Erişilebilirlik

Almanya'dan 'Büyükada Davası' Açıklaması


Kamuoyunda ‘Büyükada davası’ olarak bilinen 11 insan hakları savunucusuyla ilgili dava bugün İstanbul Adliyesi'nde görülmeye başlandı. Büyükada'da yaptıkları bir toplantı sonrasında 5 Temmuz'da tutuklanan insan hakları savunucularının yargılandığı dava, zanlılar arasında Alman vatandaşı Peter Steudtner'in de bulunmasından ötürü Almanya’da çok yakından takip ediliyor.

Federal hükümetin İnsan Hakları Sorumlusu Bärbel Kofler, Almanya açısından Steudtner’in tutukluluğunun devam etmesinin anlaşılır bir yanı olmadığını söyleyerek, serbest bırakılmasını talep etti. İlgili davanın, hukuk devleti ilkelerine uygun ve adil yapılmasını umduklarını belirten Kofler, davanın ‘hızlı bir biçimde’ sona ermesini beklediklerini de ifade etti.

Federal Dışişleri Bakanlığı adına açıklama yapan bir sözcü de, "Türkiye sürekli hukukun bağımsızlığına vurgu yapıyor. Buna saygı gösteriyoruz. Peter Steudtner davasının adalet ve hukukun bağımsızlığına cesaret verici bir adım olacağını umut ediyoruz" dedi.

Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, dava başlamadan önce yaptığı bir değerlendirmede, savcılığın Steudtner’le ilgili istediği cezayı ‘tamamen anlaşılmaz ve kabul edilmez’ olarak tanımlamış, Alman hükümetinin Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşlarını Almanya'ya geri getirmek için her türlü girişimde bulunduğunu ifade etmişti.

Savcılık, Peter Steudtner için ‘silahlı terör örgütüne yardım etme’ suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

Berlin’de film yapımcısı ve dijital güvenlik uzmanı olarak çalışan Peter Steudtner, 5 Temmuz’da Uluslararası Af Örgütü ve Eşit Haklar Merkezi'nin Büyükada'da bir otelde düzenlediği"insan hakları savunucularının korunmasına yönelik eğitim programı" adlı toplantıya konuşmacı olarak katılmış, toplantıdan sonra kaldıkları otelde diğer 10 katılımcıyla birlikte gözaltına alınmıştı.

35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın iddianamesinde, Steudtner ve diğer şüphelilerin Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan İstanbul'a başlattığı Adalet Yürüyüşü'nü kaosa dönüştürmeye çalışmak istedikleri; "PKK, DHKP-C ve FETÖ terör örgütleriyle irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri" ileri sürülüyor.

Kısa bir süre önce Alman medyasına konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Peter Steudtner'in yargılama sürecinin hızlandırılmasına çalışıldığını ve bu konuda İçişleri ve Adalet Bakanları'na ricada bulunduğunu belirtmişti. Bu açıklama, Alman basınında Steudtner'in serbest bırakılabileceği şeklinde yorumlara yol açmıştı.

Berlin bir süredir, Steudtner ve diğer tutuklu Alman vatandaşları serbest bırakılmadan Türkiye’yle ilişkilerin normalleşemeyeceği mesajını veriyor.

Alman Dışişleri Bakanlığı'nın verilerine göre şu anda Türkiye'deki cezaevlerinde 11'i siyasi gerekçelerle tutuklu toplam 54 Alman vatandaşı var. Bunlar arasında, Steutner’in yanısıra Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel ve gazeteci Meşale Tolu da bulunuyor.

Alman hükümeti, Steudtner’in tutuklanmasından sonra "Türkiye’yle ilişkilerde gösterilen sabrın sonuna gelindiğini" belirterek, Türkiye'ye yönelik seyahat bilgilerinin sertleştirilmesi, Hermes kredi ve ihracat kredilerinin gözden geçirilmesi gibi önlemleri yaşama geçirmişti. Geride kalan haftalarda, Steudtner ve diğer Alman vatandaşlarının tutukluluğunu neden gösteren bazı Alman siyasetçiler, Türkiye’yle AB müzakere sürecinin sona erdirilmesini talep etmişti.

Alman basınına yansıyan haberlere göre, Türkiye-AB ilişkileri yeni hükümet için Hıristiyan Demokrat Birlik/Hıristiyan Sosyal Birlik (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller arasında sürdürülen çalışmalara da yansıdı. ‘Jamaika’ koalisyonuna katılacak partiler arasında Türkiye konusunda farklı görüşler yüzünden anlaşmazlık yaşandığı öğrenilirken, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer, "Türkiye'nin AB'ye üye olmasını istemiyoruz. Müzakerelerin durdurulması için çalışacağız" açıklamasında bulundu.

Daha önce müzakerelerin dondurulmasını gündeme getiren Yeşiller’den Michael Kellner ise, "Türkiye konusunda ilişkilerin kesilmesinin doğru olmadığını, ancak şu anda ilerlemenin dondurulmasının doğru bir yaklaşım olduğunu" savundu.

Tarafların, Türkiye'nin AB üyeliği konusunu yarınki sondaj görüşmesinde yeniden ele almayı kararlaştırdıkları da öğrenildi.

XS
SM
MD
LG