Erişilebilirlik

‘Terörü Tamamen Ortadan Kaldırıncaya Kadar Irak’ta Kalacağız’


Türkiye uzun yıllardır terör örgütü PKK’nın ana karargahı konumdaki Irak’ın Kandil bölgesine askeri hava operasyonları düzenliyor ve PKK noktalarını hedef alıyordu. Ancak dağlık arazi yapısı, bölgede sivil yerleşimler bulunması ve Irak merkezi hükümetinin izin vermemesi nedeniyle karadan askeri harekat yürütülmüyordu. 24 Haziran seçimlerine yaklaşık iki hafta kala AKP hükümeti, Kandil’e kara unsurlarıyla askeri müdahalede bulunma kararı aldı.

Kandil Operasyonu’nun fitili, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 30 Mayıs tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısıyla ateşlendi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapılan 3 saat 15 dakikalık MGK toplantısında terörle mücadeleye devam edileceği vurgusu yapıldı. Ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ gibi isimlerden Kandil’e operasyon yapılabileceği açıklamaları geldi. Erdoğan da, geçmişte benzeri operasyonlar için ifade ettiği üzere “Bir gece ansızın gelebiliriz” görüşünü dile getirdi. 11 Haziran Pazartesi günü ise Erdoğan Kandil’e operasyon başlatıldığını açıkladı.

Bu süreçte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) Kandil’e ilişkin ilk açıklama ise, 10 Haziran Pazar günü yapıldı. TSK açıklamasında, hava harekatında terör örgütüne ait 14 barınak, mühimmat deposu gibi hedeflerin vurulduğu kaydedildi.

TSK: “BM Sözleşmesi’nin meşru müdafaa hakkı çerçevesinde”

TSK’dan bugün yapılan ikinci açıklamada, Kandil’e yönelik askeri operasyona ilişkin bilgilendirme yapıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal ile birlikte Irak’ta yürütülen hava harekatını denetlemek üzere Eskişehir’e gittiği duyuruldu. Önceki günkü 14 hedefe ilaveten dün itibariyle 12 hedefe daha isabetli atışlar yapıldığı ifade edildi.

TSK’nın açıklamasında Kandil’e askeri harekat konusunda özetle, “Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkımız çerçevesinde, Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılı olarak gerçekleştirilmektedir. Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler hedef alınmakta, sivil/masum kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. Orgeneral (Hulusi) Akar, Muharip Hava Kuvveti Komutanlığındaki inceleme ve denetlemeleri esnasında; gece gündüz, yaz kış, dağ-bayır demeden başta FETÖ, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ terör örgütleri olmak üzere, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve Kandil ve Sincar dâhil sınır ötesinde terörle mücadele harekâtının, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aynı azim ve kararlılıkla devam ettirileceğini ifade etmiştir” denildi.

Canikli: “TSK Irak’ta üsler oluşturdu”

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli de, bugün Anadolu Ajansı aracılığıyla kamuoyuna Kandil Operasyonu’na ilişkin görüşlerini aktardı.

Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu ve meşru müdafaa hakkı nedeniyle operasyon yürüttüğünü anlatan Canikli, “Bu geçicilik bütün teröristler o bölgeden temizleninceye değin devam edecek. Bu hedef ne kadar sürede gerçekleşir bilemiyoruz. Ama TSK unsurları bu hedefe ulaşılıncaya değin orada kalacak. Şimdiki hedefimiz daha farklı, şimdi orada terörü tamamen ortadan kaldırana kadar kalıcı olacağız. Kuzey Irak'ta kalacağız” dedi. Türkiye’den yola çıkacak askeri ekiplerle Irak’ın kuzeyinde operasyon yapılmasında lojiktik destek gibi güçlükler bulunduğunu kaydeden Canikli, bu nedenle TSK’nin hali hazırda Irak topraklarında üs bölgeleri oluşturduğunu açıkladı.

Irak bölgesinde yılbaşından bugüne kadar 500'den fazla teröristi etkisiz hale getirdiklerini söyleyen Canikli, "Bir defa oradan çok ciddi olarak ülkemize bir saldırı gerçekleştiriliyor. Çok ciddi sızmalar söz konusu. Son derece dağlık bir arazi. Terörün, teröristlerin de kolayca hareket etmelerine imkan sağlayan bir yol arazi şartları söz konusu. Kandil dahil oradaki bütün terörist unsurlara yönelik yapılacak harekatta İran'ın gerekli desteği vermesi noktasında çok açık bir şekilde konuya sıcak yaklaştıklarını ifade ettiler her ortamda” dedi.

Canikli, “Seçimle alakalı değil” dedi CHP’yi suçladı

Canikli, ayrıca Kandil’e operasyon düzenlenmesiyle 24 Haziran’daki seçim süreci arasında bağlantı kurulamayacağını savundu ancak hemen ardından ana muhalefet partisi CHP’yi ve muhalefetçe oluşturulan “Millet İttifakı”nı teröre destek olmak ve askeri müdahaleye karşı çıkmakla suçladı.

Operasyonu geçen yıldan beri planladıklarını söyleyen Canikli, “Şimdi üs bölgelerinde belirli aşamaya gelindi, yeni aşamaya geçiyoruz. Şu anda içinde bulunduğumuz seçim süreciyle hiçbir alakası yok. Geçen yıl Kurban Bayramı’nda 23. Tümen Komutanlığı’nı ziyarete gitmiştim, çalışmalar o zaman başlamıştı” ifadelerini kullandı.

Muhalefet cephesinden seçim döneminde Kandil’e operasyon düzenlenmesine ilişkin eleştirilerle teröristlere yardım edildiğini de iddia eden Canikli, “CHP, (HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin) Demirtaş gibi kişileri de destekleyici, onların serbest bırakılması ya da o anlama gelebilecek açıklamalarla onlara destek verenlerin yanında bir duruş sergiliyor. Terörle mücadele edene hakaret ediyor, teröre destek verenin yanında bulunuyor. Terörle mücadeleyi zafiyete uğratma potansiyeli olan yaklaşımdır bu. Ama maalesef CHP, Sayın (Kemal) Kılıçdaroğlu, aynı zamanda Cumhurbaşkanı adayları (Muharrem) İnce de benzer yaklaşım içerisinde” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG