Erişilebilirlik

Buldan: “Bu İntikam Davası”


HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bugün TBMM’de parti grup toplantısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dün ikinci kez HDP’nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne iddianame göndermesini eleştirdi. “Aranan yargı nerede ortaya çıktı? HDP’yi kapatma davasında” diyen Buldan, HDP’ye yönelik kapatma davası girişimini, organize suç örgütü hükümlüsü Sedat Peker’in açıklamalarıyla başlayan mafya-siyaset ilişkilerini gizlemeye, gündemden düşürmeye yönelik bir hamle olarak değerlendirdi. “Yargı mekanizmasında Peker’in iddialarıyla ilgili soruşturmalar açılması gerekliyken HDP’nin hedef alındığını” kaydeden Buldan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın parti kapatma talebi bakımından HDP’yi suç odağı olmakla suçlamasına da sert tepki gösterdi.

Organize suç örgütü hükümlüsü Peker’in günlerdir pek çok iddiayı ve karanlık olayları yeniden gündeme taşıdığını anımsatan Buldan, “Ortalığı pislik götürüyor, suçlar, kirli işler almış başını gidiyor. Ama tek bir soruşturma yoktur. Bunlar utanmaz, bunların yüzleri hiç kızarmaz! Yargı, bu suçların, iddiaların üzerine gideceğine hak arayanlarla, itirazını dile getirenlerle, adalet talep edenlerle mücadele etmektedir. Halk, günlerdir, ucu Saray'a, iktidarın bakanlarına, bürokratlarına dayanan suçlarla ilgili soruşturma açacak, üzerine gidecek tek bir savcı yok mu diye sormaktadır. Aranan yargı nerede ortaya çıktı? HDP’yi kapatma davasında” diye konuştu.

Buldan: “Bu İntikam Davası”
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:32 0:00

AYM raportör belirleyerek iddianame için ilk adımı attı

Bu arada Anayasa Mahkemesi (AYM) ise, iddianameye incelemek üzere raportör görevlendirmesini bugün yaptı. Hukuki sürece göre, inceleme raporu tamamlandığında AYM, iddianameye ilişkin kabul veya red kararı verecek. Bunun Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine göre, iddianame gönderilmesinden itibaren 15 günü geçmemek şartıyla yapılması gerektiği için en geç 21 Haziran itibariyle AYM’nin karar vermesi bekleniyor.

AYM, ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “HDP’nin Hazine yardımına ilişkin banka hesabına bloke konulması" yönündeki tedbir talebi hakkında ise isterse iddianameyi kabul edip etmeme aşamasında veya daha sonra da karar verebilecek.

AYM, talebi kabul ederse iddianameyi ön savunma için HDP’ye gönderecek ve belirlenecek süre içerisinde ön savunmayı talep edecek. HDP’nin ön savunmasını sunması sonrasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin esas hakkındakini görüşünü AYM’ye sunacak ve bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Süreç, sözlü savunma alınması, yeniden raportör değerlendirmesi alınması gibi aşamalarla devam edecek. Sonuçta HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişilik AYM heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü HDP’nin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3'te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Buldan 7 Haziran tarihi işaret ederek “intikam davası” dedi

HDP Eş Genel Başkanı Buldan ise, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dün Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını zamanlaması açısından da yorumlayarak, “Mafyaya sıfır soruşturma, HDP’ye kapatma! Tam da 7 Haziran’ın yıl dönümünde! Dün 7 Haziran’dı. 7 Haziran 2015 seçimlerinin yıl dönümünde HDP’ye bir kez daha kapatma davası açtılar. Aynı Kobani Kumpas Davası’nda olduğu gibi kirli siyasi bir operasyonla karşı karşıyayız. 7 Haziran, halkların geleceğine karşı örülen duvardan çekilen bir tuğlaydı. Yaşanabilir yeni bir ülke ortamını hep birlikte yaratma çabasıydı. İktidarın sahipleri ve ortaklık kurduğu derin yapılar, tuğlaların tek tek çekilecek olmasından duydukları büyük korku ve panikle Türkiye’yi katliamların, kaosun, krizlerin, istikrarsızlığın içerisine sürükledi ve bugünkü çete mafya düzenine teslim etti. Altı yıldır, tam altı yıldır 7 Haziran’ın etkisini kırmak için darbe üstüne darbe yaptılar. Ama başaramadılar. 7 Haziran ruhunu söndüremediler. Onca baskı ve zulme rağmen halklarımızın değişim umudunu tüketemediler. Cesaretini kıramadılar. Halk iradesini teslim alamadılar. İşte dün açtıkları kapatma davası 6 yılın intikam davasıdır” dedi.

