçlar elde ettiğini belirterek, “Yine aynı inanç ve aynı kararlılıkla çalışıp çaba harcayacağız. Ne zaman diyeceksiniz? Yerel seçimlerin bittiği günün ertesinde zaten çalışmaya başladık. Eylül ayında 24 kente arkadaşlarımız gitti. Buralarda toplumun bilinen kesimleriyle, kanaat önderleriyle güzel görüşmeler yaptılar. Ondan sonra bir rapor hazırladılar. Raporlarda sonuçlar; birincisi yaşanan ekonomik kriz bütün illerde derinden hissediliyor. Arkadaşlarımızın vardığı birinci sonuç bu. Tarımın ağırlıkta olduğu çiftçiler perişan. Gerçekten perişanlar. Aldıkları borçları ve yüklenen faizleri ödeyemiyorlar. Her ne kadar bazen alacaklar erteleniyor ama her erteleme yeni faiz getiriyor. Hani bir seçim öncesi diyorlardı traktörün deposunu doldurursan yarısı bizden, yarısı sizden. Bu gidişle traktör kalmayacak. Bunlar raporlar da ayrıntılar var” ifadesini kullandı.

“Birçok kesimle ilişki kurmadınız” eleştirilerine yanıt

CHP’nin halka iktidar oldukları takdirde kendilerinden neler beklendiğini de sorduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bir çıkışa ihtiyacı var. Bütün bir tablo karamsar. Ben bunu biliyorum. Karamsar tabloya teslim olma gibi bir durum söz konusu değil. Biz bunu aşmak zorundayız ve aşacağız. Biz bunu birlikte aşacağız. Siyasi görüşü ne olursa olsun, geldiğimiz nokta, bu karanlık süreci aşma noktasıdır. En çok güven duyacakları parti de, hiç kimse endişe etmesin, CHP’dir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Elbette ki kanaat önderlerimize soracağız. Bizim ne eksikliğimizi gördünüz? Yanlışımızı gördünüz? Bizzat onlardan dinleyeceğiz. Böylece düne kadar pek çok kesimle ilişki kurmadınız diye gelen eleştirileri bir anlamda bir tarafa bırakacağız. İşsiziyle de sanayicisiyle de çiftçisiyle de görüşeceğiz” diye konuştu.

“Ayrıştırmamamız bölünmememiz lazım”

Türkiye’nin mevcut AKP iktidarıyla yönetilemediği görüşünü yineleyen Kılıçdaroğlu, ülkede toplumsal kutuplaşma/ayrışma yaşandığını kaydederek, CHP’nin gelecek seçimlerde iktidar olmak hedefiyle bölünmüş Türkiye’nin yeniden birbiriyle kucaklaşmasını sağlamak olduğunu anlattı. Kılıçdaroğlu, “Türkiye, zengin bir ülke. Türkiye'nin parası, imkanları var. Üç tarafta denizleri, temiz havası, olağanüstü güzel iklimi, bereketli toprakları var. Neden Türkiye bu halde? Bunları aşacağız. Neden? Çünkü Türkiye iyi yönetilmiyor. Biz Türkiye'yi gerçekten de insan gibi yöneteceğiz, adaletle yöneteceğiz. Hiç kimseyi inancından, yaşam tarzından ötürü ötekileştirmeyeceğiz, herkesi kucaklayacağız, bu bizim boynumuzun borcudur. Bunu, bütün herkesin bilmesini isterim. Ayrışmamamız, bölünmememiz lazım” dedi.

Hamidiye Su tartışması: “Su üzerinden bir toplum ayrışır mı?”

Kılıçdaroğlu, CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun göreve gelmesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’nın gelir kaynaklarından birisi olan “Hamidiye” markalı içme suyuyla ilgili hükümet ile ilişkili kuruluşlarca adeta boykot kampanyası başlatıldığını savundu. Türk Hava Yolları’nın (THY) yer hizmetlerini yürüten şirket tarafından artık yolcular için “Hamidiye Su” alınmayacağını açıklamasının ardından bazı kamu ve özel kuruluşlar da İBB’nin su markasından vazgeçtiklerini duyurmuştu. Bu duyurular üzerine sosyal medya aracılığıyla karşıt bir kampanyayla “Hamidiye Su İçiyorum” etiketiyle İBB’ye gelir desteğinde bulunulması amacıyla vatandaşlar paylaşım yapmaya başlamıştı. Kılıçdaroğlu da, “Suda bile bizi ayrıştırdılar. Su azizdir, su tüm canlıların ihtiyaç duyduğu mabettir. Kuran’da su geçer. Nasıl olurda suda ayrışırız? Nehir suyu, deniz suyu, gül suyu, kaynak suyu deriz. Bizim hayatımızın parçasıdır. Su üzerinden ayrışma olur mu? AK Partili ve ülkücü kardeşlerimize sesleniyorum; Su üzerinden bir toplum ayrışır mı Allah aşkına ya. Neymiş? Hamidiye sularının sahibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ymiş. Ne yapalım? Hamidiye suyu içmeyelim. Nedir bu Allah aşkına? Su konusunda toplum ayrışır mı, bölünür mü? Su ya istediğini içersin. Bu noktaya getirdiler toplumu. Biz bu noktadan toplumu alacağız ve bir bütün haline getireceğiz. Suyu kim üretirse üretsin. İhtiyaç duyduğumuz anda içeceğiz. Bu nedir? Toplumda kin öfke duygularını dışarı yansımasıdır. ‘Sen kazandın, gör ben sana neleri yapacağım.’ Oysa demokrasilerde kazanmak kadar kaybetmekte normaldir Su üzerinden bir toplum ayrışır mı Allah aşkına? Bu noktaya getirdiler toplumu. Biz bu noktadan toplumu alacağız, bir bütün haline getireceğiz” diye konuştu.

