Erişilebilirlik

Kıbrıs sorununun çözümü için takvim sıkışırken Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu diplomatik temaslarda bulunmak üzere Lefkoşa’ya gidiyor.

Dışişleri Bakanının bir günlük ziyaret programı yoğun temaslar içeriyor.

Mevlüt Çavuşoğlu önce Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile başbaşa görüşecek ardından Türkiye Dışişleri Bakanlığı heyetiyle KKTC Müzakere Heyeti arasında yapılacak görüşmeye geçilecek.

Daha sonra Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin liderleriyle müzakerelere ilişkin bir istişare toplantısı yapılacak. Günün sonunda ise KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu basın toplantısı için medyanın karşısına geçecek.

Perşembe günkü görüşmeye Akıncı katılacak mı?

Çavuşoğlu’nun görüşme tarihi dikkat çekici. Zira geçtiğimiz hafta Perşembe günü yapılan Anastasiades-Akıncı görüşmesinde yaşanan tartışma sonrasında Güney Kıbrıs lideri toplantıyı terk etmiş ve bu haftaki toplantının akıbeti de belirsiz hale gelmişti.

1,5 yıldır devam eden son etap Kıbrıs görüşmelerinde görece pozitif tutum sergileyen iki lider arasında gerginlik yaratan konu Güney Kıbrıs Parlamentosu tarafından 1950 Enosis Referandumu’nun okullarda kutlama günü olarak kabul edilmesi oldu.

Türk tarafının talebine rağmen bu karar henüz Güney Kıbrıs Parlamentosu tarafından geri alınmış değil.

Andreou: “Anastasiades okullarda Enosis Günü kutlamasının yanlış olduğunu kabul etti”

İstanbul’da yaşayan Güney Kıbrıslı gazeteci Anna Andreou’ya göre, bu karar geri alınmamış olsa da önemli adımlar atıldı.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Andreou, “Akıncı’nın iki şartı vardı. İlki Anastasiadis’in bu kararı kabul etmediğini açıklamasıydı. Anastasiades, Cumartesi günü ‘bu karar yanlıştır’ dedi. Türk liderin Perşembe günü toplantıya katılmasının ikinci şartı ise Enosis plesibitinin okullarda kutlanmasına ilişkin Meclis kararının iptal edilmesiydi. Bununla ilgili de bir gelişme yaşandı. Hazırlanan teklife göre, okullardaki kutlamalarla ilgili kararları bundan sonra bakanlıklar hazırlayacak. Ama tabii hemen bugünden yarına olmaz. Uzun bir süreç,” dedi.

Andreou: “Adanın güneyi 2004 Referandumuna kıyasla bu sefer çözüme daha yakın”

Anna Andreou, 2004 yılındaki Annan Referandumu’yla mukayese edildiğinde bugünkü ortamın çözüm için daha uygun olduğu kanısında: “Anastasiades geçen ay yaptığı analizinde Türkiye’deki referandumu gerekçe göstererek sürecin zor olduğunu söylüyordu. Ancak Ankara’dan gelen açıklamalar ‘Biz hazırız, yanlış değerlendiriyorsunuz’ şeklinde oldu. Dolayısıyla 16 Nisan referandumu bir engel olmaktan çıktı. Güneyde 2004 referandumunda bir tek DİSİ destek vermişti. Bu kez hem DİSİ hem de 2004’te “yarın daha güçlü evet için hayır” diyen AKEL çözüm istiyor. Bu iki partinin oyları %50’nin üstüne çıkıyor. Demek ki bu sefer kabul çıkabilir. Ama bu kez aşırı sağ Elam parlamentoda temsil ediliyor. Onu da yabana atmamak gerek.”

Erçin Şahmaran: “Anastasiades seçimlere barışı feda etti”

Kıbrıs’ta ise kamuoyu ikiye ayrılmış görünüyor. Bir taraf, Enosis kutlamasının güvensizliği arttırdığı iddiasında.

Bu görüştekilerden Star Kıbrıs gazetesi yazarı Ali Şahmaran’a göre Türk tarafında artan güvensizliğin sorumlusu Rum lider Nicos Anastasiades: “ELAM gibi bir azınlığın peşinden gitmeyi tercih eden, Anastasiades 2018 yılındaki seçimlere barışı feda etti. Şimdi ‘Hata yaptık’ diyor. Bu ülkenin esas sorunu güvendir, güvensizliktir. Bu saatten sonra güven tazelenir mi, pamuk ipliğine bağlı toplumlar arası ilişki çözüm olmadan, barış sağlanmadan, güven vermeden, hiç olmazsa iyi iki komşu olur mu? Kıbrıslı Türkler bu ortamın, çözümsüzlüğün tek kaybedenidir.”

Kahvecioğlu: “Bizim çözüm demekten zerrece şaşmamamız gerekiyor”

Çözüm yanlısı görüşleriyle bilinen Halkın Sesi yazarı Hasan Kahvecioğlu, Anastasiedes’in Enosis kararını engellememesini başkanlık isteğine bağlarken bu kararın en çok Türk tarafındaki çözüm karşıtlarını sevindirdiğini savundu.

Kahvecioğlu bugünkü köşe yazısında Anastasiades, DİKO’nun başkan adayı çıkarmasını önlerse, bir de EDEK’i ikna ederse; başkanlık için şansı artacaktır.

Bütün bu kıvraklıklar da zaten bunun için oluyor. Ancak EDEK ve DİKO’yu yanına alması demek; çözüm süreci başka bahara kaldı demektir. Kıbrıslı Türkler’in bu siyasi ahmaklığa karşı misillemeye girişmesi en büyük akılsızlık olur. Bizim ‘çözüm’ demekten, bunda ısrar etmekten ve kararlılıkla bunu savunmaktan zerre kadar şaşmamamız gerekiyor. Zil takıp oynayan Türkçe konuşan ELAMCI’ların sevinci kursaklarında kalmaya mahkumdur,” yazdı.

Çözüm ve Barış Platformu: “İki toplumlu iki bölgeli federal devlet için çaba ortaya konmalı”

Aralarında Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Demokrasi Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası’nın da bulunduğu 51 örgütten oluşan Çözüm ve Barış Platformu bugün bir açıklama yayınlayarak çözümsüzlüğün kabul edilebilir bir alternatif olmadığını ilan etti.

Rum Meclisi’nde alınan karardan kaygı duyan platform yayınladığı açıklamada, “Bu bakımdan iki liderin daha önce ürettikleri kararların hayata geçmesi hem liderlerin kendi aralarındaki hem de toplumlar düzeyinde yaşanmaya başlanan güven bunalımının aşılmasına yardımcı olacaktır. Bu yüzden daha önce alınan Güven Yaratıcı Önlemlerin tümünün gerçekleştirilmesi için gereken yapılmalıdır. Kıbrıslı Türk liderliği ve Kıbrıs Rum liderliği hiçbir gecikme yaşanmadan müzakerelere devam etmeli, kısa zamanda İki Toplumlu İki Bölgeli Federal bir devletin kurulmasına yönelik geriye kalan son konuların kapatılmasına yönelik çaba ortaya koymalıdır,” ifadelerine yer verdi.

XS
SM
MD
LG