Buldan, bu sözleriyle, 7 Haziran Genel Seçimleri’yle birlikte AKP’nin tek başına iktidar olma özelliğini kaybetmesi ve o dönem TBMM’de muhalefet partilerince (MHP dahil) yüzde 60 civarında çoğunluk sağlanması durumunu vurguladı. Buldan’a göre, 7 Haziran’dan itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP iktidarda kalabilmek üzere hamlelerde bulundu ve HDP’ye yönelik siyasi operasyonlara rağmen en son 31 Mart 2019 yerel seçimlerindeki tablo itibariyle seçmenlere geri adım attıramadı.

Bu yöndeki görüşlerini Buldan, “Bu dava, HDP fikriyatıyla, HDP’nin yürüttüğü demokratik siyasetle baş edememe davasıdır. Bu dava, HDP’nin büyüttüğü barış siyaseti karşısında iktidarın savaş politikalarının kaybetmesi davasıdır. Bu dava, Susurluk tuğlalarının tek tek çekilecek olmasından duyulan korkunun davasıdır. Bu dava, Kobani’yi düşüremeyen IŞİD’in intikamını alma davasıdır. Bu dava, demokratik siyaseti bir türlü engelleyemeyen darbeci iktidarın intikam davasıdır. Bu dava, teşhir olan yolsuzluk, hırsızlık ve çete düzeninin intikam davasıdır. Bu dava, kadın özgürlük mücadelesini durduramayan erkek düzenin intikam davasıdır. Bu dava, Kürt sorununda sürdürülen ama sonuç alınamayan yüz yıllık inkar ve imha politikasının intikam davasıdır. Bu dava, Kürt düşmanlığı davasıdır. Bu dava, iktidarın kendi kirlenmiş siyasetini temize çıkarma ve mafya çete düzenine nefes aldırma davasıdır” diye açıkladı.

İddianamede HDP’nin “suç odağı haline gelmesi nedeniyle kapatılması gerektiği” yönündeki temel varsayıma da tepki gösteren Buldan, “HDP’ye odak suçlaması yönelten odaklara buradan sesleniyorum: Odak mı arıyorsunuz? Çete-mafya-siyaset ilişkinize bakın. Yönettiğiniz kara para trafiğine bakın. Kara para aklamaktan aranan kişiyi kimin koruduğuna, kimin yurt dışına çıkmasını sağladığına, bu kişinin otelinde kimlerin kaldığına bakın. Kamu kaynaklarına, marinalara kimlerin çöktüğüne bakın. El Nusra’ya, IŞİD’e gönderilen silahlara bakın. IŞİD’le petrol ticareti yapanlara bakın. Mafyadan çanta çanta para alanlara bakın. İhale ve kredi yolsuzluğu yapanlara bakın. Suç odakları yanı başınızdadır, içinizdedir, tam da merkezinizdedir” dedi.

Kapatma davası dolayısıyla HDP’nin daha fazla güçleneceği görünüşü savunan Buldan, “Siyasal tarihimiz tecrübelerle doludur, demokratik seçeneklerimiz de her zaman vardır. Halklarımız seçeneksiz değildir. Bizler adalet ve hakikat mücadelesinde birleşen milyonlarız, kadınlarız, gençleriz, işçileriz, emekçileriz! Sevgili İdris Baluken’in dediği gibi ‘En yoğun sisin dağılması bile, hafif bir rüzgarın kararlı bir ıslığına bakar’. İşte HDP, Türkiye’nin her yerinden esmekte olan büyük değişim rüzgarının ıslığıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli’ye tepki gösterdi: “Gözler sizin yaptıklarınızda, hesap vereceksiniz”

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, TBMM’de aynı salonda sabahki grup konuşmasında HDP’nin kapatılması konusunda Anayasa Mahkemesi’ne yönelik sert sözler sarf eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de tepki gösterdi.

Bahçeli’nin yargıya talimatlar verdiğini kaydeden Buldan, “’Gözler Anayasa Mahkemesi’nde olacak’ dedi. Biz de diyoruz ki; Hayır gözler sizin ittifak halinde olduğunuz suç örgütlerinde olacaktır. Gözler sizin mafya çete düzeninizde olacaktır. Gözler birlikte işlediğiniz suçlarda olacaktır. Gözler sizin hırsızlık ve yolsuzluklarınızda olacaktır ve esas siz yaptıklarınızın hesabını yargıya ve halka vereceksiniz. Bundan asla ve asla kaçamayacaksınız” ifadesini kullandı.

Buldan, Bahçeli’nin Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın milletvekilliğini düşürme çağrısıyla ilgili de “Yine tehditler, tehditler savurdu. Ahmet Şık arkadaşımıza tehditler savurdu. Ahmet Şık bu ülkenin halkları tarafından seçilen bir milletvekilidir. Onu bu koltuktan indirecek olan da ona oy veren halklardır. Kimsenin gücü Ahmet Şık’ın vekilliğini kaldırmaya yetmeyecektir” tepkisini gösterdi.

