Erişilebilirlik

Bloomberg’ün Sıradışı Seçim Stratejisi Demokratlar'ı Böldü


Bloomberg’ün Sıradışı Seçim Stratejisi Demokratlar'ı Böldü
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:58 0:00

Demokrat Parti başkan aday adaylarının yarıştığı Iowa ve New Hampshire ön seçimlerinin sonuçları siyasi beklentileri daha da karıştırırken, partinin ılımlı kanadını böldü. Bazıları, hiçbir adayın kesin bir zafer kazanmamasını, eski New York Belediye Başkanı Mike Bloomberg’ün medya üzerinden yürüttüğü seçim kampanyası için bir fırsat olarak değerlendiriyor. Ön seçimlere katılmayarak sıradışı bir adaylık stratejisi izleyen milyarder işadamı Bloomberg, bazı Demokratlar’a göre Kasım seçimlerinde Başkan Donald Trump’ı yenmesi mümkün olmayan adayların önüne geçmeye hazırlanıyor.

Michael Bloomberg’ün Virginia’nın Richmond kentine gelen kampanya otobüsü, milyarder iş adamı ve eski New York belediye başkanının Kasım’daki başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ı yenebilecek tek Demokrat aday adayı olduğuna inan coşkulu destekçilerden büyük ilgi gördü.

Craig Hedley, “Yapabilir. Diğerleri kendi kendilerini yenilgiye uğratacak. Durum çok kötü. Eğer karşısına Mike çıkmazsa, Trump dağılan parçaları toplayacak,” diyor.

Bloomberg, Demokrat Parti’nin başkan adayını belirleyecek ön seçimlere katılmadı.

Bu seçimlerde en fazla oyu, Vermont Senatörü Bernie Sanders aldı. Ancak Sanders’ın üniversite eğitimini ve sağlık sistemini ücretsiz yapma planları, bazı ılımlılar tarafından kutuplaştırıcı ve uç bir seçim vaadi olarak görülüyor.

Deborah Hedley, “Sanders’ın Trump’ı yenebileceğine inanmıyorum. Ve bizim kazanacak birine ihtiyacımız var. Bu da ancak ılımlı bir adayla mümkün olur,” şeklinde konuşuyor.

Indiana’dan eski South Bend Belediye Başkanı Pete Buttigieg ve Minnesota Senatörü Amy Klobuchar gibi ılımlı adaylar ön seçimlerde başarılı bir performans sergileseler de, seçim yarışı azınlıkların ağırlıklı olduğu eyaletlere doğru ilerledikçe zorlanmaya başlayabilirler. Buarada, eski Başkan Yardımcısı Joe Biden ilk iki ön seçimde fena tökezledi.

Bir zamanlar Cumhuriyetçi olan ve bu bölünmüş yarışa geç giren Bloomberg, kendisini birleştirici bir güç olarak tanımlıyor: “Ülkemizi yeniden birleştirmek ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Birleşik kelimesine yeniden anlam vermek için yarışıyorum.”

Eski belediye başkanı, Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser gibi parti liderlerinin desteğini kazanmış durumda. Bloomberg ayrıca, Demokrat adaylara ve iklim değişikliği ve silah şiddetiyle mücadele eden örgütlere milyonlarca dolar bağış yaptı.

Calandrian Simpson Kemp’in oğlu silahlı şiddete kurban gitmiş: “Çocuklarımız kimsenin umurunda değil. Ama onları umursayan biri var. Adı Mike Bloomberg. Tekrar söyleyin. Mike Bloomberg çocuklarımızı umursuyor.”

Ancak Bloomberg, belediye başkanıyken uyguladığı ve azınlıkları hedef alan arama politikalarıyla tepki çekti. Bloomberg geçen yılın sonunda bu uygulama için özür diledi: “Şimdi anlıyorum ki üst aramalarına son verme konusunda daha hızlı harekete geçmeliydik. Keşke öyle yapmış olsaydık. Yapmadığımız için üzgünüm.”

Bu arada, Bloomberg’ün seçim kampanyasını kendi parasıyla finanse etmesine Bernie Sanders’ın da aralarında olduğu bazı kesimler “seçimleri satın almaya çalışıyor” diyerek tepki gösterdi.

Bloomberg’ün bu sıradışı seçim stratejisi, Süper Salı adı verilen ve 14 eyalette aynı anda yapılacak 3 Mart ön seçimlerinde sınavdan geçecek.

XS
SM
MD
LG