Erişilebilirlik

"BM Genel Sekreteri Zamana Oynuyor"


KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, adada iki taraf arasında ortak zeminin olmadığını ve olmayacağını belirterek, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in "ortak zemin yoktur görevimi iade ediyorum" deme noktasına gelmemek için "zamana oynadığını" söyledi. Ancak bunun önü açık bir süreç olmadığını dile getiren Ertuğruoğlu, "Genel Sekreter'in Güvenlik Konseyi'ne 'ortak zemin yoktur görevimi iade ediyorum' deyip iyi niyet misyonunu iade etmesi gerekir. Bunun sonrasında Güvenlik Konseyi nasıl bir karar alır onu günü geldiğinde göreceğiz. Ama olayın buraya kadar gelmesi lazım artık. Bunu oyalamanın bir anlamı yok” dedi.

KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu VOA Türkçe'ye mülakat verdi
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu VOA Türkçe'ye mülakat verdi

New York’ta yapılan BM Genel Kurulu üst düzey toplantıları sırasında Kıbrıs konusu da gündemdeydi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun da bulunduğu heyetle birlikte çok sayıda görüşme yaptı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres adadaki iki liderle öğle yemeğinde buluşurken, Ertuğruloğlu temaslarına Washington’da da devam etti. KKTC heyeti Amerika’da ne umdu, ne buldu? Temaslar nasıl geçti? Bundan sonra nasıl bir yol haritası izlenecek? VOA Türkçe ekibinden Mehmet Toroğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’yla konuştu.

"BM Genel Sekreteri Zamana Oynuyor"
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:11:48 0:00

"Muhataplarımızda izlediğimiz yola karşı bir direniş gözlemledik ama hiçbir şekilde geri adım atmayacağız"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, iki toplumlu iki bölgeli federasyon modelinden iki devletli çözüm modeline geçişi içeren bir yaklaşım değişikliğine gittiklerine işaret etti; “Başarısızlığı kanıtlanmış” yöntemleri tekrarlayarak aynı sonuçları beklemenin mantıklı olmadığını söyledi.

Amerika’daki temaslarında bu mesajı verdiklerini belirten Ertuğruloğlu, muhataplarında bu yeni yaklaşıma karşı direniş gözlemlediklerini, ancak bu direnişin kendilerine geri adım attıramayacağını, hatta kararlılıklarının daha da artacağını kaydetti.

"60 yılımızı çaldılar, zekamızla alay bir yaklaşımla karşı karşıyayız"

Ertuğruloğlu, “Herkesin şunu anlaması lazım; önce çözülmeye çalışıldığı iddia edilen Kıbrıs sorununun ne olduğunu herkesin iyi kavraması lazım. Kıbrıs konusuna yanlış teşhis konarak sonra da bunun çözülmesini talep etmenin boşuna bir gayret olduğunun 60 yıllık tecrübeden sonra ortaya çıkmış olması gerekir. Rumlar'ı Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanıdıkları sürece ve Kıbrıs Türk’ünü de sanki işte adına Kıbrıs Cumhuriyeti denen bir Rum devletinin Türk toplumu diye kabul ettikleri sürece bununla bir yere gidilemeyeceğini herkesin bilmesi lazım. Biz iyi niyetle 60 yılımızı bu masalarda boşu boşuna harcadık. 60 yılımızı çaldılar. Rum tarafı devlet, Türk tarafı toplum muamelesi görerek Rum tarafına bizim üzerimizde ambargolar uygulama fırsatı verdiler. Rumlar'ın Kıbrıs konusunu olduğundan yanlış yansıtma propagandalarını cesaretlendiren politikalarla bugünlere gelindi. Görev ve sorumluluklarını yerine getiren tek garantör ülke Türkiye'yi de işgalci ülke diye suçlamaya devam ediyorlar ve bu koşullarda da ‘masaya oturun, toplumlar arası görüşmeler çerçevesinde ve Kıbrıs konusunu iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyon, federal bir formülle çözün’ diyorlar. Bu artık zekamızla alay eden bir yaklaşım.”

KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu VOA Türkçe'ye mülakat verdi
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu VOA Türkçe'ye mülakat verdi

"Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler çözümün önünde engel oldu"

Washington’da VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ın iyi niyetli olduğunu, Türk tarafının duruşunu anladığını hissettiklerini söyledi.

Ancak bunun, Güvenlik Konseyi üyelerini ikna etmede yeterli olmayacağına dikkati çeken Ertuğruloğlu, gelinen çıkmazda BM ve AB gibi uluslararası örgütlerin rolü bulunduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu’na göre, New York’ta yapılan üçlü görüşmeden sonra hala bir ortak açıklama yapılmaması, taraflarının duruşlarının birbirinden ne kadar farklı olduğunu, Genel Sekreter’in ne kadar zor bir görev üstlendiğini ve ellerinin ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.