“Karanlık sistemde koordinasyon merkezi Saray’dır”

İktidar cephesi AKP – MHP’yi hedef alan Buldan, “Organize suç örgütlerini, mafyayı, Susurlukçuları, darbecileri, tetikçileri, ırkçıları, paramiliter yapıları, satılmış medyayı, kadın katillerini, Kürt düşmanlarını, savaş rantçılarını bu düzenin ortağı yaptılar. Türkiye’yle sınırlı kalmadılar. Suriye’de El Nusra/ IŞİD, ÖSO çetelerini bu düzenin dış ayağı yaptılar. Devletin güvenlik kurumlarını, yargı kurumunu, bürokrasisini kurdukları talan düzeninin aparatı haline getirdiler. Bunun adı yerli ve milli suçlular ittifakıdır. Mafya ve çeteleri öyle güçlendirdiler ki suç örgütlerini ve Susurluk takımını devletin başına adeta kayyım yaptılar. Yönettikleri suç örgütlerinin hukuk dışı her faaliyetinden siyasal olarak beslendiler, güç devşirdiler, kara para ekonomisiyle siyasetlerini alttan finanse ettiler. İcraatları nelerdir? Tek tek sıralansa Ankara’dan Susurluk’a duble yol olur! Bunlar ne zaman vatan millet derse gözünüz, mutlaka başka yerlerde olsun, bunların çevirdiği filmlerde, götürdükleri milyon dolarlarda olsun” diye konuştu.

İktidar cephesinde oluştuğunu belirttiği kirli yapıda “ordu, polis, yargı, istihbarat, medya ve mafya gücüyle” icraatlar sergilendiğini söyleyen Buldan, “halkı korkutmak, sindirmek, demokratik siyaseti, toplumsal muhalefeti tehdit etmek, hedef göstermek, kriminalize etmek, itibarsızlaştırmak, insanları hukuksuzca gözaltına almak ve tutuklatmak, işkenceyi karakoldan sokağa her yerde yaygınlaştırmak, medyaları aracılığıyla 24 saat kara propaganda üreterek psikolojik savaş yürütmek” yöntemlerinin kullanıldığını aktardı. “İktidarıyla, mafyasıyla, bürokrasisi ile Türkiye’yi kuşatan bu karanlık sistem bu şekilde çalışmaktadır. Bu sistemin koordinasyon merkezi de tam olarak Saray’dır” diyen Buldan, bu sistemde faili meçhul cinayetler ve aydınlanmayan olaylar yaşandığını dile getirdi. Bu sistemde Türkiye’nin adeta 'sümen altı cumhuriyetine' dönüştüğünü söyleyen Buldan, “Bütün pisliklerin, suçların üzerini devlet sırrı söylemiyle kapattılar. Musa Anter, Mehmet Sincar, Muhsin Melik, Vedat Aydın, Abdulsamet Sakık, Şevket Epözdemir, Medet Serhat, Hafız Akdemir, Ferhat Tepe, Hüseyin Deniz, Sayfettin Tepe, Metin Göktepe ve daha niceleri, daha birçok insan binlerce faili meçhul cinayete kurban giden insan. Bu cinayetlerin üzerini devlet sırrıyla kapattılar” görüşünü aktardı. Ancak toplumsal hafızada hiçbir şeyin unutulmadığını kaydeden Buldan, “İktidar da ortağı da yargısı da medyası da kurumları da Yüce Divanlık bu suçların üzerini kapatmak ve iktidarlarını sağlamlaştırmak için elbirliği yapmaktadır” dedi.

“İktidar Çözüm Süreci’nde masayı devirmeseydi kirlenme devam etmeyecekti”

Devamında “Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu büyük çöküşün nedeni Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür” diyen Buldan, “AKP iktidarını da Çözüm Süreci’nden vazgeçerek kirli sistemi sürdürmek” ile suçladı.

Buldan, “İktidar eğer Çözüm Süreci’ne siyasi fırsatçılıkla yaklaşmamış ve stratejik olarak bakmış olsaydı, masayı devirmeseydi, Türkiye bugün siyaset- mafya-çete üçlüsünün ve yarattığı kirlenmenin esiri değil barış, demokrasi ve adalet üçlüsünün hakimiyetiyle büyük bir dönüşümü başarmış olacaktı. Türkiye toplumu savaşın ağır ekonomik ve toplumsal yıkımını değil barışın sosyal ve ekonomik refahını yaşayacaktı. Ama iktidar, halkları birleştirecek olan barışı değil ülkeyi ayrıştırıcı ve yıkıcı etkisi büyük olan savaş konseptini tercih etti. Kürt sorunu çözülmeden Susurluk benzeri çete ve mafyalar tasfiye olmayacaktır” diye konuştu.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG