Erişilebilirlik

Birleşmiş Milletler yardım daireleri, AB-Türkiye arasındaki mülteci anlaşmasının binlerce Suriyeli ve Iraklı’nın haklarını garanti altına almadığını bildiriyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Dairesi, Yunan Adaları’ndaki yetkililere, adalara ulaşan mülteci ve göçmenlerin kaydının yapılması ve bu kişilere gerekli yardım ulaştırılması için destek veriyordu.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Melissa Fleming, Yunan Adaları’nda yürüttükleri bu faaliyetleri askıya alacaklarını açıkladı.

Bunun nedeni, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında varılan mülteci anlaşmasının Yunan Adaları’ndaki mülteci karşılama merkezlerini birer gözaltı noktası haline getirmiş olması.

Melissa Fleming, “Mülteci karşılama merkezlerinde yardım hizmeti sunuyor, yardım dağıtıyorduk. Artık bunu yapamayacağız. Yunan Adaları’na varanları bu merkezlere de nakledemeyeceğiz. Bunun yanısıra mültecilerin Türkiye’ye geri gönderilecekleri limanlara götürülmesine de yardımcı olamayacağız” dedi.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, AB ile Türkiye arasında yapılan anlaşma kapsamında taraf olarak yer almıyor. Ancak BM, mülteci haklarının korunmasına ilişkin hukuki yargıya başvurabilecek ya da önerilerde bulunabilecek.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Melissa Fleming, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, AB-Türkiye anlaşmasının uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku açısından kabul edilebilir olması için Birleşmiş Milletler’in yargı ve önerilerinin de geçerli kılınması gerektiğini belirtti.

Fleming, “AB-Türkiye anlaşmasının hukuksuz olup olmadığı yargısına henüz varılmadı. Ancak şu anda mültecilerin haklarının dikkate alınmadığını söyleyebiliriz” dedi.

Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF Sözcüsü Sarah Crowe da, 19 bin mülteci çocuğun Yunanistan’da mahsur kaldığını belirtti. Bu çocukların yüzde 10’unun tek başına olduğuna dikkat çeken Sarah Crowe, çocukların koruma altına alınmaları gerektiğini kaydediyor.

XS
SM
MD
LG