"Kıbrıs konusu bir statü sorunudur"

“BM'nin bugüne kadar hangi siyasi sorunu çözdüğü görüldü? Kıbrıs konusu da siyasi bir sorundur. Statü sorunudur. Rumlar'ın hak etmedikleri bir statüyü kendilerine vermiş olan dünya, Kıbrıs konusunun müzakereler yöntemiyle bir uzlaşıya varılmasının önündeki engeldir. Yani BM çözümün önündeki engeldir bunu ortaya koyuyorum. BM'ye ilaveten sonra da 2004'te AB çözümün önündeki engel olmuştur. Bu örgütler Kıbrıs konusunun bir uzlaşıya varılmasına katkı koyabilecek örgütler olmaktan çıkmış, sorunun ta kendisi olmuştur. Rum tarafını Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanıyan her ülke, her kurum Kıbrıs konusunda müzakereler yöntemiyle bir uzlaşıya varılmasının önündeki engeldir. Kıbrıs sorunu, Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanınmasıdır.”

"BM Genel Sekreteri iyi niyet misyonunu iade etmeli, bunu oyalamanın bir anlamı yok"

Tahsin Ertuğruloğlu, ileride yeni bir müzakere sürecinin ancak adada iki devletin varlığı temel alındığı takdirde başlayabileceğini, Kıbrıslı Türkler bir toplum olarak muamele gördüğü müddetçe hiçbir şekilde bir müzakere sürecinin gündeme gelemeyeceğini vurguladı. KKTC Dışişleri Bakanı, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusunda yeni bir özel temsilci atama planlarını da “zaman kazanma” olarak niteledi.

“‘Özel temsilci (personal envoy) diye atanması düşünülen birisi var evet doğru fakat bu atamanın gerçek boyutundan farklı bir şekilde yorumlanmaması gerekir. Bu atamanın tek bir nedeni var, atanacak kişinin yapacağı temaslarla müzakerelerin başlamasını gerekli kılacak ortak zemin var mı yok mu bunu tespit etmektir. Bunun dışında bir görevi yoktur. İşin aslına bakarsanız bu Genel Sekreter'e zaman kazandırma yönünde bir adım. Yoksa ortak zemin olmadığı ve iddia ediyorum olmayacağı kesindir. Ne bizim geri adım atacağımız var ne Rum'un iddiasından geri adım atacağı var. Bu koşullarda ortak zemin nasıl oluşabilir ki? Oluşamıyor. Genel Sekreter 'ortak zemin yoktur görevimi iade ediyorum' deme noktasına gelmemek için zamana oynuyor. Ama bu zaman da önü açık bir süreç değildir. Kısa zaman içerisinde ortaya çıkması gerekir. Genel Sekreter Güvenlik Konseyi'ne ortak zemin yoktur görevimi iade ediyorum deyip iyi niyet misyonunu iade etmesi gerekir. Bunun sonrasında Güvenlik Konseyi nasıl bir karar alır onu günü geldiğinde göreceğiz. Ama olayın buraya kadar gelmesi lazım artık. Bunu oyalamanın bir anlamı yok.”

"Rum tarafıyla ortaklık önümüzdeki tek seçenek değil"

KKTC Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun Kıbrıs sorununu çözme yolunda bir acillik hissetmesinin tek yolunun “yapmış olduğu hatayı düzeltme” noktasına gelmesi olduğunu söyledi. Rum tarafıyla ortaklığın Kıbrıs Türkleri’nin önündeki tek seçenek olmadığının da altını çizen Ertuğruoğlu, Kıbrıs’ı “Helen adası” olarak gören bir zihniyetle eşitlik, ortaklık ve iyi komşuluk ilişkileri içinde geleceği şekillendirmelerinin mümkün olmadığını kaydetti.

“Yani Kıbrıs sorununun bir statü sorunu olduğu ve Kıbrıs sorununun Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanınıyor olması olduğunu dünyanın görmesi lazım. Görüyorlar ama bunu ifade etmekten bunun gereğini yapmaktan da kaçınıyorlar. Dolayısıyla biz Kıbrıs Türkü’nün tek seçeneği Rum tarafıyla bir şekilde ortak olmaktır diye bir bakış açısı doğru değil. Rumlar'la ortaklık seçeneklerimizden sadece biridir. Bence böyle bir olasılık da yoktur. Dolayısıyla bu gerçekler ışığında herkesin kendi yoluna gideceği bir süreç önümüzdeki dönemlerde gündeme gelir diye düşünüyorum. İşin ideali iki devletin müzakere etmesi, iyi komşuluk ilişkileri içinde tek ada iki devlet iyi komşular olarak yola devam etmemizdir. Ama buna Rum tarafı gelecek mi? Bence gelmeyecek. Çünkü bütün avantajları lehine kullanıyor, aleyhimize kullanıyor. Bu konumda niye kendine eşit görmediği Kıbrıs Türkü’nün de bir uzlaşı neticesinde bu tanınmışlığın avantajlarını kullanmasını istesin ki? Kıbrıs'ı Helen adası diye görüyor. Bir uzlaşıya ihtiyaçları yoktur. Dünya kendilerine her şeyi vermiş. Bir tek Türkiye'yi işgalci diye suçlayarak ağlayıp sızlıyorlar. Bunun doğru olmadığını dünya da biliyor. Ama dediğim gibi herkes kendi ulusal çıkarını beslediği sürece statükodan herkes rahat. Rahatsız olan biziz.”

