Erişilebilirlik

Ahmet Altan'ın Yeniden Tutuklanmasına Tepki


Arşiv foto

Silivri Cezaevi’nde 1138 gün tutuklu kaldıktan 4 Kasım’da tahliye edilen gazeteci ve yazar Ahmet Altan, tahliyesinden sekiz gün sonra yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, ‘‘Silahlı terör örgütü üyeliği ve örgüte yardım’’ suçundan 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırdığı ve tahliye ettiği Ahmet Altan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yaptığı itiraz sonrası dün Göztepe’deki evinde gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü.

Gözaltına alınmasına Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Article 19 gibi uluslararası gazetecilik kuruluşlarının da tepki gösterdiği Ahmet Altan, bu sabah Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildikten sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

AB Sözcüsü: "Gazetecilerin yeri hapis değildir, Altan derhal serbest bırakılmalı"

Karara dünyadan ilk tepki AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Sözcüsü Maja Kojicancic’ten geldi. Yazılı bir açıklama yapan AB Sözcüsü, siyasi müdahalelerin Türkiye’de yargının güvenilirliğine zarar verdiğini söyledi.

Kojicancic, ‘‘Mahkemenin Ahmet Altan'ın tahliye edilmesi yönündeki ilk kararını bozan ve inandırıcı gerekçelerden yoksun olan yeniden tutuklama kararı ve kendisinin bir kez daha hapsedilmesi, bilhassa yüksek seviyedeki siyasi müdahale nedeniyle Türkiye'de yargının güvenilirliğine daha fazla zarar vermektedir. Bu müdahaleye bir son verilmesi gerekmektedir. Medya ve ifade özgürlükleri demokrasilerin işleyişinde kilit önem arz etmektedir. AB Türkiye'de basın özgürlüğünün sürekli olarak yıpratılmasına ve özellikle de çok sayıda gazetecinin hapsedilmesine karşı görüşünü her düzeyde ve ortamda dile getirmektedir. Gazeteciler mesleklerini icra edebilmelidir. Gazetecilerin yeri hapis değildir’’ dedi.

AB Sözcüsü, resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ise tutuklamayı ​'anlamsız bir zulüm' olarak değerlendirdi ve derhal serbest bırakılmasını talep etti.

RSF: "Adalet beklenen yargı küçültücü ideolojik yaklaşımlara teslim"

Tutuklama kararına uluslararası gazetecilik örgütleri de tepkili.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, ‘‘Gazeteci yazar Ahmet Altan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı ve 27. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla yeniden hapishaneye gönderilmesi, adalet beklenen yargının ‘sevinci kursakta bırakmak’ gibi küçültücü ideolojik yaklaşımlara teslim olduğunu gösteriyor. Yazık. Ahmet Altan'ın yeniden hapishaneye gönderilmesi, yurttaşlar gibi gazetecilerin yargı prosedürünün her bir zerresinin siyaset ve ideolojileri tatmin amaçlı yürütülebildiği inancını güçlendirmiştir. Karar hukuk devletiyiz diyenlere atfolunur'' dedi.

Ahmet Altan'ın sebepsiz yere ve hiçbir kanıt olmadan üç yıldan fazla hapis yattığını söyleyen RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire da Türkiye'de gazetecilerin yaşadığı durumun olağandışı bir seviyeye ulaştığını belirtti.​

Serbestiyet yazarları: 'Gücün intikam ve susturma aracına dönüşmesi bütün toplumu ve geleceğimizi zehirliyor'

Ahmet Altan'ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde Taraf gazetesinde birlikte kendisiyle beraber çalışan Etyen Mahcupyan, Yıldırıay Oğur, Halil Berktay, Alper Görmüş, Gürbüz Özaltınlı'dan aralarında yer aldığı Serbestiyet internet sitesi yazarı 12 kişi, bir ortak açıklama yayınlayarak gücün intikam ve susturma aracına dönüşmesinin toplumun geleceğini zehirlediğine dikkat çekti.

Açıklamada, ''Ahmet Altan’ın tutuklanması da, yargılanması da, mahkum edilmesi de, daha baştan ve her aşamada adalete aykırıydı. Üç yıl yattıktan sonra tahliye edildi. Ama bu ülkede bağımsız, aykırı, muhalif duruş ve düşünceye artık yer olmadığını ispatlamaya kararlı gözüken bir kesim, bunu da hazmedemedi. 'Kağıttan Flüt' yazısında kendisinin de öngördüğü gibi, bir bahaneyle tekrar içeri alındı. Özgürlük ufukları bir açıldı, bir kapandı. Gücün intikam ve susturma aracına dönüşmesi bütün toplumu ve geleceğimizi zehirliyor. Bu son haksızlık ve amansızlık karşısında karar vericileri bu yoldan dönmeye çağırıyoruz'' ifadelerine yer verildi.

Avukat Çalıkuşu: "Hukuksuzluğun freni kopmuştur"

Tutuklama kararına itiraz eden Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu ‘bozma’ kararı sonrası İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama yaptığına atıfta bulunarak ‘‘27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir?’’ diye sordu.

Twitter’dan yaptığı açıklamada da ‘‘Ahmet Altan’ın dün bana değil, Anadolu Ajansı'na tebliğ edilen yakalama kararı UYAP’a yüklendi. Altan’ın tahliyesini ağırlaştırılmış müebbet ve 10.5 yıl veren 26. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Kararı veren 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ersin Öztürk, 2 gün önce başkan oldu. Ahmet Altan ara karar ile değil, hükümle tahliye edilmiştir. Hükümle birlikte ilk derece mahkemeleri dosyadan el çeker. Yetki istinaf ve Yargıtay’dadır. Ne savcı hükümle tahliyeye itiraz edebilir ne de bir ilk derece mahkemesi verilmiş hükme dokunabilir. Hukuksuzluğun freni kopmuştur. Temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali gibi bir gerekçe olamaz. Bu hukuksal bir saçmalıktır’ dedi.

26. Ağır Ceza Mahkemesi, hükümle tahliye kararında dosyada gelinen aşamada tutuklamaya alternatif olarak adli kontrol tedbirini yeterli gördüğünü ifade eden Çalıkuşu, Tutuklamadan bir gün önce göreve atanan 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üyeleri bu takdire karışamayacağını ifade etti.

"Sizi eleştireceğiz, sizden korkmuyoruz"

Ahmet Altan, geçtiğimiz hafta Silivri Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta kendi köşesine çekilmeyeceğini ve eleştirilerini sürdüreceğini ifade etmişti

Altan, ‘‘Diyorlar ki bizi eleştirmeyeceksiniz. Sizi eleştireceğiz, sizden korkmuyoruz. Ne yaparsanız yapın, siz hukukun dışına çıktığınız sürece biz sizi eleştireceğiz. Hapishane mi? Ne olduğunu gördük. Bir daha girmek mi? Bir daha girmek. Hiç. Bu ülke bizim. Hukuka dönecekler’’ demişti.

XS
SM
MD
LG