Erişilebilirlik

CHP'den Afganistan Kararı: "Razı Değiliz"


Ünal Çeviköz

Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP, Taleban’ın her geçen gün etkisini arttırdığı Afganistan’da Kabil Havalimanı’nın askeri güvenliğini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üstlenmesini kabul etmeyeceklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar son haftalarda yaptıkları açıklamalarla Türkiye'nin, ABD’yle müzakere süreci yürüterek Afganistan’da diplomatik ve insani hava trafiğini açık tutmak amacıyla Kabil Havalimanı’nın askeri güvenliğini üstlenme kararını koruduğu mesajını veriyor. Ancak ABD başta olmak üzere NATO ülkelerince askeri çekilme kararı alınmasıyla birlikte Afganistan’da Taleban’ın kontrol ettiği yerleşim yerlerinin sayısının hızla arttığı gözleniyor. Böyle bir zamanda Türkiye’nin bu ülkedeki askeri görevini sürdürme yaklaşımı ise iç politikada tartışma konusu oldu.

Son olarak Bakan Akar, iktidar cephesince sıkça dile getirildiği üzere “Türkiye’nin Afganistan’da mevcut askeri misyonunu sürdüreceği” yönündeki görüşleri yineledi. Akar, Türkiye’nin 2002’de ilk göreve başladığı andan itibaren Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'ne ve 2015’ten itibaren de NATO’nun Kararlı Destek Misyonu'na katkı sağlamayı sürdürdüklerini anımsattı. TSK'nın halihazırda Kabil Eğitim Yardım Danışmanlık Komutanlığı görevini yürüttüğünü belirten Akar, “Bugüne kadar elde edilen kazanımların korunması ve bu kapsamda 6 yıldır sürdürdüğümüz Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın işletilmesi sorumluluğunun gerekli şartlar sağlanırsa tarafımızdan devam ettirilmesi söz konusu. Havalimanı, Afganistan için hayati öneme sahip, tüm ülkenin dışa açılan kapısı olma özelliği taşıyor. Bu konuda görüşmeler devam ediyor. Şu an için alınmış bir karar yok. Ülkemiz ve Afganistan’ın menfaatleri için uygun sonuç elde etmek istiyoruz. Amacımız, Afgan kardeşlerimizin güvenlik, huzur ve refahı için katkılarımızı devam ettirmektir” açıklamasını yaptı.

Muhalefet cephesi ise, Akar’ın sıraladığı tüm bu görevler bakımından TSK’nın Afganistan’da barışçı ve çatışmaya girmemek üzere muharip olmayan görev üstlendiğini anımsatıyor. Ancak Afganlar dışındaki tüm yabancıları “işgalci” olarak tanımlayan Taleban’ın egemenlik etkisi ve NATO’nun tümüyle çekilmesiyle TSK’nın artık “muharip görev” ile karşı karşıya kalması durumuna dikkat çekiliyor.

Bugün ana muhalefet partisi CHP de Afganistan başta olmak üzere uluslararası gelişmeleri değerlendirmek üzere Dış Politika Kurulu toplantısını yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Eski Genel Başkan Hikmet Çetin, SHP Eski Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Faruk Loğoğlu, Onur Öymen ile Osman Korutürk, Haluk Koç, Oğuz Oyan ve Şükrü Elekdağ toplantıya katıldı. Toplantıya ilişkin açıklamayı CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz yaptı.

Çeviköz, “İktidar, Kabil Havaalanı’nın güvenliğinin sağlanmasına talip olduğunu açıklamıştır. Bu görev muharip olmayan unsurlarla yürütülebilecek bir görev değildir. İktidar, mevcut Afganistan tezkeresiyle alınan yetkinin geçerli olduğu izlenimini yaratmaya çalışmaktadır. Oysa bu yaklaşım gerçeği yansıtmamaktadır. İktidar, öyle anlaşılıyor ki, ABD’nin görünürde Afganistan’dan çekilme kararıyla birlikte ülkemizi çok tehlikeli sorumlulukların altına sokmak ve Mehmetçiklerimizi ateşe atacak hamlelerde bulunmak istemektedir. Biz buna razı değiliz” dedi.