"ABD'nin Kıbrıs konusunda yeni bir girişim başlatmasını olası görmüyorum"

Ertuğruloğlu, her ne kadar Başkan Joe Biden bölgeyi iyi tanıyan bir lider olsa da Amerika’nın Kıbrıs meselesinde yeni bir inisiyatif üstlenmesini ihtimal dahilinde görmediğini de belirtti.

“Hiç öyle bir olasılık görmüyorum. Tam tersine Amerika da iki toplumlu iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federal çözümü desteklemeye devam ettiğini söylemeye devam ediyor. Bunun ne kadar da gerçekleşmeyeceğini bilseler bile bu saplantıda duruyorlar. Dursunlar. Onlar bizim politikalarımızı benimsemiyorlar diye biz egemen bir halk olduğumuz noktamızdan geri adım atacak değiliz. Biz devlet sahibi bir halk olduğumuz gerçeğinden geri adım atacak değiliz. Bizim ne egemenliğimiz ne devletimiz herhangi birinin onayına tabi değildir. Bunlar bizim varolan haklarımızdır, statümüzdür. Buna saygı gösterilir gösterilmez muhataplarımızın bileceği iş ama aklın yolu birdir demek lazım. 60 yıllık gidişatla geleceğin şekillenemeyeceğini de herkesin görmesi lazım, artık yeter.”

"Maraş açılımı devam edecek"

Ertuğruloğlu, KKTC’nin Maraş açılımının devam edeceğini de belirtti. Geçen yaz Maraş bölgesinin bir bölümünün halkın ziyaretine açılmasına ABD ve AB’den sert tepki gelmişti. Ancak Ertuğruloğlu, bu konunun ABD’deki temaslarında gündeme getirilmediğini kaydetti. Bu açılımın yanlış bir tarafı olmadığını savunan Ertuğruloğlu, kimsenin kişisel mülkiyet hakkının ihlal edilmeyeceğini yineledi.

Ertuğruloğlu, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Kıbrıs sorununun çözümünde bir katalizör rolü oynayabileceği düşüncesine katılmadığını, Kıbrıs sorunu çözülmeden Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgili meselenin de çözülemeyeceğini vurguladı.

"Yunanistan Türkiye'nin askeri rakibi olamaz, boşuna paralarını harcıyorlar"

KKTC Dışişleri Bakanı, Fransa’nın Yunanistan’a savaş gemileri satışını öngören anlaşmayı da bölgedeki dengeler açısından şu sözlerle değerlendirdi:

“Tabi şimdi Fransa Güvenlik Konseyi üyesi bir ülke olarak ne kadar kendine yakıştırabiliyor, bu denli tansiyonu arttırıcı hareketler içerisine girmiştir ama yeni değil. Fransa hep böyle hareket etmiştir. Yunanistan'ın anavatan Türkiye'yle olan askeri dengede herhangi bir avantaj sağlaması söz konusu değildir. Hiçbir zaman Yunanistan Türkiye'nin askeri rakibi olamaz. Boşuna gayret boşuna paralarını harcıyorlar. Alacakları hiçbir malzeme ne uçak ne gemi ne denizaltı ne isterse olsun Türkiye'ye karşı askeri bir başarı elde etmek için asla yeterli olmayacaktır. Boşuna harcadıkları paralarından başka bir şey değil.”

Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara’dan bu süreçte beklentileriyle ilgili olarak, Türkiye’nin sadece bölgesel bir aktör değil global bir aktör olarak KKTC'ye yardımcı olabilecek güce ve olanaklara sahip olduğuna işaret etti. Türkiye dışında başka hiçbir ülkenin bu konuda KKTC’ye yardımcı olma yönünde irade ve cesaret ortaya koyamadığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Bizim için en önemli ülke KKTC'yi tanıyor. Bütün dünya bizi tanısa Türkiye tanımasa en büyük üzüntü, en büyük eksiklik o olurdu” dedi.

XS
SM
MD
LG