Erişilebilirlik

5. Yıldönümünde HDP’den Operasyon Tepkisi 


Dönemin Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın gözaltına alınmasıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP)’ne yönelik başlayan operasyonlar 5 yılı geride bıraktı. Yüzlerce HDP üyesi ve siyasetçinin yakalanarak tutuklandığı operasyonlar, yıldönümünde bir çok kentte protesto edildi.

HDP’nin ‘siyasi darbe’ olarak nitelendirdiği operasyonlara giden süreç 2016 yılı Mayıs ayında anayasada yapılan değişiklikle başladı. Anayasada dokunulmazlıkların kaldırılması amacıyla yapılan değişiklik kabul edilince, aralarında 53 HDP’linin bulunduğu 148 milletvekilinin dokunulmazlıkları kaldırıldı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından 4 Kasım 2016 tarihinde başlayan operasyonda, dönemin HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, milletvekilleri Nursel Aydoğan, Sırrı Süreyya Önder, Selma Irmak, Ziya Pir, Ferhat Encü, Gürser Yıldırım, İdris Baluken, Leyla Birlik ve İmam Taşçıer gözaltına alındı. Sırrı Süreyya Önder, Ziya Pir ve İmam Taşçıer adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Demirtaş, Yüksekdağ, Baluken, Zeydan, Encü, Birlik, Yıldırım ve Aydoğan tutuklandı.

Bu ilk operasyonun yıldönümünde birçok ilde protesto açıklamaları vardı. Diyarbakır’da Hazal Park’ta toplanan HDP üyeleri ve milletvekilleri, basın açıklaması yaparak, operasyonları protesto etti.Burada konuşan HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zeyyat Ceylan, bugüne kadar yüzlerce HDP’linin tutuklandığını söyledi. Ceylan, operasyonların 7 Haziran 2015 seçimlerinin sonucuyla bağlantılı olduğunu vurgulayarak, “AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 28 Temmuz 2015’deki ‘dokunulmazlıklar kaldırılmalı’ ve ‘bedelini ödemeliler’ açıklamasından sonra partimize karşı yapılan siyasi kırım operasyonlarında onbinlerce partilimiz gözaltına alındı, binlerce yöneticimiz, belediye eş başkanlarımız ve üyemiz tutuklandı, sürgüne gönderildi. 4 Kasım ile başlayan bu süreç aynı zamanda 19 Ağustos Kayyım Darbesi, Kobani davası ve partimize karşı açılan kapatma davasının da zemini olmuştur. 7 Haziran seçimlerinde yaşadıkları yenilginin acısını siyaseten HDP ve halklara ödetmek istediler” dedi.

Tunceli, Van ve Ağrı’da gerginlik

4 Kasım operasyonlarının protesto edildiği kentler arasında Ağrı da vardı. Açıklama yapmak isteyen HDP’li gruba polis izin vermeyince gerginlik yaşandı. Grubun açıklama yapmakta ısrar etmesi üzerine polis müdahale etti. Müdahale sırasında aralarında Ağrı İl Eş Başkanları Semra Özden ile Erol Berke’nin de bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı. Van’da da Sanat Sokağı’nda açıklama yapmak isteyen HDP İl Örgütü’ne valiliğin eylem ve etkinlik yasağını gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Polis ile HDP’liler arasında bir süre tartışma yaşandı. Ardından gruba müdahale eden polis, 10 kişiyi gözaltına aldı. Polis, gazetecilerin görüntü almasını da engelledi. Polis müdahalesine tepki gösteren HDP Ağrı Milletvekilli Dilan Dirayet Taşdemir ve Van Milletvekili Murat Sarısaç, Cumhuriyet Caddesi’nde bir süre oturma eylemi yaptı. Grup daha sonra HDP İpekyolu ilçe binası önünde basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Milletvekili Murat Sarısaç, 5 yıl önce yaşanan siyasi darbenin devam ettiğini söyledi.

Operasyonlar Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Batman ve Tunceli’de de protesto edildi. Tunceli’de esnaf ziyareti yapmak isteyen milletvekili Alican Önlü ve polisler arasında tartışma yaşandı. Önlü ve beraberindekiler, açıklama yapacakları alana geçmek isteyince polisler tarafından engellendi. Polis gruptan bazı kişileri gözaltına almak istedi. Polise tepki gösteren HDP İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, beş yıl önce eş başkanları ile seçilmişlerinin gözaltına alınarak tutuklandığını ifade ederek, “HDP olunca sadece engelleme yapıyorsunuz” dedi.

HDP’den araştırma önergesi

Bu arada HDP 4 Kasım operasyonlarına ilişkin meclise araştırma önergesi verdi. Grup Başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç tarafından verilen araştırma önergesinde şu taleplere yer verildi: “Milletvekillerinin tutukluluğu ve dokunulmazlıklarının kaldırılmış olmasının hukuk dışılığı izahtan vareste olup, bununla beraber ülke halklarının ortak geleceği açısından yaratmış olduğu sakıncalar ile birlikte değerlendirildiğinde son derece vahim bir tablo ile karşı karşıya olunduğu açıktır. Bu nedenle milletvekillerinin tutuklandığı gün olan 4 Kasım Darbesi’nin etki ve sonuçlarının araştırılması; hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinin temellerinin atılması ve devamlılığı açısından hayati önemdedir.”

HDP Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada ise 4 Kasım 2016’da başlayan operasyonların etkisinin halen sürdüğü belirtildi. Açıklamada şu görüşlere yere verildi: “4 Kasım’da halk iradesi gasp edildi; hukuk dışı operasyonlarla demokratik siyaset tasfiye edilerek halkların özgürlük, eşitlik ve barış talebinin yok edilmesi amaçlandı. Bu operasyonların hukuki değil siyasi olduğu AİHM’in doğrudan bu darbeyi konu alan kararıyla ve iktidar mensuplarının dönem dönem yaptıkları açıklamalarla da tescillenmiştir.”

Demirtaş AİHM kararına rağmen bırakılmadı

4 Kasım’da gözaltına alınan 6 Kasım’da tutuklanan Dönemin Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ halen tutuklu bulunuyor.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 4 Aralık 2020’de Demirtaş'ın "derhal serbest bırakılması" yönünde karar aldı. Büyük Daire, Türkiye'den, "Selahattin Demirtaş'ın derhal serbest bırakılmasını sağlamak için gereken tüm önlemleri almasını" istedi. Ancak mahkemenin bu kararı yerine getirilmedi. Demirtaş'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen serbest bırakılmaması üzerine Diyarbakır Barosu, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle görevli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurdu. Baro, AİHM’in Demirtaş’ın bırakılmamasının yarattığı durum konusunda uyarı yapılması ve önlem alınması çağrısı yaptı.

Gözaltına alınmasının yıldönümünde görüntülü bir mesaj yayınlayan Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, iki yıla yakın bir süredir açık görüş yapamadıklarını söyledi. Demirtaş, adaletin uzak olmadığını belirterek şunları söyledi? “20 aydır Selahattin ile açık görüş yapamadık, aylarca kapalı görüş yapamadığımız oldu. Dışarıda pandemi tedbiri namına hiçbir şey kalmadı ama ben Selahattin ve kızlarımız iki doz aşırı olduğumuz halde, maskeli olarak bir daha çok görüş yapamıyoruz. Her şeye rağmen geçtiğimiz 5 yıl boyunca umudumuzu yitirmedik. Ne irademiz kırıldı ne inancımız. Adaletin özgürlüğün ve eşitliğin çok uzak olmadığını biliyoruz.”

XS
SM
MD
LG