"KHK'lıların durumu yeniden gözden geçirilmeli"

Kılıçdaroğlu, ayrıca olağanüstü hal (OHAL) uygulamasıyla Kanun Hükmünde Kararname (KHK) düzenlemeleriyle kamu görevlerine son verilmiş öğretmenler gibi KHK’lılar sorununa göndermede bulundu. KHK’lılarca yapılacak etkinliklere yasaklama yapılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bütün arzumuz adaletsizliğin son bulması. Adalet varsa hepimiz için olmalı, bir grup için adalet bir grup için adaletsizlik olmamalı. Toplum kaynaşacaksa, düşüncelerimizi rahatça ifade edeceksek mutlaka KHK ile görevlerine son verilen herkesin durumunun yeniden gözden geçirilmesi lazım. Bazıları ayrıcalıklı bazıları ayrıcalıklı değil. Neden bu tür farklılıklar ortaya çıkıyor doğrusunu isterseniz anlamakta zorluk çekiyoruz. KHK ile görevlerine son verilenler İstanbul’da bir toplantı yapacaklardı, Ankara’da bir toplantı yapacaklardı. O toplantı da yasaklandı. Yasal bir toplantı, Bir araya geliyorlar oturacaklar dertlerini anlatacaklar. Yaşadıkları sıkıntıları kamuoyu ile paylaşacaklar ama yasaklıyorsunuz neden? Neden korkuyorsunuz? İktidar olanlar korkar mı? İktidar olanların korkmaması lazım. Her alana düşünceye saygı göstermeleri lazım. KHK ile görevlerine son vermişsiniz ama onlar bir araya gelmek istiyorlar, belki de bizim bilmediğimiz haksızlıklara dile getirecekler karşılaştıkları. Dolayısıyla demokrasi varsa sadece bizim için değil KHK ile görevlerine son verilen, açlığa mahkûm edilen, sivil ölüme mahkûm edilen insanların da demokrasiye ihtiyacı var. Onlar da düşüncelerini dile getirmeliler” görüşünü paylaştı.

AKP’yle “konuşma saati” polemiği

Bu arada CHP, Bolu’da kampta iken AKP ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Kızılcahamam’da milletvekilleriyle birlikte kamptaydı. Eş zamanlı kamp programları olması dolayısıyla iki siyasi parti arasında “lider konuşmalarını çakıştırmama” amaçlı müzakere yapıldığı iddia edildi. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarını televizyon kanalları eş zamanlı olarak canlı yayınlayamayacağından konuşma saatlerini planlamak için AKP ve CHP’nin kurmayları arasında görüş alışverişi yapıldığı belirtildi. Ancak bugün Kılıçdaroğlu Bolu’da konuşmaya başladıktan kısa süre Erdoğan’ın da Kızılcahamam’da kürsüye çıktığı görüldü.

Engin Altay: AKP Yaptığımız Anlaşmaya Uymadı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:14 0:00

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “AK Parti yöneticileriyle bu kamp öncesinde tam üç defa görüştüm” diyerek lider konuşmalarını çakıştırmamak için karşılıklı olarak teyitleştiklerini ancak bugün AKP’nin buna uymadığını açıkladı. Altay, “Sayın Genel Başkanımız kürsüye çıktıktan sanıyorum üç dakika sonra Sayın Erdoğan kürsüye çıktı. Bu bir korku işaretidir. Bu Türkiye'nin ikinci büyük partisinin Genel Başkanı'nın başta Türkiye ekonomisi olmak üzere Türkiye'nin içinde bulunduğu hali, Türkiye'nin içinde bulunduğu halden çıkış önerilerinin 82 milyon ile paylaşmanın, paylaşmasının endişesi ve paniğini yaşayan bir AK Parti ile ve bir Erdoğan ile karşı karşıyayız” açıklaması yaptı.

Bu duruma ilişkin CHP Lideri Kılıçdaroğlu da, sabahki konuşmasını kısa zamanda sonlandırdığını ve öğlen yeniden konuşmak üzere kürsüye geldiğini, “Konuşmamı malum zat da dinlesin diye yarıda kestim. Çünkü hak diyoruz, adalet diyoruz kardeşlik diyoruz. Söylediklerimizi vatandaş da dinleyecek devletin en üst kademesi de” dedi.

Bahçeli'nin 'dokunulmazlığı kaldırılsın' yanıtı

Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisine yönelik eleştirilerine karşılık "Bana dünyada kendi silah fabrikasını, başka bir orduya peşkeş çeken ikinci bir devlet gösterin. Bana milliyetçilik dersi vermek isteyenlere de kapak olsun. Milliyetçilik budur. Kalkacaksın, devletin en önemli fabrikasını Katar ordusuna teslim edeceksin. Sonra millete yalan söyleyeceksin. Bunu yapanların dini imanı yoktur, memleket sevgisi de yoktur. Bunu yapanların hepsi hesap vermek zorundadır. İnsanda biraz ahlak olur" dedi.

XS
SM
MD
LG