CHP'den Afganistan Kararı: "Razı Değiliz"
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:14 0:00

CHP: "İktidar bu yanlıştan dönmeli"

Suriye’de Rusya’yla yapılan Soçi Mutabakatı kapsamında Türkiye’nin İdlib’de üstlendiği “gözlemci” görevi nedeniyle kaybettiği askerleri anımsatan Çeviköz, “İdlib’den çıkarılamayan derslerin sonucunda yaşanan acıların Afganistan’da yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Üstelik örgütlü ve Afganistan’da geniş bir alanı kontrol eden Taleban’a karşı böyle bir tasavvuru Mehmetçiği bile bile ölüme göndermek olarak görüyoruz. Zira, ülkenin neredeyse yüzde 80’inden fazlasını kontrol eden Taleban'ın hedefinin Kabil Havaalanı olacağı açıktır. Taleban sözcüsünün Afganistan'da kalmaları durumunda Türkiye'yi "'şgalci güç' sayacakları uyarısını, iktidar 'iletişim kazası' olarak değerlendirebilmiş ve ülkemize yönelik tehditlere cevap dahi verememiştir. Taleban’ın Türkiye aleyhine yaptığı açıklamaya gerekli tepkiyi gösteremeyen iktidar mensuplarının, askerlerimizi Taleban’a karşı nasıl koruyacağı büyük bir soru işaretidir. İktidara yanlışından dönmesi için buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” diye konuştu.

Ünal Çeviköz
Ünal Çeviköz

TBMM’nin şimdiye kadar onay verdiği Afganistan’a asker gönderilmesine ilişkin tezkerelerde “muharip olmayan unsurlar” vurgusu yapıldığını belirten Çeviköz, “CHP olarak bu tezkerelere daha önce hep olumlu baktık ve destek verdik. Son olarak 6 Ocak 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda son tezkereye de aynı şekilde olumlu desteğimizi sürdürdük. ABD’nin Afganistan’dan askerlerini çekme kararı ile birlikte diğer ülkeler de teker teker ya askerlerini Afganistan’dan çektiler ya da çekmeye devam ediyorlar. Türkiye’nin de yapması gereken budur. NATO’nun çekildiği Afganistan’da Türkiye’nin askeri bir görev sürdürmesi için gerekli meşruiyet zemini ortadan kalkmıştır. Böyle bir meşruiyetin bulunmadığı bir ortamda askeri varlığımızın Afganistan’da sürdürülmesi için ısrar etmek çok ciddi riskler ve tehlikeler içermektedir” ifadesini kullandı.

Çeviköz, ayrıca AKP’nin sıkça dile getirdiği Afganistan ile “tarihsel dostluk bağı” itibariyle Taleban ile de görüşülebileceği ve Kabil Havalimanı’nın güvenliğini rahatlıkla Türkiye’nin sağlayabileceği tezine de tepki gösterdi. Çeviköz, “Türk-Afgan dostluğu ve kardeşliği tarihin şahitliğinde gelişen güçlü ilişkilerle tarif edilmiştir. TBMM hükümetini ilk tanıyan ülke 1 Mart 1921 tarihinde Afganistan’dır. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk ziyaret eden 1927 yılında Afganistan lideri Emanullah Han olmuştur. Atatürk ile Emanullah Han arasındaki dostluk bu ilişkilerin mührüdür. Şunu unutmamak gerekir ki, o zamanlar Afganistan'ın Türkiye'ye olan muhabbeti kendi ulusal bağımsızlık ve kurtuluş savaşını kazanan çağdaş ve uygar bir ülke üzerinden dünyaya açılmayı hedefliyordu. Bugünün Afganistan'ı ile Atatürk ve Emanullah Han'ın Afganistan’ı aynı değildir” dedi.

CHP'ye göre hangi şartlarda TSK Afganistan’da görev alabilir?

Emekli Büyükelçi Çeviköz, CHP’nin hangi şartlarda Türkiye’nin Afganistan’da askeri misyon üstlenebileceğini düşündüğünü de şu maddelerle açıkladı:

“1. TSK Afganistan'da herhangi bir görev sürdürecek ise bunun için her şeyden önce Afgan Merkezi Hükümeti ile Taleban'ın ortak şekilde Türkiye'yi bu göreve davet etmesi gerekir. Doha'da iki taraf arasında yapılan son görüşmelerde böyle bir davet duyulmadı. Kaldı ki, değil ortak davet, henüz Afgan Merkezi Hükümeti'nin de bir daveti yoktur. Böyle bir davet Türkiye'nin Afganistan'daki varlığına meşruiyet kazandıracak ilk adım olmalıdır.

2. BM Güvenlik Konseyi'nin sona eren Afganistan misyonu ertesinde yeni bir kararına uluslararası hukuk meşruiyeti bakımından ihtiyaç vardır.

3. TBMM mutlaka bu konuda yeni bir tezkereyi görüşmelidir.”

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG